Sayfalar

28 Haziran 2013 Cuma

bitse de gitsek......

hamilelik depresyonu diye bişi varsa ben kesin girdim bilogcan!

içimden hiçbişi yapmak gelmiyo..yatim uyim bi de arada dışarı çıkıp gezim biraz o kadar..inanılmaz paspalım..bi ara tekrar makyaj yapmaya başlamıştım artık onu da yapmıyorum..ne bulursam onu giyiyorum..inanılmaz kilo aldım..karizma sıfır..

en çok da koccanın benden uzaklaşmasından korkuyorum..tv falan izlerken sürekli yatay pozisyonda olduğumdan öle sarmaş dolaş da oturmuyoruz pek..dün akşam uyumadan önce sarılmadı da bana..ama sabah uyanmadan önce sarıldı..ya da rüya gördüm.. :S

hayır bi de salak gibi çocuktan sonra paylaşımları biten çiftlerin hikayelerini okuyorum! bok var sanki sanane milletin ilişkisinden sen kendininkine baksana aptal kadın!

sıkıldım kendimden yeminle! toparlamam lazım ama nerden tutsam elimde kalıyor..

26 Haziran 2013 Çarşamba

özledim..

kot pantalon giymeyi özledim..

babet giydiğimde içinde yüzen ayaklarımı özledim..

bi hafta dukan bi hafta montinag o diyet senin bu diyet benim koşturmayı özledim..

alışveriş yapmayı özledim..

saçımı istediğim zaman boyatmayı istediğim zaman kestirmeyi özledim..

göbeğimi içime çekmeyi özledim..

daha enerjik olduğum günleri özledim..

midye ve sosis yemeyi özledim..

buz gibi bi bira içmeyi özledim..

arada bi keyif olsun diye içtiğim sigarayı özledim..

sırtüstü uyumayı özledim..

sorumsuzluğu özledim..

kaç fincan oldu hesabı yapmadan kahve içmeyi özledim..

bu kıyafet beni çok mu şişman gösterdi diye kocamı darlamayı özledim..

şortlarımı özledim..

bisiklete binmeyi özledim..

kocamla bebek konuşmadan başbaşa geçirdiğimiz vakitleri özledim..

garip ama içimdeki sıpayı da özledim..doğsa da bütün özlediklerimle hasret gidersem!

25 Haziran 2013 Salı

23 haftalık düdük..

23 hafta oldu yaa! çoğu gitti azı kaldı diyebilir miyiz bu durumda bilogcan?

düdük oldukça güçlendi sanırım..artık tekmeleri pata küte hissediyorum!

beni duyuyo! duyuyo! gerçekten! naber len düdük dediğim anda tepiki yiyorum! az önce tepikledi yine kuzuum güzel çocuuum benim dedim şaşırdı daha egzantirik bi hareket yaptı! sanırım yer falan değiştirdi! ^.^

ben ne alemdeyim?

kendimi shrek'in sevgilisi fiona gibi hissediyorum! bi şişlik bi şişlik sorma! ayaklarımı özledim! güzelmiş lan benim ayaklarım! ince uzunlarmış!

zayıf olan bütün dişi milletine özeniyorum!

mide yanması ekşimesi her ne boksa ondan var!

ama yüzüm bu kadar şişmeye aynı..sadece göğüs altından itibaren şişmanlama durumu var!

aklım fikrim herbişeyim uçmuş vaziyette! karnımdaki sıpaya fena bağlandım! ellerimi karnımdan çekemiyorum!

bi de baba var yazılması gereken! :)

baba, annenin bu işin sonunda erkeğe dönüşeceğini sanıyor! O_o

en son karısına 41 numara bi ayakkabı alan erkek ne hissederse onu hissediyor! bir de yüz (100) küsur kiloluk bi adamın karısına yatarken giymesi için "kendi" şortunu ödünç verdiğini düşününce pek de parlak şeyler hissedemiyordur sanırım?!

yine de karısına prenses gibi davranıyor! ^.^

atom çekirdeği ailesinden çekirdek aileye dönüşüyoruz! çok heyecanlıyım! meraklıyım! mutluyum! umutluyum! dünyadaki en iyi anne - baba biz olacaz diyecek kadar da şuursuzum! ama dünyadaki en güzel, en harika, en muhteşem, en mutlu, en huzurlu çocuğu benim doğuracağımdan da eminim! ;)

21 Haziran 2013 Cuma

hormonlar mı? perdeler mi? can sıkıntısı mı? yoksa sadece ağlama isteği mi?!

bu aralar yani dünden beri üzerimde bi melankoli var bilogcan..ota boka ağlıyorum..

dün gece rüyamda aras düdüğün odasının perdelerini mavi renkte almış ama ben sarı istiyorum diye nası ağlıyodum varya..sanırım dışımdan da ağlamışım..bi ara kalktığımda aras bana sımsıkı sarılmıştı.....

tencere tava hep aynı havaya da ağlıyorum..

düdüğü çok merak ediyorum..kaşı gözü ne renk olacak? boyu posu nası olacak? beni sevecek mi? babasını sevecek mi? yaramaz mı olacak uslu mu? babasına mı çekecek bana mı? yoksa bambaşka mı olacak? ekimden sonra hayat zorlaşacak mı kolaylaşacak mı? yoksa aynı mı devam edecek? aile olmayı becerebilecek miyiz?

kafa bi dünya yani....

ayaklarım berbat halde..inmiyo şişlikler..bi de bileklerim kaval kemiğine doğru kıpkırmızı ve deli gibi yanıyo..geçen akşam soğuk kompres falan yaptık da ancak geçti..dr a sordum olur diyo..kilo da var tabii..off....ne zor iş insan yapmak!

evle bi türlü ilgilenemiyorum..bok götürüyo ortalığı..ama enerjim yok sanki ya..aslında bi uyusam rahatlicam..sanki uzun süredir uyumuyomuşum gibi......

onsekizini ondokuzuna bağlayan gece arin bize evlilik yıldönümü hediyesi verdi! kaydadeğer tekmeler! dışardan bile görülebiliyordu bu sefer..karnım dalga dalga oldu..sanırım pozisyon falan değiştirdi eşşek sıpası!

gözkapaklarımın üzerine sanki öküz oturuyo..zor tutuyorum..

ya nası ağlayasım var yaa..ama neye ağlicam onu da bilmiyorum?! hormonlarrrrrrr................

19 Haziran 2013 Çarşamba

nefis bi 2 sene......

saat: 07:30

yer: ev

"...
çayır çimen geze geze of
oldum ben bir geveze
kızına gönül verdim
darılma hanım teyze
of nenem of

pencereden kuş uçtu of
yandı yürek tutuştu
yanma yüreğim yanma
ayrılık bize düştü
of nenem of

simidimin tablası of
geldi düğün haftası
gelin olacam diye
nedir bunnun tafrası
of nenem of
..."

sevoş: kız kıssana şunun sesini bütün mahalleyi ayağa kaldıracaksın!
şebo: kalksınlar sevoş burası düğün evi uyumasın kimse!
sevoş+şebo: peliiiiiin kalk hadiiiiiii!

saat: 08:30

yer: kuaför

kuaför: önce makyaja alalım sizi.
pelin: olur!

az sonra:

pelin: ya gözüme gölgelendirme yapmasak nası olur? hem ben ağır makyaj sevmem..ayrıca bende makyaj durmaz uçar ona göre iyi sabitleyin!
makyöz: tamam tamam siz bana bırakın!

biraz daha sonra:

pelin: şebo nası olmuş?
şebo: çok güzel oldu! ellemesene ya bozacaksın! hey allaaam yaaa!!

saat: 10:30

yer: ev

sevoş: kızım hadi giy gelinliğini..
pelin: anne ya giyerim daha erken..
sevoş: erken olur mu? giymen yarım saat zaten! biraz da gelinliğinle otur baba evinde!

saat: 11:30

ev ahalisi: tütütüttüüü maaşallah! aman da amaaaan! (yaşlı gözler!)
ev ahalisi: pelin sen otur şu koltuğa! aman eteğini kaldırın buruşmasın! alper geç yanına bi foto çekelim! selmaaa sinaaan hadi siz de! durun durun bi daha çekelim! aaa kapı çalıyooo! ooo hoşgeldiniz! hadi bi de sizle çekelim! durmadan foto çekelim!!!!!

saat: 12:00 - 12:30 civarı

sokak: dıngıdıngıddıngıdı! iuviuviuv!
pelin: aaaaaa davul zurna geldi!! ben de bakcam!!
evdeki kadınlar: aa olmaz! gelin kısmı camlardan sarkmaz!
pelin: babaaa yaaa benim için geldi onlar görcem işte! bişi söle!
babiş: kızım söz dinle!

saat: 12:00 - 12:30 civarı devam

ev ahalisi: hoş geldiniz!
erkek tarafı: hoş bulduk! ayy maaşallah! tütütütütütüüü!

saat 12:00 - 12:30 civarı devamm

aras'ım: ne güzel olmuşsun! kalpkalpkalp
pelin: sen de çok yakışıklısın! kalpkalpkalp

saat: 13:15

yer: kadıköy evlendirme dairesi

memur: gelin hanım adınız soyadınız
pelin: ayşe pelin alphan
memur: damat bey adınız soyadınız
aras'ım: aras kızılkan
memur: evlenmek için belediyemize yaptığınız başvurunuzda evlenmenize bir mani olmadığı görülmüştür. şimdi bu kararınızı şahitlerimizin huzurunda da tekrarlamanızı rica ediyoruz. sayın ayşe pelin alphan aras kızılkan'ı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
pelin: e-evet..
memur: sesisiniz pek duyulmadı. tekrarlayalım isterseniz!
pelin: yok evet yani! tabii ki de kabul ediyorum!
seyirciler: kihkihkih!
memur: peki o zaman..sayın aras kızılkan ayşe pelin alphan'ı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
aras'ım: EVET!
memur: kihkihkih! ben de sizi karı-koca ilan ediyorum!
pelin+aras: kihkihkih! kalpkalpkalp!

saat: tahminim 15:00 civarları

yer: rahmi koç müzesi

pelin: aşkım şurda da çekilelim! burda da çekilelim! orda da çekilelim! sonsuza dek foto çekilelim! sen de şöle dur ben de böle durayım!
aras'ım: tamam canım!

saat: 19:55

yer: sarıyer ordu evi

pelin: aşkııım ben çıkamicam! gel dönelim çok heyecanlandım! ya merdivenlerden inerken düşersem?! ay yaa elim ayağım titriyo! aşağısı kalabalık mı? herkes gelmiş mi? nası görünüyorum?!
aras'ım: saçmalama aşkım! düşmiceksin! bak bu bizim düğünümüz çok güzel olcak herşey!

saat: 24:00

yer: sarıyer ordu evi

sevoş+babiş+alperim+ben: hadi iyi bakın kendinize! alper yarın bizi almayı unutma bak valla kaçırırız sonra uçağı!
alperim: tamam ablam!
aras'ım: aa tamam artık ben karımı alıp gidiyorum!
kahkahalar kahkahalar!!!

bütün bunların tarihi mi bilogcan?

19.06.2011

bugün tam iki sene oldu! sanki beynim o günü baştan yaşıyo!

nefis bi 2 sene! daha nefis nice senelere!

benim kocam buraları okumuyo ama olsun belki okur bi gün!

seni çok kocaman seviyorum herşeyim! :)

18 Haziran 2013 Salı

22 haftalık düdük..

bilogcan biz "durmaya" başladık ama içimdeki hayat şükürler olsun ki durmuyo..yazmak lazım..

düdüğün pankreası oluşuyomuş..

küçük kasları gelişiyomuş..

ışığa duyarlıymış..

artık minyatür bi bebek görünümündeymiş kuzum..

anne ne alemde..

anne iyi..eğer hamileyken rahatça giyebileceği bi şort bulabilirse daha da iyi olacak..bi de işe giymek için ayakkabı..

ayaklarımda inanılmaz bi ödem var! ileriki dönemlerden çok korkuyorum!

bu günlükte 20 ve 21. haftalar eksik kaldı..ne kadar da hevesle beklemiştim 20. haftayı..yolun yarısı..en son kontrolümüzü 1 haziranda olduk..düdük 23 cm boyunda ve 350 gr ağırlığındaydı..detaylı ultrason yapıldı ve herşeyin yolunda gittiğini söledi doktor..şükürler olsun..

düdük;

senelerdir "durmak yok yola devam" sloganıyla durmadan ağzımıza sıçanlara en güzel cevabı "durarak" veriyoruz artık! ironinin kralı! ah bi başarırsak nası da güzel bi dünyaya geleceksin belki de..............

son olarak da senin kıpırtılarını yerimm!! ^.^

17 Haziran 2013 Pazartesi

arin..oğlum..

döndüm..döndük..

istanbul cehennem gibi..elimden hiç bişi gelmiyo..ne fena..dicek pek fazla laf yok..bırakmadılar..konuşmak, yazmak, tartışmak, sorgulamak yassak! itaat edelim, mal olalım, köle olalım istiyorlar..ama biz coştuk bi kere..çıktık sokaklara..haykırdık..özgürlük istedik..hak istedik..hukuk istedik..güzel yarınlar istedik..adam gibi yönetilmek istedik..adam yerine konmak istedik..biz de varız dedik..bizden köle olur mu ki artık?!

arin..oğlum..öyle fena günler geçiriyoruz ki..hüzün, sevinç, öfke, umut, şaşkınlık, dua, beddua hepsi bir arada..uğraşıyoruz..değiştirmek istiyoruz..biz elimizden geleni yaptık demek istiyoruz belki de..hepsi senin için, sizin için, çocuklarımız için..sizler daha özgür bi ülkede daha özgür en özgür bireyler olarak yaşayabilin diye..

arin'im..canım..senin bir yurdun, bir aidiyetin olsun istiyorum..olacak mı inan bilmiyorum..ama olsun istiyorum..yerinle, yörenle gurur duy istiyorum..atatürk'ü bil istiyorum..anla istiyorum..bu vatan kaç kere kurtarılabilir? ama sen bu kurtuluşları bil, öğren istiyorum..

daha yüzünü görmeden dünyadaki en güzel varlık olduğunu bildiğim oğlum..aslında ben şu an sadece seni yaşamak istiyorum..karnımdaki kıpırtılarını doya doya hissetmek istiyorum..seninle ilgili hayaller kurmak istiyorum..

annen olarak tek bir nasihatım var sana..iyi bir insan ol oğlum..

seni şimdiden bu kadar çok seviyorum, doğduğunda bu sevgi nasıl da taşacak tahmin edemiyorum..güzel çocuğum benim..



11 Haziran 2013 Salı

capuling inside!

ulke bu durumdayken tatildeyim! evet beni topa tutabilirsiniz!

karnim kocaman..gecen hafta ananemi kaybettim..ondan onceki hafta zehirlendim..bi de capulcu marjinal ve daha niceleri oldum..ama soole bi parka gidip de yardimci olamadim kimselere kucuk capulcum saglikli kalsin diye..neticede kendimce bu tatile ihtiyacim oldugunu dusunuyorum..

duduk 21 haftalik oldu..kimil kimil artik..ilk olarak ege de denize girdi..ilk eylemine izmir de katildi!

su an dalyan da nehir yaninda huzurla icimdeki hareketleri izliyorum.........

5 Haziran 2013 Çarşamba

marjinalim, çapulcuyum, direnişçiyim, halkım ama zorla tutulan yüzde elli değilim!

he ya marjinalim ben..30 yaşımdayım..evliyim..hamileyim..akşamları kocamla çay falan demleyip tv izliyorum..işte böle her gün ayrı bi marjinalliğin dibine vuruyoruz!

bu aralar türkiye nası anlatsam kara murat gibi bişi oldu..hani filmin sonunda bizans imparatorunu öldürürken kara murat derdi ya "bu anam için bu babam için bu bilmemnem için!" türkiye de öyle günlerdir..

direniyoruz ve direnirken bağırıyoruz!

"bu reyhanlı için!"
"bu kısıtlanan özgürlüklerimiz için!"
"bu bizi birbirimize kırdırdığın için!"
"bu 4+4+4 için!"
"bu kürtaj için!"
"bu sizin gibiler başımızda olduğu için!"

tepelerine tepelerine yumruklarımızı indiriyoruz!

ananı da al git demişti ya muhterem, aldık anamızı da gittik meydanlara!

ilk defa bu kadar umutluyum! görmüş geçirmiş bi milletin evlatları olduğumuzu cümle aleme gösterdik!

biz şu son günlerde kardeş olmayı öğrendik..hadi bırak o zor tuttuğun yüzde elliyi onlara da öğretiriz biz..güçlüyüz biz..çok çok güçlüyüz..gücümüzle seni kaçırtacak kadar güçlüyüz!

çapulcuyum ben! dahası da dünyaya başka bi çapulcu getiriyorum! ben halkımı izleyip gururlandıkça bana içerden tekmelerle eşlik eden sıfır kilometre bi çapulcu! senin biber gazı sıktırdığın yerlere elele gidip çiçekler ekeceğimiz bi çapulcu geliyor! sen hala emin misin benden 3 tane istediğine?

gazına, suyuna, eline sağlık! ben artık korkmuyorum çoğalmaktan! ben artık daha da çok seviyorum ülkemi, insanımı, sokaklarımı, parklarımı......

ben aslında bugün çocuğumun karnımdaki 20. haftasını yazacaktım..ama çocuğumun bunları bilmesi çok çok daha önemli..bence bu direniş başladığından beri güçlenen tekmeleriyle herkese teşekkür ediyor!

siz seversiniz şiirleri..şiirler okurken ağlamayı..o zaman bu şiir de sizin olsun!

bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
ben de söyledim o türküyü!

yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!

akın var
güneşe akın!
güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

işte:
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!

akın var
güneşe akın!
güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
neş'emiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!

ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
vaktimiz yok onların
matemini tutmaya!

akın var
güneşe akın!
güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
haykırdı en önde giden,
emreden!
bu ses!
bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
emret ki ölelim
emret!
güneşi içiyoruz sesinde!
coşuyoruz,
coşuyor!..
yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

akın var
güneşe akın!
güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

toprak bakır
gök bakır.
haykır güneşi içenlerin türküsünü,
hay-kır
haykıralım!

Nazım Hikmet