şimdi ben anne oldum ya bilogcan artık daha fazla anne ile temas halindeyim..ve dolayısıyla daha fazla kadınla..
bakıyorum da bende bi gariplik var herhalde..
mesela bu kadınların hepsi english home'a bayılıyo..bense beğenemiyorum bi türlü..çok beyaz çok renksiz çok hanım hanımcık..
sonra hepsi çok güzel yemekler yapıyolar..tamam benim de var yapabildiğim bazı yemekler ama bunlarınki bi başka azizim..bi de bi güzel sunuyolar onları..ya ben tabağın neresine koyarsam koyayım bi boka benzemiyo benim sunumlar.. o_O
çok da güzel sofra kuruyolar..süslü püslü..ay yok bi iki kere denedim olmadı valla! böle saçma sapan bi sofra oldu..beceremedim..özellikle de kahvaltı sofraları..amaaan zaten kahvaltı dışarda yenilmesi gereken bi öğündür boşver! gerçi akşam yemeği de öle..öğle yemeği de..biz en iyisi evde sadece atıştıralım.....
evlerine değişik "huzur köşesi" adını verdikleri köşeler yapıyolar..böle iki üç objeyle gayet güzel bişiler çıkabiliyo ortaya..onu da beceremiyom ben..zaten evimde düne kadar mum yoktu ayol! ikea'da renkli mumluklar görünce mum da aldık da öle mumumuz oldu..ha bi de arinço'nun doğumgünü mumları var..yani benden bi "huzur köşesi" çıkmaz!
hepsi süper çiçek yetiştiriyolar..ay bana sabahtan bi kaktüs ver daha akşamı bulmadan çürütmezsem nolayım! o kadar beceremem çiçek bakmayı!
ellerinden bi çok iş geliyo..biçki dikiş resim karalama vs. bende onlar da yok..en son oğlanın doğumgünü süslerini yaptım fena olmadı he bi de pasta üzerindeki figürleri yaptım..onlar da bişiye benzediyse benim yetenekli oluşumdan diil yumurtanın fena halde kapıya sıkışmış olmasından! öyle keçeye falan bulaşsam bi bok beceremem!
bi de kırtasiye malzemeleri alıyolar şekilli makaslar renkli selobantlar falan..harikalar yaratıyolar..valla ben geçenlerde bi yerde karşılaştım o malzemelerle, tchibo idi sanırım, böle bön bön baktım..niyetlendim almaya ama kafamda bişi şekillenmedi ki..
sonra hepsi çiçekli böcekli bi tabak çanak takımı var, ingiliz markasıydı sanırım, ona bayılıyo..parası olan orjinalini olmayan ya da orjinalini bulamayan çakmasını alıyo..ay zaten bizim bimilyoncuya bile gelmiş benzerleri her yerde var! ya vallahi güzel diiller..böle çiçekli böcekli anaokulu yemek takımı gibi..zaten bizim türk kadınında bi ingliş hausvayf olma merakı var sanırım..bkz. english home ^.^ valla benim tabaklar siyah gayet de güzeller!
çok hanım hanımcık giyiniyolar mesela..kıyafetler hep jilet gibi..güzel muhafaza edilmiş belli..kot bile giyseler bi havalı..mesela uzun süredir takip ettiğim bi arkadaşın benimle yaşıt olduğunu duyunca şok geçirmiştim! çünkü o saç rengi o kıyafetler daha başka bi yaşın kıyafetleri saçı, daha geç bi yaşın..onlara bakınca kendimi çocuk gibi hissediyorum..gerçi bence bu konuda doğrusunu onlar yapıyolar..
ya bi de hamaratlar..aynı gün içinde hem temizlik, hem yemek, hem iş, hem çocuk bakımı hem de gezme yapabiliyolar gördüğüm kadarıyla! ben mi? ben sakız çiğnerken merdiven inemem!!
keyifleri var..kahve keyfi, kitap keyfi..valla arin uyur uyumaz kendimi bulduğum ilk koltuğa atıyorum ve tv keyfi yapıyorum! kesinlikle rafine zevklere sahip diilim! ama bak burada da doğrusunu onlar yapıyolar..kendilerine küçük de olsa zaman ayırıyolar..ben anca iki seksen yatış!
alışveriş seviyolar..hangi kadın sevmez ki deme bilogcan! ben pek sevmem! yani dönem dönem çok düşkün olurum ama sıkılırım yahu dolanırken!
ev kıyafetleri de paçoz diil..saç baş hep düzgün..tabii eğer fotoğraf çekicem diye bi çabuk façayı düzeltiyolarsa bilemem..valla benim ev halimi görsen kaçarsın!
sağlıklı beslenmeye özen gösteriyolar..diyetteler sürekli..ben de diyetteyim..sabah uyanınca başlıyorum öğlen acıkınca bitiriyorum..ekspres diyet! tabii ki onların yaptığı doğru ben beslenme konusunda çok ama çok kötü bi örneğim maalesef!
daha vardır başka şeyler de benim aklıma gelmiyo bilogcan..var bende bi gariplik var..bazen erkekten farkım kalmıyo..
14 Ekim 2014 Salı
8 Ekim 2014 Çarşamba
tez - antitez
bi önceki yazıda emzirme şöle güzel böle iyi falan demiştim ya, kazın ayağı hep öle diil işte bilogcan!
gerçek dünyada, romantizmi bıraktığında emzirme aslında çok boktan bişi olabiliyo..
bi kere memeler artık senin değil! onlar kamu malı! hani hamileyken göbeğin kamu malıydı ya, heh aynen öle işte memeler kamu malı! bi kere sen emzirirken senden başka çekinen yok..odanın birine kapansan illa ki meraklı bi melahat gelir dalar odaya.."oh oh emzir emzir!" der ve dibine kadar girer "bi bakim maşallah cork cork emiyo!"
ya da bebeyi emzirmen gerekir hemen atlar biri "aa emzir işte kadın kadına oturuyoruz!" hele de gidecek bi oda falan yoksa el mahkum açacan..herkesin gözü memende..büyümüş mü? e o zaman süt var! ille görecekler o memeyi ille!!!!
bebek bakım odalarında bile herkesin gözü birbirinin memesinde!
mahremiyet sıfırlanıyo emzirirken..çok sinir bozucu..
ben hala hastanedeyken arin'i zar zor emzirmemin bu mahremiyetin sıfırlanması nedeniyle olduğunu düşünüyorum..arin'i odaya getirdiler ve hemen emzirmemi istediler..oda kalabalıktı, herkes bebenin fotoğrafını çekmekle meşguldü ve benim o an mememi açmamı bekleyen bi adet bebe, bi adet hemşire ve bu tarihi ana tanık olmak isteyen bi çok insan vardı! annesinin yanında dahi soyunamayan ben için oldukça travmatikti!
sonra..istediğini giyme özgürlüğün yok..ben mesela hala elbise giyemiyorum..dışarı çıkarken hala düşünüyorum ne giycem diye..istediğin sutyeni takma özgürlüğün bile yok!
istediğini yeme içme özgürlüğün de yok! hep bi hesap kitap..o kadar özledim ki şöle güzel bi sofrada yiyip içmeyi..rakıyı özledim birayı özledim..özledim işte..keyif yapmayı özledim..
bir de pompalar var..epey bi süre pompayla yaşamak zorundasınız..hele ki çalışan anneyseniz..çantamın demirbaşı..bak zaten istediğimi giyemiyodum bi de istediğim çantayı takamıyorum! çanta manyaklığımı bilenler ne demek istediğimi, bunun benim için gerçekten sinir bozucu olduğunu anlarlar! :)
bi de işin psikolojik boyutunun derinlerine inersek..elinizde ufacık bi insan yavrusu var..zaten size muhtaç..emzirseniz de emzirmeseniz de muhtaç..ama emzirirken, ek gıda da başlamamışsa, doymak için de size muhtaç..bu psikoloji beni çok zorluyodu en başlarda..hatırlarsan bilogcan ben arin karnımdayken de tek başıma sorumluluk alma psikolojisinde zorlanıyodum..
hep diyorum süt olduğu sürece arin emecek..ama ben şimdiden yiyeceğim rakı balıkların, giyeceğim elbiselerin ve çöpe atacağım o pompanın hayalini kuruyorum!!!! ha bi de içeceğim zayıflama çaylarının! ^.^
gerçek dünyada, romantizmi bıraktığında emzirme aslında çok boktan bişi olabiliyo..
bi kere memeler artık senin değil! onlar kamu malı! hani hamileyken göbeğin kamu malıydı ya, heh aynen öle işte memeler kamu malı! bi kere sen emzirirken senden başka çekinen yok..odanın birine kapansan illa ki meraklı bi melahat gelir dalar odaya.."oh oh emzir emzir!" der ve dibine kadar girer "bi bakim maşallah cork cork emiyo!"
ya da bebeyi emzirmen gerekir hemen atlar biri "aa emzir işte kadın kadına oturuyoruz!" hele de gidecek bi oda falan yoksa el mahkum açacan..herkesin gözü memende..büyümüş mü? e o zaman süt var! ille görecekler o memeyi ille!!!!
bebek bakım odalarında bile herkesin gözü birbirinin memesinde!
mahremiyet sıfırlanıyo emzirirken..çok sinir bozucu..
ben hala hastanedeyken arin'i zar zor emzirmemin bu mahremiyetin sıfırlanması nedeniyle olduğunu düşünüyorum..arin'i odaya getirdiler ve hemen emzirmemi istediler..oda kalabalıktı, herkes bebenin fotoğrafını çekmekle meşguldü ve benim o an mememi açmamı bekleyen bi adet bebe, bi adet hemşire ve bu tarihi ana tanık olmak isteyen bi çok insan vardı! annesinin yanında dahi soyunamayan ben için oldukça travmatikti!
sonra..istediğini giyme özgürlüğün yok..ben mesela hala elbise giyemiyorum..dışarı çıkarken hala düşünüyorum ne giycem diye..istediğin sutyeni takma özgürlüğün bile yok!
istediğini yeme içme özgürlüğün de yok! hep bi hesap kitap..o kadar özledim ki şöle güzel bi sofrada yiyip içmeyi..rakıyı özledim birayı özledim..özledim işte..keyif yapmayı özledim..
bir de pompalar var..epey bi süre pompayla yaşamak zorundasınız..hele ki çalışan anneyseniz..çantamın demirbaşı..bak zaten istediğimi giyemiyodum bi de istediğim çantayı takamıyorum! çanta manyaklığımı bilenler ne demek istediğimi, bunun benim için gerçekten sinir bozucu olduğunu anlarlar! :)
bi de işin psikolojik boyutunun derinlerine inersek..elinizde ufacık bi insan yavrusu var..zaten size muhtaç..emzirseniz de emzirmeseniz de muhtaç..ama emzirirken, ek gıda da başlamamışsa, doymak için de size muhtaç..bu psikoloji beni çok zorluyodu en başlarda..hatırlarsan bilogcan ben arin karnımdayken de tek başıma sorumluluk alma psikolojisinde zorlanıyodum..
hep diyorum süt olduğu sürece arin emecek..ama ben şimdiden yiyeceğim rakı balıkların, giyeceğim elbiselerin ve çöpe atacağım o pompanın hayalini kuruyorum!!!! ha bi de içeceğim zayıflama çaylarının! ^.^
1 Ekim 2014 Çarşamba
gel oğlum bi emzireyim ben seni..
sanırım 11.5 aydır en çok kullandığım cümle budur..
arin mızırdanır ben emzireyim derim..
arin'in uykusu gelir ben emzireyim derim..
arin acıkır ay dur iki dakika emzireyim yemeği ısınırken derim..
arin uykudan uyanır emzireyim hemen derim..
arin'in canı yanar aman oğlum gel emzireyim derim..
arin'i özlerim gel bebeğim emzireyim seni derim..
arin yediğim tatlıya çok özenerek bakar gel oğlum emzireyim tadı gelsin sana derim..
arin huysuzlaşır gel len sıpa emzireyim seni de fabrika ayarlarına dön derim..
bana bahane çok emzirmek için yani.. ^.^
ama başlarda bilogcana da itiraf ettiğim gibi ben emzirmeyi hiç sevmemiştim..
nası sevebilirdim ki?!
önce herkesin başına gelen yaralar bereler benim de başıma geldi..ağlaya ağlaya emzirdim..
sonra süt sıtması oldum..gece kırk kusur derece ateşle hastaneye gittik..ben hayatım boyunca böyle bişi yaşamamıştım..ölüyorum sandım..canım deli gibi yanarken emzirdim, sağdım..
en vurucu darbe ise egzama oldu! Allah düşmanımın başına vermesin! çıldıracaktım! arin'i emziriyodum güle oynaya ne bir sancı ne bir acı..yaralar da yok ya artık emzirmek kolay tabii..ama emme bitince beş dakika içinde olan oluyodu! sırttan gelen bi ağrı göğse doğru! ama anlatabileceğim bi ağrı diil bu sancı..nefes kesen cinsinden..geceleri inlemekten uyuyamaz hale gelmiştim artık..hemen cilt doktoruna gittim..meme egzamasıymış..kremlerle falan geçti..ama yok Allah düşmanıma vermesin!
resmen ek gıdaya gün sayar olmuştum..hani ek gıdaya geçince daha az emecekti ya..
sonra bana noldu bilmiyorum..bi aydınlanma falan geldi herhalde..bi anda emzirmeyi sevmeye hatta çok çok sevmeye başladım..
ağrı yok sancı yok sızı yok acı yok! arin var! kucağımda boncuk boncuk bana bakıyo, belimi tutuyo, yüzümü okşamaya çalışıyo, memeden çıkıp gülüyo sonra tekrar cork cork emiyo, uyuyakalıyo, oynuyo..nası sevmem ben emzirmeyi nası! mucize gibi bişi emzirmek! ve şu aralar arin hareketlendiği için kucağımda doya doya sevebildiğim tek an emzirme anları ^.^
anne sütünün faydaları hakikaten var mı bilmiyorum..ama mesela ufak bi nezle atlattı arin ve çok hafif atlattı..gerçi ben pek emmemişim ama bünyem çok sağlamdır, belki de bana çekti bilemiyorum..beni tek ilgilendiren arin ile kendimize özel bi anımızın olması ve itiraf ediyorum bazı işlerden kaçma bahanesi! ^.^
valla öle böle derken bi seneyi tamamlıyoruz Allah'ın izniyle..iki yaşına kadar devam eder mi bilemiyorum..sütüm azalmaya başladı..gerçi anka kuşu gibi ben ne zaman bitti diye feryat etsem hop geri geliyo :) süt geldiği sürece arin emecek!
bu yazıyı okuyan ve emziremeyen bi anne varsa üzülmesin..yani ben kimseyi üzmek için yazmadım..üzülecek bi durum yok arkadaşım dünyanın en muhteşem şeyine sahipsin tadını çıkar..ben de hayatım boyunca doğum sancısını ve normal doğumu merak edicem mesela, boşver herşey kısmet :)
bi de anne milleti şu ben emzirdim sen emzirmedin sidik yarışını bırakın lütfen..süt varsa emzir arkadaşım reklam yapma, doğal bişi bu..dünyada tek sen yaşamıyosun bunu! ve süt yoksa kendini harap etme, bu da doğal..bunu da dünyada tek yaşayan sen diilsin! mühim olan bebelerin doyması mutluluğu huzuru, gerisini salla gitsin!
emzirme haftamız kutlu mutlu olsun! ^.^
arin mızırdanır ben emzireyim derim..
arin'in uykusu gelir ben emzireyim derim..
arin acıkır ay dur iki dakika emzireyim yemeği ısınırken derim..
arin uykudan uyanır emzireyim hemen derim..
arin'in canı yanar aman oğlum gel emzireyim derim..
arin'i özlerim gel bebeğim emzireyim seni derim..
arin yediğim tatlıya çok özenerek bakar gel oğlum emzireyim tadı gelsin sana derim..
arin huysuzlaşır gel len sıpa emzireyim seni de fabrika ayarlarına dön derim..
bana bahane çok emzirmek için yani.. ^.^
ama başlarda bilogcana da itiraf ettiğim gibi ben emzirmeyi hiç sevmemiştim..
nası sevebilirdim ki?!
önce herkesin başına gelen yaralar bereler benim de başıma geldi..ağlaya ağlaya emzirdim..
sonra süt sıtması oldum..gece kırk kusur derece ateşle hastaneye gittik..ben hayatım boyunca böyle bişi yaşamamıştım..ölüyorum sandım..canım deli gibi yanarken emzirdim, sağdım..
en vurucu darbe ise egzama oldu! Allah düşmanımın başına vermesin! çıldıracaktım! arin'i emziriyodum güle oynaya ne bir sancı ne bir acı..yaralar da yok ya artık emzirmek kolay tabii..ama emme bitince beş dakika içinde olan oluyodu! sırttan gelen bi ağrı göğse doğru! ama anlatabileceğim bi ağrı diil bu sancı..nefes kesen cinsinden..geceleri inlemekten uyuyamaz hale gelmiştim artık..hemen cilt doktoruna gittim..meme egzamasıymış..kremlerle falan geçti..ama yok Allah düşmanıma vermesin!
resmen ek gıdaya gün sayar olmuştum..hani ek gıdaya geçince daha az emecekti ya..
sonra bana noldu bilmiyorum..bi aydınlanma falan geldi herhalde..bi anda emzirmeyi sevmeye hatta çok çok sevmeye başladım..
ağrı yok sancı yok sızı yok acı yok! arin var! kucağımda boncuk boncuk bana bakıyo, belimi tutuyo, yüzümü okşamaya çalışıyo, memeden çıkıp gülüyo sonra tekrar cork cork emiyo, uyuyakalıyo, oynuyo..nası sevmem ben emzirmeyi nası! mucize gibi bişi emzirmek! ve şu aralar arin hareketlendiği için kucağımda doya doya sevebildiğim tek an emzirme anları ^.^
anne sütünün faydaları hakikaten var mı bilmiyorum..ama mesela ufak bi nezle atlattı arin ve çok hafif atlattı..gerçi ben pek emmemişim ama bünyem çok sağlamdır, belki de bana çekti bilemiyorum..beni tek ilgilendiren arin ile kendimize özel bi anımızın olması ve itiraf ediyorum bazı işlerden kaçma bahanesi! ^.^
valla öle böle derken bi seneyi tamamlıyoruz Allah'ın izniyle..iki yaşına kadar devam eder mi bilemiyorum..sütüm azalmaya başladı..gerçi anka kuşu gibi ben ne zaman bitti diye feryat etsem hop geri geliyo :) süt geldiği sürece arin emecek!
bu yazıyı okuyan ve emziremeyen bi anne varsa üzülmesin..yani ben kimseyi üzmek için yazmadım..üzülecek bi durum yok arkadaşım dünyanın en muhteşem şeyine sahipsin tadını çıkar..ben de hayatım boyunca doğum sancısını ve normal doğumu merak edicem mesela, boşver herşey kısmet :)
bi de anne milleti şu ben emzirdim sen emzirmedin sidik yarışını bırakın lütfen..süt varsa emzir arkadaşım reklam yapma, doğal bişi bu..dünyada tek sen yaşamıyosun bunu! ve süt yoksa kendini harap etme, bu da doğal..bunu da dünyada tek yaşayan sen diilsin! mühim olan bebelerin doyması mutluluğu huzuru, gerisini salla gitsin!
emzirme haftamız kutlu mutlu olsun! ^.^
şimdi haberler!
aman da aman benim bilogcanım ihmal mi edilmiş?!
ya bilogcan şirket blogspot'a erişimi kapattı..valla ne yazabiliyorum (tam len bi açık var sistemde yazabiliyorum aslında şu an olduğu gibi!) ama okuyamıyorum ya..akşam da eve gidince ancak ye - iç - yedir - içir - oyna - uyut döngüsünü tamamlayıp uyuyakalıyorum..
amaaan zaten pek de kaydadeğer gelişmeler olmadı günlerdir..
arinço dün kelime dağarcığına bi kelime daha ekledi.. "bumblebee" dedi ^.^ şimdi olay şöle oldu..babası transformers oyuncaklarıyla oynarken (evet biz seviyoz oyuncaklarla oynamayı nabalım?!) ben de arin'e "hadi bumblebee de evladım" dedim..arin de "bambılbi" dedi! ^.^ e şok olduk tabii..dünya üzerinde kaç çocukun ilk kelimesidir ki?! neyse optimus prime ve decepticon diyene kadar devam! O_o
sonraa..kilo vermeye çalışıyorum..yani vermem lazım..yeni bir ortama girmeye, yeni insanlarla tanışmaya çekinir oldum..hatta derinlerde bi yerde utanıyorum da..neyse bu konu benim için oldukça depresif, pek konuşmak ve tartışmak istemiyorum..
arinovski'nin doğumgününe 10 gün kaldı..tema canavar..ayarlamaya çalışıyorum..güzel olacak umarım..bu arada türkiye sınırlarında bu temaya uygun bi bok yok ona göre!
bir de adamın uykuları düzensizleşti..geceleri 1-2 kere kalkıyor ve gündüz uykusu uyumuyo! yani ben varsam emzirerek falan uyutuyorum ama ben yokken uyumuyo! napcaz bilmem?!
ben arin'e hamileyken hep dünyanın 8. harikasını doğurcam diyodum ya, ajda teyzemiz böle bi şarkı çıkarmış hep aklıma arin geliyo dinledikçe! ^.^
valla kafamdakileri toparlayabilirsem yine bi dedikodu-gözlem yazısı patlatacam annelik sayko delilikleri hakkında! ama dur toparlamam lazım..
işte bizden haberler böle..rutin rutin takılıyoruz..ne kadar sıkıcı dimi?!
ya bilogcan şirket blogspot'a erişimi kapattı..valla ne yazabiliyorum (tam len bi açık var sistemde yazabiliyorum aslında şu an olduğu gibi!) ama okuyamıyorum ya..akşam da eve gidince ancak ye - iç - yedir - içir - oyna - uyut döngüsünü tamamlayıp uyuyakalıyorum..
amaaan zaten pek de kaydadeğer gelişmeler olmadı günlerdir..
arinço dün kelime dağarcığına bi kelime daha ekledi.. "bumblebee" dedi ^.^ şimdi olay şöle oldu..babası transformers oyuncaklarıyla oynarken (evet biz seviyoz oyuncaklarla oynamayı nabalım?!) ben de arin'e "hadi bumblebee de evladım" dedim..arin de "bambılbi" dedi! ^.^ e şok olduk tabii..dünya üzerinde kaç çocukun ilk kelimesidir ki?! neyse optimus prime ve decepticon diyene kadar devam! O_o
sonraa..kilo vermeye çalışıyorum..yani vermem lazım..yeni bir ortama girmeye, yeni insanlarla tanışmaya çekinir oldum..hatta derinlerde bi yerde utanıyorum da..neyse bu konu benim için oldukça depresif, pek konuşmak ve tartışmak istemiyorum..
arinovski'nin doğumgününe 10 gün kaldı..tema canavar..ayarlamaya çalışıyorum..güzel olacak umarım..bu arada türkiye sınırlarında bu temaya uygun bi bok yok ona göre!
bir de adamın uykuları düzensizleşti..geceleri 1-2 kere kalkıyor ve gündüz uykusu uyumuyo! yani ben varsam emzirerek falan uyutuyorum ama ben yokken uyumuyo! napcaz bilmem?!
ben arin'e hamileyken hep dünyanın 8. harikasını doğurcam diyodum ya, ajda teyzemiz böle bi şarkı çıkarmış hep aklıma arin geliyo dinledikçe! ^.^
valla kafamdakileri toparlayabilirsem yine bi dedikodu-gözlem yazısı patlatacam annelik sayko delilikleri hakkında! ama dur toparlamam lazım..
işte bizden haberler böle..rutin rutin takılıyoruz..ne kadar sıkıcı dimi?!
10 Eylül 2014 Çarşamba
10. ay
arin yarın 11 aylık oluyor aslında..10 ay yazısı epey geç kaldı bilogcan..
kilo: 10115 gr
boy: 74.5 cm
10. ayında çok gelişti sıpa..
bildiğimiz emekliyor..
bugün sıralamaya başladı..
tutunarak ayağa kalkabiliyor..
yattığı yerden kalkarak oturmaya başlıyordu şimdi ayağa da kalkıyor :)
alkııııış yapıyor ^.^
kahvaltısına ceviz eklendi..
bi çok şeyi yiyebiliyor..
anne sütü hala devam şükürler olsun :)
2 tane alt diş var henüz üst dişler gelmedi..
ANNE diyor!!!!!!! ANNEEEEE ^.^
dede - meme - mama - baba - anane - hadi - gel diyor :)
Bodrum'da tatil yaptı..denize bayılıyor..sahile gidince denizi gördüğü anda "hadi hadi hadi" diyor, denize girmek için çıldırıyor :)
üzerinin ve bezinin değiştirilmesinden nefret ediyor..giyinikse çıplak, çıplaksa giyinik olmak istemiyor :)
uykuları geç saatlere kaymaya başladı..gece ortalama 7.5 - 8 saat uyuyor gündüz de toplam 3 saat falan..az uyuyor bence..doktor bey amcaya soraciiz..
kedi ve köpek görünce çıldırıyor :) bi de Bodrum'da ananesi ve dedesinin evinin bahçesinde horozlar ve tavuklar vardı onlarla epey bi sohbet etti..son gün "üüürüürüüü" diye horoz taklidi yapıyodu! ^.^
çok şapşik çok tatlı çok güzel..bal..
çok çabuk büyüyo bi de..bişi kaçıracam diye ödüm kopuyo!
çok sevyom çooook!!!!! <3
kilo: 10115 gr
boy: 74.5 cm
10. ayında çok gelişti sıpa..
bildiğimiz emekliyor..
bugün sıralamaya başladı..
tutunarak ayağa kalkabiliyor..
yattığı yerden kalkarak oturmaya başlıyordu şimdi ayağa da kalkıyor :)
alkııııış yapıyor ^.^
kahvaltısına ceviz eklendi..
bi çok şeyi yiyebiliyor..
anne sütü hala devam şükürler olsun :)
2 tane alt diş var henüz üst dişler gelmedi..
ANNE diyor!!!!!!! ANNEEEEE ^.^
dede - meme - mama - baba - anane - hadi - gel diyor :)
Bodrum'da tatil yaptı..denize bayılıyor..sahile gidince denizi gördüğü anda "hadi hadi hadi" diyor, denize girmek için çıldırıyor :)
üzerinin ve bezinin değiştirilmesinden nefret ediyor..giyinikse çıplak, çıplaksa giyinik olmak istemiyor :)
uykuları geç saatlere kaymaya başladı..gece ortalama 7.5 - 8 saat uyuyor gündüz de toplam 3 saat falan..az uyuyor bence..doktor bey amcaya soraciiz..
kedi ve köpek görünce çıldırıyor :) bi de Bodrum'da ananesi ve dedesinin evinin bahçesinde horozlar ve tavuklar vardı onlarla epey bi sohbet etti..son gün "üüürüürüüü" diye horoz taklidi yapıyodu! ^.^
çok şapşik çok tatlı çok güzel..bal..
çok çabuk büyüyo bi de..bişi kaçıracam diye ödüm kopuyo!
çok sevyom çooook!!!!! <3
27 Ağustos 2014 Çarşamba
anayım ben ana hem de instagram da!!
daha önce instagram'a bayıldığımı sölemiştim bilogcan..
bilogır evlerinden sonra bi de instagram analarına takıldım..
gözlemlediğim kadarıyla üç çeşit ana var instagramda ve bu analar fena halde kamplaşmış vaziyetteler..
birinci grup..ultra zengin analar grubu..bunlar çalışmazlar..villa tipi evlerde otururlar..yardımcıları vardır..ve yardımcılarının bir gün işe gelmemeleri durumunda hayatlarının travmasını yaşarlar..event dedikleri etkinliklere katılırlar..sosyal sorumluluk projesi adı altında kendilerine meşgale çıkarırlar..ya da dükkan mükkan bişi açarlar ve daha ilk günden çalışan anne geyiğine başlarlar..halbuki daha düne kadar kendilerinin çalışan annelerden daha çok yorulduğunu iddia ediyordurlar..çocuklarını faaliyet faaliyet ve faaliyet diye boğarlar..organik besin ve giysi olayına takıktırlar..alçak gönüllü görünürler ama bi sinsilik sezilir çoğunda..cici kız ayağına yatarlar, ağızlarından küfür ve argo söz çıkmaz..kocalarına olan aşklarını gözünüze sokarlar..resim altlarına yapılan "ayy bilmem ne hanım bayılıyorum size asaletinize saçınıza başınıza herşeyinize! mükemmelsinizzzz sizzz!!" yorumlarına asla tenezzül edip de cevap vermezler..yalakaları boldur..ve bunlara "bilmemne hanım" diye hitap edilmelidir..inceciktirler..asla salaş görünmezler..üzerlerindeki kıyafetlerin hepsi markadır..saçları daima yapılı ve tercihen sarıdır..tatillerini yurtdışında geçirirler..bir de yurtiçi tatilleri olur, bodrum, çeşme ve alaçatıda..ay böle sevgi böceği, tevazu kraliçesi halleri vardır ki bayarsın bilogcan bayar!
ikinci grup..normal orta - üst halli analar grubu..bu grup eğlencelidir..bebeleriyle dalga geçmeyi bilir..kendileriyle de dalga geçmeyi bilirler..şişman ya da zayıf olurlar..şekilci diillerdir..ama bu grup da konservatiftir..kendi aralarında takılırlar..arada bi ultra zengin analar grubuyla kesişirler ancak pek anlaşamazlar..bu gruptan birine bi soru sorduğunda gayet güzel ve net cevaplar alırsın..hayranları diil arkadaşları vardır..ortak nokta bulman daha kolaydır..kasmazlar kasılmazlar..ama aralarına girmek de pek kolay değildir..kendi aralarında küçük grupçuklara ayrılmışlardır..ultra zengin analar grubu gibi sadece "event"ten "event"e diil normal zamanlarda da görüşürler..çalışan anneler en çok bu gruplarda görülür..
üçüncü grup..alternatif analar grubu..ne yazdıklarını çoğu zaman anlayamazsın..kelimeleri başkalaştırarak kendilerince bi dil oluşturmuşlardır..bebelerini şekilden şekile sokarak fotoğraf çekerler..ayrıca bebelerini cicili bicili giydirmezler..kuru kafalar, salaş kıyafetler bebelerin başlıca giysileridir..kendileri de oldukça salaş giyinirler..yani kasarlar öle giyinmek için..hep bi ispat çabası vardır bunlarda "en deli benim!" diye..bunların da yalakası çoktur..soru sormak için kasma bilogcan cevap alamazsın..ayrıca hepsi kendini profesyonel fotoğrafçı sanır..küfürü ve argoyu fazlaca kullanırlar.."bak bebem var ama özgürüm ben!" diye yırtınırlar oysa evde kusmuk temizlediklerini hepimiz biliyoruz! bunlar da çalışmazlar..arada bi hobi ayağına yaptıklarını satarlar..
dur lan hızımı alamadım bilogcan iki de bonus grup eklim!
bonus grup 1..melankolik analar..ay bunlar fena bayarlar..o kadar ki ultra zengin analar kadar çok bayarlar..bebesinin fotoğrafını eklerler altına destan yazarlar..bi türlü anlatamazlar bebelerini ne kadar sevdiklerini..bi duygusala bağlarlar şaşarsın bilogcan! en alta da bin tane hashtagi yapıştırırlar..bebelerinin fotoğrafları bitince kocalarının fotoğrafını koyarlar..hadi bi posta da ona destan yazarlar..sanırsın romeo ve juliet reenkarne olmuş, bunların içinde yaşıyo! dünyanın enn derin aşkını yaşadıklarına tamamen ikna olmuşlardır ve oğluşları veya kızçeleriyle bu aşkı pekiştirmişlerdir..ailecek bulutların üzerinde kızsa pembe erkekse mavi sıçan bebeleri ve onlara pasta/çiçek getiren kocalarıyla yaşaaar gideeerler..bunlara soru sorulmaz bilogcan..fotoğrafların altına maşallah'lı inşallah'lı cümleler kurdun mu tamamdır! bu grupta çalışmayan anneler çoğunluktadır..hobi mobi de olmaz bunlarda..büüüütüüün gün bebe, koca ve ev ile uğraşırlar..
bonus grup 2..kıdemli analar grubu..bu grup yer yer ultra zengin analar grubu ile kesişir..bu grubun anaları ne yapsa hoooop 16567801263 takipçisi de onu yapar..en doğru okula bu gruptaki analar yollar..en iyi doktora bu gruptaki analar götürürler..en iyi bebeyi bu gruptaki analar yetiştirirler..yani takipçileri böle sanır..o yüzden bebesi ishal olmuş bi takipçisi doktorunu arayacağına önce bu gruba ait bi anaya danışır! pedagog muamelesi görürler..bi süre sonra da öle olduklarına inanmaya başlarlar! düşününce en tehlikeli grup bu grup çünkü yaptıklarını referans alan çok kişi var! şaka bi yana bi gün birisine sebep olacaklar diye korkuyorum ben şahsen!
ben hangi grupta mıyım? geyik grubundayım ben şekerim!
bilogır evlerinden sonra bi de instagram analarına takıldım..
gözlemlediğim kadarıyla üç çeşit ana var instagramda ve bu analar fena halde kamplaşmış vaziyetteler..
birinci grup..ultra zengin analar grubu..bunlar çalışmazlar..villa tipi evlerde otururlar..yardımcıları vardır..ve yardımcılarının bir gün işe gelmemeleri durumunda hayatlarının travmasını yaşarlar..event dedikleri etkinliklere katılırlar..sosyal sorumluluk projesi adı altında kendilerine meşgale çıkarırlar..ya da dükkan mükkan bişi açarlar ve daha ilk günden çalışan anne geyiğine başlarlar..halbuki daha düne kadar kendilerinin çalışan annelerden daha çok yorulduğunu iddia ediyordurlar..çocuklarını faaliyet faaliyet ve faaliyet diye boğarlar..organik besin ve giysi olayına takıktırlar..alçak gönüllü görünürler ama bi sinsilik sezilir çoğunda..cici kız ayağına yatarlar, ağızlarından küfür ve argo söz çıkmaz..kocalarına olan aşklarını gözünüze sokarlar..resim altlarına yapılan "ayy bilmem ne hanım bayılıyorum size asaletinize saçınıza başınıza herşeyinize! mükemmelsinizzzz sizzz!!" yorumlarına asla tenezzül edip de cevap vermezler..yalakaları boldur..ve bunlara "bilmemne hanım" diye hitap edilmelidir..inceciktirler..asla salaş görünmezler..üzerlerindeki kıyafetlerin hepsi markadır..saçları daima yapılı ve tercihen sarıdır..tatillerini yurtdışında geçirirler..bir de yurtiçi tatilleri olur, bodrum, çeşme ve alaçatıda..ay böle sevgi böceği, tevazu kraliçesi halleri vardır ki bayarsın bilogcan bayar!
ikinci grup..normal orta - üst halli analar grubu..bu grup eğlencelidir..bebeleriyle dalga geçmeyi bilir..kendileriyle de dalga geçmeyi bilirler..şişman ya da zayıf olurlar..şekilci diillerdir..ama bu grup da konservatiftir..kendi aralarında takılırlar..arada bi ultra zengin analar grubuyla kesişirler ancak pek anlaşamazlar..bu gruptan birine bi soru sorduğunda gayet güzel ve net cevaplar alırsın..hayranları diil arkadaşları vardır..ortak nokta bulman daha kolaydır..kasmazlar kasılmazlar..ama aralarına girmek de pek kolay değildir..kendi aralarında küçük grupçuklara ayrılmışlardır..ultra zengin analar grubu gibi sadece "event"ten "event"e diil normal zamanlarda da görüşürler..çalışan anneler en çok bu gruplarda görülür..
üçüncü grup..alternatif analar grubu..ne yazdıklarını çoğu zaman anlayamazsın..kelimeleri başkalaştırarak kendilerince bi dil oluşturmuşlardır..bebelerini şekilden şekile sokarak fotoğraf çekerler..ayrıca bebelerini cicili bicili giydirmezler..kuru kafalar, salaş kıyafetler bebelerin başlıca giysileridir..kendileri de oldukça salaş giyinirler..yani kasarlar öle giyinmek için..hep bi ispat çabası vardır bunlarda "en deli benim!" diye..bunların da yalakası çoktur..soru sormak için kasma bilogcan cevap alamazsın..ayrıca hepsi kendini profesyonel fotoğrafçı sanır..küfürü ve argoyu fazlaca kullanırlar.."bak bebem var ama özgürüm ben!" diye yırtınırlar oysa evde kusmuk temizlediklerini hepimiz biliyoruz! bunlar da çalışmazlar..arada bi hobi ayağına yaptıklarını satarlar..
dur lan hızımı alamadım bilogcan iki de bonus grup eklim!
bonus grup 1..melankolik analar..ay bunlar fena bayarlar..o kadar ki ultra zengin analar kadar çok bayarlar..bebesinin fotoğrafını eklerler altına destan yazarlar..bi türlü anlatamazlar bebelerini ne kadar sevdiklerini..bi duygusala bağlarlar şaşarsın bilogcan! en alta da bin tane hashtagi yapıştırırlar..bebelerinin fotoğrafları bitince kocalarının fotoğrafını koyarlar..hadi bi posta da ona destan yazarlar..sanırsın romeo ve juliet reenkarne olmuş, bunların içinde yaşıyo! dünyanın enn derin aşkını yaşadıklarına tamamen ikna olmuşlardır ve oğluşları veya kızçeleriyle bu aşkı pekiştirmişlerdir..ailecek bulutların üzerinde kızsa pembe erkekse mavi sıçan bebeleri ve onlara pasta/çiçek getiren kocalarıyla yaşaaar gideeerler..bunlara soru sorulmaz bilogcan..fotoğrafların altına maşallah'lı inşallah'lı cümleler kurdun mu tamamdır! bu grupta çalışmayan anneler çoğunluktadır..hobi mobi de olmaz bunlarda..büüüütüüün gün bebe, koca ve ev ile uğraşırlar..
bonus grup 2..kıdemli analar grubu..bu grup yer yer ultra zengin analar grubu ile kesişir..bu grubun anaları ne yapsa hoooop 16567801263 takipçisi de onu yapar..en doğru okula bu gruptaki analar yollar..en iyi doktora bu gruptaki analar götürürler..en iyi bebeyi bu gruptaki analar yetiştirirler..yani takipçileri böle sanır..o yüzden bebesi ishal olmuş bi takipçisi doktorunu arayacağına önce bu gruba ait bi anaya danışır! pedagog muamelesi görürler..bi süre sonra da öle olduklarına inanmaya başlarlar! düşününce en tehlikeli grup bu grup çünkü yaptıklarını referans alan çok kişi var! şaka bi yana bi gün birisine sebep olacaklar diye korkuyorum ben şahsen!
ben hangi grupta mıyım? geyik grubundayım ben şekerim!
Etiketler:
geyik,
ig anneleri,
instagram,
instagram anneleri
organik misin nesin dostum sen?!
bebe milletinin organik yemesi şart mı? yani çok çok çook mu mühim? tamam katkılı şeyler yemesinler tabii ki ama organik diye satılanlar gerçekten organik mi?
kafam çok karışık dostum çok!
valla ben meyveyi sebzeyi marketin normal kısımlarından alıyorum..mevsimi olmasına dikkat ediyorum ama çok da bilmem ne hangi mevsimde yenir ne yenmez..bi bildiğim ıspanak kışın yenir semizotu da yazın..eh bebe doğdu öğreniyoz yavaş yavaş..bakma sen önceki postta ahkam kesmişim incirin tam mevsimi diye ama onu da bi arkadaşımdan duydum ve sana sattım şekerim! :)
ben organik adı altında satılan bi çok şeyin organik olduğuna inanmıyorum..acayip bi bilgi kirliliği var bence bu konuda..herşeyin boktan ve tersten gittiği güzel ve yalnız ülkemde bu denetimlerin layıkıyla yapıldığını düşünecek kadar aklımı yitirmedim henüz! ne de olsa radyasyonlu çay içip "bak bana bişi olmadı için siz de!" diyen bakanlarla büyümüş bi neslin neferiyim!
instagramda bi sürü hesap var organik mal sattığını söyleyen ama inanasım gelmiyor onlara da..
neden mi?
şöle anlatayım..
annemler bu ay içinde bi baltık turu yaptılar..(ne alaka deme len anlatıyoz işte!) bana oradan kehribar bi küpe getirdiler..baltık ülkelerinde kehribar çok çıkarmış ve oranın altınıymış meğer..(bu da benim cahilliğim işte yeni öğrendim!) ayıptır sölemesi 45 euro da para vermişler küçücük küpeye..öle değerli işte..şimdi instagramda orjinal kehribar kolye sattığını iddia edenler var ve 40-50 liraya satıyolar..abicim membasında bu kadar pahalı olan bi taşı nası bu kadar ucuza satıyolar ki? nası inanim şimdi gerçek olduğuna?! o nedenle organik bilmem ne satıyoruz diyenlere de inanasım gelmiyor!
bence satıcılar biz ana milletinin yumuşak karnını buldular ya vur allah vur yapıyolar..
öte yandan organik yedirmek anneler arasında bi "must"..hatta moda..hatta zenginlik belirtisi..hatta on numara anneyim ben demenin en kolay yolu!
anneler arasında bu sidik yarışları sürdüğü sürece daha çok satıcı zengin olur..
ah ulan ahhh arin sadece anne sütü alırken boklarını biriktirip satacaktım şu organikçilere "organik gübre" diye, yemin ederim vurmuştum voleyi şimdiye!
kafam çok karışık dostum çok!
valla ben meyveyi sebzeyi marketin normal kısımlarından alıyorum..mevsimi olmasına dikkat ediyorum ama çok da bilmem ne hangi mevsimde yenir ne yenmez..bi bildiğim ıspanak kışın yenir semizotu da yazın..eh bebe doğdu öğreniyoz yavaş yavaş..bakma sen önceki postta ahkam kesmişim incirin tam mevsimi diye ama onu da bi arkadaşımdan duydum ve sana sattım şekerim! :)
ben organik adı altında satılan bi çok şeyin organik olduğuna inanmıyorum..acayip bi bilgi kirliliği var bence bu konuda..herşeyin boktan ve tersten gittiği güzel ve yalnız ülkemde bu denetimlerin layıkıyla yapıldığını düşünecek kadar aklımı yitirmedim henüz! ne de olsa radyasyonlu çay içip "bak bana bişi olmadı için siz de!" diyen bakanlarla büyümüş bi neslin neferiyim!
instagramda bi sürü hesap var organik mal sattığını söyleyen ama inanasım gelmiyor onlara da..
neden mi?
şöle anlatayım..
annemler bu ay içinde bi baltık turu yaptılar..(ne alaka deme len anlatıyoz işte!) bana oradan kehribar bi küpe getirdiler..baltık ülkelerinde kehribar çok çıkarmış ve oranın altınıymış meğer..(bu da benim cahilliğim işte yeni öğrendim!) ayıptır sölemesi 45 euro da para vermişler küçücük küpeye..öle değerli işte..şimdi instagramda orjinal kehribar kolye sattığını iddia edenler var ve 40-50 liraya satıyolar..abicim membasında bu kadar pahalı olan bi taşı nası bu kadar ucuza satıyolar ki? nası inanim şimdi gerçek olduğuna?! o nedenle organik bilmem ne satıyoruz diyenlere de inanasım gelmiyor!
bence satıcılar biz ana milletinin yumuşak karnını buldular ya vur allah vur yapıyolar..
öte yandan organik yedirmek anneler arasında bi "must"..hatta moda..hatta zenginlik belirtisi..hatta on numara anneyim ben demenin en kolay yolu!
anneler arasında bu sidik yarışları sürdüğü sürece daha çok satıcı zengin olur..
ah ulan ahhh arin sadece anne sütü alırken boklarını biriktirip satacaktım şu organikçilere "organik gübre" diye, yemin ederim vurmuştum voleyi şimdiye!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
