Sayfalar

terrible two etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terrible two etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2015 Salı

ulan iki yaş sendromu!

bir süredir arinço'nun akranlarının yaşadığı 2 yaş krizlerini dinliyorum/görüyorum. "aa bizde yok bu durumlar, arin'in davranışları normal. çocuk bu zaten tutturacak" falan diyordum. kontrol altında durum falan diye düşünüyordum.

ama bir gün arinkuşumla dışarı çıktık ve ben iki yaş krizi neymiş öğrendim!

böyle serin ama güzel bir gündü. arin bütün gün evdeydi ve azıcık hava alalım, parka uğrayalım, bir de marketten alacaklarımızı alalım dedim tuttum canavarımın elinden çıktım.

parka kadar elimi tutmaya devam etti. parkta bıraktı. buraya kadar tamam zaten. ama Allah'ım parkta bir koşturmacalar, kaydırağın tepesine çıkıp oturmadan kaymacalar.....ay ben hala "çocuk canım olcak o kadar" modundayım. evden çıkarken polyanna mı öptü beni naaptıysa artık?!

parkta hatırı sayılır bir süre geçirdikten sonra (hatırı sayılır süre ne dersen bilgocan, annenin artık "ehhyetterrebe" dediği süreye denk gelir) çıkalım dedim. polyanna'nın öpücüğü beni çok etkilemiş olacak ki "arin hadi gidiyoz oğlum" dediğimde arin de peşimden tıpış tıpış gelcek, elimi tutacak ve huşu içinde markete gitcez sandım.

polyanna'nın bu kazığını asla unutmicam! yazdım kızım bi kenara!

elimi tutmadı. zar zor parkın dışına çıktık. direndi direndi direndiiii..ve en sonunda şak diye yere oturdu! kalakaldım. "ulan eşşooolusu 32 yaşında kadınım ben oyuncak mı olcam elinde!" dedim ve ben de yere karşısına oturdum! parkın yanında camii var ve o gün de mevlüt varmış, Allahım o amcaların, teyzelerin bize bakışları! "kın kın kın" diye kınadılar resmen! neyse, oturdum "lanoolum derdin ne?" dedim. "hıgılbıgıltıgıl" anlattı bişiler. "evet yavrucum anlıyorum seni ama baba evde bekliyor, aç biiilaç, markete gitmemiz yemek yapmamız lazım" dedim. azcık sakinleşti, kalktı ve benimle aynı yönde yürümeye başladı. heh dedim şükür, bitti.

markete geldik. ordan oraya koşturdu, dolap kapaklarını açtı "koko koko" diye kolaları kaldırmaya çalıştı (evde kola içmeye son vermeliyiz sanırım o_O) bunlar zaten klasik arin davranışları. küçük mahalle marketi olduğundan ve onunla ilgilenmeye hevesli bir sürü abi ve ablalar olduğundan bir miktar rahat yapmış olabilirim alışverişimi hatta. kasada ödemeyi de yaptım ve polyanna'nın öpücüğünü hatırladım, "arin gel oğlum çıkıyoruz" diye seslendim. gelmedi! gel gelmem gel gelmem muhabbetimize dayanamayan kasadaki çocuk gitti, kucakladı ve getirdi. ve arin nasıl sakin kucağında, nasıl mutlu. ay dedim atlattık çok şükür! ve marketten dışarı çıktık. sonrası aşağıdaki fotoğraf işte!

17 Haziran 2015 Çarşamba

aa manyak!

sıpazorotti oğlum iki yaş sendromuna balıklama atladı! "senin iki yaş sendromun varsa benim 32 yaş sendromum var! sen arin kızılkansın kendine gel!" tehditlerim bi boka yaramıyor..pıfss..

geçen gün iki dakika bi pastanede yalnız kaldık..koccayı bekliyoruz..hangi akla hizmetse pastanenin kıç kadar bahçesine bir de süs havuzu yapmışlar..süs havuzu ama aslında mahallenin kedileri köpekleri için yalak..arin suyu gördümü oynamaya başlar..bununla da oynadı..başta çok ses etmedim ama adam abarttı oyunu tabii..klasik dikkatini başka yöne çekme, zararlı pastane ürünleri ile rüşvet verme, kucakta dolaştırma, halkın ortasında dans etme ve benzeri bir sürü deli saçması yöntemle havuzdan uzaklaştırmaya çalıştım ama nafile! üstü başı sırılsıklam! bi bağırış çığırış koptu tabii..pastanede ince sigarasını tüttürmekle meşgul olan yurdum kokoş teyzesi " aaaa niye ağlıyo bu kadar? bişeyi mi var?" diye soracak oldu.."yok" dedim "evde tembihliyorum sokakta bu şekilde takılıyor, tarzı bu!" kadın bana "aa manyak!" dercesine baktı ve kalktı..

oradan arinço'nun kreşindeki resim sergisine gidecektik, koccayla da orada buluşacaktık..güç bela pastane sahibi teyzenin üç çocuk büyütmüş engin tecrübelerinden de faydalanarak havuzdan uzaklaştık ve nihayet pastaneyi terk edebildik! yolda arin'i arada bir götürdüğümüz sakin bir park var, oraya uğradık ki ben çoğcumun sırılsıklam üstünü başını değiştirebileyim..park bomboştu tabii sabah sabah..ben tam oğlanın bodysini çıkardım parka 3-4 yaşlarında bi kız ve ananesi ya da babanesi olduğunu tahmin ettiğim bi kadın geldi..kız arin'i öyle cıbıldak görünce "niye çıplak? hani insanların arasında soyunulmazdı? ama üstünde hiçbir şey yok ki?" gibi sorularla ananesini/babanesi darladı, ananesi/babanesi de gözleriyle beni kınadı! kıza döndüm "üstü ıslandı ondan burada tişörtünü değiştirmek zorunda kaldık, yoksa elbette ki toplum içinde çıplak gezilmez, haklısın tatlım" dedim..içimdense "sanane len eşşek sıpası! yiğidin malı meydandadır mantığıyla büyütüyom ben çoğcumu! salıncağa falan binsene sen! utanmıyor musun eşşek kadar kadının eşşek kadar oğlunu eleştirmeye!" dedim..neyse kıza uyumlu yaklaşınca ananesinden/babanesinden aferin poyintlerini topladım çok şükür! ama sanırım asıl demek istediklerim bir miktar yüzüme yansımış olacak ki kadın bana "aa manyak!" dercesine baktı..

bu teribıl tu denilen meret çok fenaymış! yanımda yöremde sürekli itfaiye sireni gibi bi ses çıkaran arin var artık! iiiiyuuuuuuuvvvv!!!!!! sabahları işe gidişimi diil bütün apartman bence bütün site duyuyor!

uzmanlar bu dönemde siz de çocuğunuzla inatlaşmayın diyolar..zaten hiç bir zaman inadım inat dötüm iki kanat bi tip olmadım..ben genelde koy gözüne rahvan gitsincilerdenim ama etraftan gelen o bakışlar, o imalar, o laflar o kadar zorluyor ki beni hanfendi çizgimden çıkmaya! resmen dilim başka içim başka konuşuyo! ve bunu suratımdan anlayanların yüzünden "aa manyak!" ifadesi net okunuyor!

yazık yeaa bize koca kadın olduk küçücük bebenin elinde oyuncağız resmen..çok zor çoook.. ^.^

ama bi gülüyoooo...adasdafafasfghh.....