son 3 aydır evde konuşulan bir konuydu, senin yanında siyaset konuşmamaya ya da haber izlememeye çalışsak da son 3 aydır pek beceremedik ki sen iki adayın da adını ve hangisini desteklediğimizi biliyordun oğlum.
dün sonuçları heyecan içinde beklerken bir anda yapılan "rakibimi tebrik ediyorum" açıklaması babanla bana sevinç çığlığı attırdı ve sen korkup ağladın. ne olduğunu idrak edince de sevincimize ortak oldun..
bu ülkede olanlar yüzünden senden özür dilediğim, içimi döktüğüm bir çok yazı var bu blogda. sanırım gezi'den bu yana ilk defa ülkenin durumu hakkındaki bir yazıyı senden özür dilemeden bitireceğim.
umarım ileride konuşulurken "evet çok zor günler olmuş ama ben 5.5 yaşındayken devran dönmüş" diye anlatırsın bugünleri...
biz kazanmayı unutmuşuz oğlum, tekrar hatırladık. umarım bundan sonrası hep senin kuşağına kazanç yazar...
başkanımın da dediği gibi;
"yolumuz uzun! heyecanımız yüksek! gençliğimiz var!"
arin'e sesleniş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arin'e sesleniş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Haziran 2019 Pazartesi
7 Kasım 2018 Çarşamba
düdük 5 yaşında!
balböceğim, canımın icci, kuzum, dünyam 11 ekim'de 5 yaşına girdi.
5 senede gülmediği tek bir gün olmadı çok şükür. ağladığı günler de oldu. sevindiği günler, kızdığı günler, tutturduğu günler, keyifli olduğu günler, sağlıklı olduğu günler, ateşlendiği günler, şartları zorladığı günler, laftan anlamadığı günler...
kocaman oldu. anaokulu hazırlık sınıfında artık. seneye ilkokul.
büyüyor, sağlıkla neşeyle büyüyor çok şükür.
canım benim güzel kuzum tatlı kuşum iyi ki varsın. seni çok seviyorum...birlikte geçireceğimiz uzun yıllar için o kadar heyecanlıyım ki...
5 senede gülmediği tek bir gün olmadı çok şükür. ağladığı günler de oldu. sevindiği günler, kızdığı günler, tutturduğu günler, keyifli olduğu günler, sağlıklı olduğu günler, ateşlendiği günler, şartları zorladığı günler, laftan anlamadığı günler...
kocaman oldu. anaokulu hazırlık sınıfında artık. seneye ilkokul.
büyüyor, sağlıkla neşeyle büyüyor çok şükür.
canım benim güzel kuzum tatlı kuşum iyi ki varsın. seni çok seviyorum...birlikte geçireceğimiz uzun yıllar için o kadar heyecanlıyım ki...
13 Şubat 2018 Salı
eski yazılarımı okuyorum çünkü manyağım! yapacak bir sürü işim var ama motive olamıyorum..
şu yazıma denk geldim ve arin'e bir şey söyleyesim var.
arin,
biz o parkı vermedik oğlum! hala duruyor! etrafı değişti, etrafını kaptırdık..ama park bizim! ağaçlar bizim! biz o yaz tarih yazdık oğlum!
"sen ileride o parktaki ağaçlar sökülmesin diye nöbet tutanlar olduğunu duyunca inanamayacaksın" demişim..valla ben de inanamıyorum düşününce..arin, bir düşünsene oğlum ya bu ülkede ağaçları korur olduk biz, sökülmesin diye nöbet tutar olduk başlarında..gülüyorum şu an bunu yazarken, sinirden..
"sen doğunca o ağaçlar olmayacak..biz senin elinden tutup seni taksim'e götürdüğümüzde sen orada koskocaman bi avm göreceksin.." demişim..vermedik oğlum biz parkı! avm falan da yok! kışla yapcaz dediler sonra zaten, yapamadılar onu da..park bizim.
direndik be arin çok direndik..ha ne değişti dersen, her şey aynı, hatta daha da kötüye gidiyor..öyle boka batmış vaziyette ki memleket nasıl düzelir bilemiyorum artık..düzelir mi? pek umudum yok..
bir yanım, parkı vermediğimiz gibi ülkeyi de vermeyiz diyor; bir yanım, ülke çoktan gitti diyor..
sen, ağaçlar sökülmesin diye nöbet tutanlardan ol oğlum..
şu yazıma denk geldim ve arin'e bir şey söyleyesim var.
arin,
biz o parkı vermedik oğlum! hala duruyor! etrafı değişti, etrafını kaptırdık..ama park bizim! ağaçlar bizim! biz o yaz tarih yazdık oğlum!
"sen ileride o parktaki ağaçlar sökülmesin diye nöbet tutanlar olduğunu duyunca inanamayacaksın" demişim..valla ben de inanamıyorum düşününce..arin, bir düşünsene oğlum ya bu ülkede ağaçları korur olduk biz, sökülmesin diye nöbet tutar olduk başlarında..gülüyorum şu an bunu yazarken, sinirden..
"sen doğunca o ağaçlar olmayacak..biz senin elinden tutup seni taksim'e götürdüğümüzde sen orada koskocaman bi avm göreceksin.." demişim..vermedik oğlum biz parkı! avm falan da yok! kışla yapcaz dediler sonra zaten, yapamadılar onu da..park bizim.
direndik be arin çok direndik..ha ne değişti dersen, her şey aynı, hatta daha da kötüye gidiyor..öyle boka batmış vaziyette ki memleket nasıl düzelir bilemiyorum artık..düzelir mi? pek umudum yok..
bir yanım, parkı vermediğimiz gibi ülkeyi de vermeyiz diyor; bir yanım, ülke çoktan gitti diyor..
sen, ağaçlar sökülmesin diye nöbet tutanlardan ol oğlum..
19 Nisan 2017 Çarşamba
bu aralar....
ohoo baya olmuş yazmayalı sanki...
arin'e yine yeni yeniden tuvalet eğitimi veriyoruz. ya bu işin başka adı yok mu?! ailecek amonyak kokusundan kafamız güzel geziyoruz bir süredir. bir gelişme var mı? yok gibi, var gibi...kakasını tuvalete yaptı bir kaç kere. sanırım çişten önce kakayı hallederek tuvalet eğitimi işinde çığır açacağız. çişini ise altına yapıyor. okulda ve dışarda yapmıyor. okulda yapmaması büyük sorun çünkü tutuyor. sanırım strese girdi bu konuda. neyse darlandım bu konudan...
çok güzel gider yapıyor. "of anne tamam sus!" bayılıyor istemediği konu konuşulduğunda bu cümleyi kurmaya! :s
geçen gün uçağı ile oynuyordu. diyalog aynen şu:
+ hadi jett oynayalım
- tamam oynayalım (burada sesini değiştiriyor)
bir kaç uçak efekti sonrasında,
+ hadi jett oynayalım
- oynuyoruz ya işte! (sinirli)
ahaha harika monolog! :d
14 nisan 2017 günü ilk defa sinemaya gitti. şirinler filmine. 3 boyutluydu film o yüzden ya korkarsa diye korktum ancak baya ilgiyle izledi. son 20 dakikası falandı karanlıkta uykusu geldi, çıktık. ama 3d gözlükleri yaklaşık üç gün boyunca biz artık yeter diyip saklayana kadar çıkarmadı! adamın mantığı ya hep ya hiç!
geçen hafta full izinliydim. yani o meşhuuur "çalışmayan anne yoktur evde çalışan anne vardır!" argümanını deneyimleme fırsatım oldu. çalışmayan anne vardır, çalışan anne izin alınca çocuğunun huyu değişir, okullu okuluna işli işine arkadaş! ayrıca evde farklı bir iş de yapmadım ve gündüz vakti koltukta beş dakikalığına bile olsa ayaklarını uzatmak şahane bir şeymiş, kıymetini bilin. ayrıca inanın çalışanlar kadar (kadın/erkek fark etmiyor) yorulmuyorsunuz. neyse, bu konuda toparlayıp bir şeyler yazasım var zaten, uzatmayayım...
aslında her gün arin ile ilgili kaydadeğer bin tane şey oluyor. normal insanlara sıradan gelen bize muhteşem gelen bin tane şey. insanın çocuğuyla sohbet etmesi ne şahane bir şeymiş...her ne kadar "off anne sus tamam!" dese de muhteşemmiş! kimse benim ağzımı bu muhteşemlikte kapatmamıştı bugüne kadar :p
bu yazıyı bir gün arin okursa, bundan sonrası onun için...
arin'im canparçam..sen bir cumhuriyet çocuğusun! atatürk çocuğusun! iktidarlar, başkanlar gelir gider, hatta ülkeler parçalanır gider ama bu gerçek değişmez! ilerde sen bu blogu okurken buralar ne halde olur bilemem. ama şunu bil ki; sen, dünyanın en zeki, en güçlü ve en "insan" devrimcisi tarafından kurulmuş bir ülkede doğdun!
ben ne zaman umutsuzluğa düşsem, senin baktığın yöne bakıyorum oğlum...iyi ki varsın..seni çok seviyorum!
arin'e yine yeni yeniden tuvalet eğitimi veriyoruz. ya bu işin başka adı yok mu?! ailecek amonyak kokusundan kafamız güzel geziyoruz bir süredir. bir gelişme var mı? yok gibi, var gibi...kakasını tuvalete yaptı bir kaç kere. sanırım çişten önce kakayı hallederek tuvalet eğitimi işinde çığır açacağız. çişini ise altına yapıyor. okulda ve dışarda yapmıyor. okulda yapmaması büyük sorun çünkü tutuyor. sanırım strese girdi bu konuda. neyse darlandım bu konudan...
çok güzel gider yapıyor. "of anne tamam sus!" bayılıyor istemediği konu konuşulduğunda bu cümleyi kurmaya! :s
geçen gün uçağı ile oynuyordu. diyalog aynen şu:
+ hadi jett oynayalım
- tamam oynayalım (burada sesini değiştiriyor)
bir kaç uçak efekti sonrasında,
+ hadi jett oynayalım
- oynuyoruz ya işte! (sinirli)
ahaha harika monolog! :d
14 nisan 2017 günü ilk defa sinemaya gitti. şirinler filmine. 3 boyutluydu film o yüzden ya korkarsa diye korktum ancak baya ilgiyle izledi. son 20 dakikası falandı karanlıkta uykusu geldi, çıktık. ama 3d gözlükleri yaklaşık üç gün boyunca biz artık yeter diyip saklayana kadar çıkarmadı! adamın mantığı ya hep ya hiç!
geçen hafta full izinliydim. yani o meşhuuur "çalışmayan anne yoktur evde çalışan anne vardır!" argümanını deneyimleme fırsatım oldu. çalışmayan anne vardır, çalışan anne izin alınca çocuğunun huyu değişir, okullu okuluna işli işine arkadaş! ayrıca evde farklı bir iş de yapmadım ve gündüz vakti koltukta beş dakikalığına bile olsa ayaklarını uzatmak şahane bir şeymiş, kıymetini bilin. ayrıca inanın çalışanlar kadar (kadın/erkek fark etmiyor) yorulmuyorsunuz. neyse, bu konuda toparlayıp bir şeyler yazasım var zaten, uzatmayayım...
aslında her gün arin ile ilgili kaydadeğer bin tane şey oluyor. normal insanlara sıradan gelen bize muhteşem gelen bin tane şey. insanın çocuğuyla sohbet etmesi ne şahane bir şeymiş...her ne kadar "off anne sus tamam!" dese de muhteşemmiş! kimse benim ağzımı bu muhteşemlikte kapatmamıştı bugüne kadar :p
bu yazıyı bir gün arin okursa, bundan sonrası onun için...
arin'im canparçam..sen bir cumhuriyet çocuğusun! atatürk çocuğusun! iktidarlar, başkanlar gelir gider, hatta ülkeler parçalanır gider ama bu gerçek değişmez! ilerde sen bu blogu okurken buralar ne halde olur bilemem. ama şunu bil ki; sen, dünyanın en zeki, en güçlü ve en "insan" devrimcisi tarafından kurulmuş bir ülkede doğdun!
ben ne zaman umutsuzluğa düşsem, senin baktığın yöne bakıyorum oğlum...iyi ki varsın..seni çok seviyorum!
25 Ocak 2017 Çarşamba
yüzleşme
biz seksenli yıllarda doğan çocuklar için doksanlı yıllar bir tür yüzleşme yılıydı. 1982 anayasasının oluşturmaya çalıştığı apolitik gençlik bizim neslimiz olacaktı neticede..
sizi bilmem ama ben, ailemin sosyo-ekonomik durumu ve siyasi görüşleriyle doksanlı yıllarda yüzleştim. yoo, aklımın ermesi o yıllara denk geldiğinden değil, o yıllarda meydana gelen siyasi olayların, siyasi suikastlerin yarattığı farkındalıklardı yüzleşmemin sebebi. ve bütün bunlar memleketi şu an ki vaziyete getirdi. hani o sürekli özlediğimiz eski türkiye var ya, işte o, şimdiki yeni türkiye'nin mimarı aslında...pek de özlenecek bir durum yok sanki?!
sanırım yedi yaşlarındaydım, seçim zamanıydı. o zamanlar anap diye bir parti vardı, şimdi twitter'da parodi hesabı...neyse...o partinin çocuk aklımla bana eğlenceli gelen bir seçim müziği vardı. aileme "buna oy verin" diye söylediğimi hatırlıyorum. peki onlar ne cevap verdi? karşılarındaki yedi yaşında bir çocuk değilmiş gibi o partiye neden oy vermeyeceklerini ve oy verecekleri partiye neden oy vereceklerini anlattılar...halbuki "he kızım veririz" de, geç değil mi?
özellikle doksanüç senesi...ah o bindokuzyüzdoksanüç senesi...sanırım baştan sona hatırladığım tek sene...özellikle iki olayın aklıma mıh gibi kazındığı sene...
önce ocak ayında kara haber geldi...çok net hatırlıyorum televizyonda gördüklerimi...bir sokak, karlar altında...parçalanmış bir araba...sonraki günler bir cenaze...onbinler...kırmızı karanfiller ve bembeyaz kara batırılmış yanan mumlar..."arabaya önce kendi binermiş, çalıştırdıktan sonra eşini ve çocuklarını bindirirmiş" ah..uğur mumcu....
o kış hakikaten karakıştı...haziranda dedemin ölmesi de yazın iyi geçmeyeceğinin işaretiydi...
temmuz oldu...2 temmuz...yine televizyonda bir takım görüntüler...yangın! insanlar yanıyor! hayır yanmıyor, yakılıyor! benim ülkemde bir yerlerde insanlar yakılıyordu...canlar...ben bu nefreti bu yaşıma geldim hala anlayamıyorum, on yaşındaki ben nasıl anlasın? anlayamıyorum ama biliyorum, tanıyorum ve aynı nefreti bana yöneltecek insanlarla yaşadığımı artık biliyorum...
çok şey oldu...terör saldırıları, siyasi suikastler, cinayetler...çok şey...yıllara göre türkiye yapmanın bir manası yok, merak eden vikipedia'dan baksın...
bu iki olay beni ailemin dünya ve siyasi görüşü ile yüzleştirdi...o insanların kitapları vardı bizim evimizde, yazdıkları gazeteler okunuyordu...belki de ilk defa yüzyüze tanımadığı birilerine ağlarken gördüm onları...ben seneler sonra iyice anlayabilince onları, onlar için ağlayabildim...hem ölümlerine hem de hiç tanışamayacak olmama...
benim yüzleşmem on yaşımı buldu...düşünüyorum da arin'in yüzleşmesi, gezi direnişi sırasında ilk tekmelerini atan bir bebek olarak, daha anne karnındayken başlamış...
şimdi bize bir soru soracaklar. iki cevap seçeneğimiz var: evet ya da hayır
geçmişi hatırlayanlar pek fazla düşünmeden hayırlısıyla verecekler cevaplarını. hatırlamayanlar hafızalarını zorlasınlar, okusunlar, öğrensinler...başka ülkelerde "evet" nelere mal olmuş bir araştırsınlar, lütfen...
benim için aslolan atam'ın ne dediğidir: "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!"
direniş sırasında annesinin heyecanına içeriden destek veren o minicik çapulcu ayakların aşkına; hayır!
17 Ekim 2016 Pazartesi
düdük 3 yaşında!
ben inanamıyorum..ne çabuk büyüyor yaa! üç yaşında..tam üç yaşında oldu..daha niceleri olsun, sağlıkla, mutlulukla, huzurla..güzel çocuğum benim..
üç yaşında, yüzbir cm, onyedi kilo üçyüz gram..dünyada kapladığı yer bu kadar..benimse, bütün dünyam o kadar..
önce babannesinde ufak bir kutlama yaptık, sonra da tam doğumgününde okulunda kutladık..çok mutlu, çok eğlenceli geçti :)
güzel çocuğum, tatlı yavrum benim..bal gibi, şeker gibi, pekmez gibi tatlı bir ömrün olsun..ömrün de senin kadar güzel olsun..hayat sana hep cömert davransın..uzun sağlıklı bir ömrün olsun..canımsın sen benim, herşeyimsin..çok ama çooook seviyorum seni! dünyalar kadar çok, tahmin edemeyeceğin kadar çok! bitanem..
üç yaşında, yüzbir cm, onyedi kilo üçyüz gram..dünyada kapladığı yer bu kadar..benimse, bütün dünyam o kadar..
önce babannesinde ufak bir kutlama yaptık, sonra da tam doğumgününde okulunda kutladık..çok mutlu, çok eğlenceli geçti :)
güzel çocuğum, tatlı yavrum benim..bal gibi, şeker gibi, pekmez gibi tatlı bir ömrün olsun..ömrün de senin kadar güzel olsun..hayat sana hep cömert davransın..uzun sağlıklı bir ömrün olsun..canımsın sen benim, herşeyimsin..çok ama çooook seviyorum seni! dünyalar kadar çok, tahmin edemeyeceğin kadar çok! bitanem..
22 Nisan 2016 Cuma
bayram
yarın bayram bitanem. sizin bayramınız, çocukların bayramı.
hani adını yeni yeni söylemeye başladığın atatürk var ya, bu bayramı o sizlere armağan etti.
büyüdükçe gerek okulda, gerek hayatın içinde adını çok duyacaksın. kim sana onu nasıl anlatacak bilmiyorum ama becerebildiğim kadar ben biraz nasıl anlatacağımı anlatayım istiyorum...
sana sığ bir şekilde çocukken tarlada kargaları kovaladığını söyleyecekler belki de..bense sana bu güzel çocukluk hikayesini 23 nisan çocuk bayramında, çocuk olmanın muhteşemliği eşliğinde anlatacağım. tarlada karga kovalayan çocuğun büyüyünce çocuklara bayram armağan eden tek devlet büyüğü olduğunu anlatacağım, bir yanının hep çocuk kaldığını anlatacağım..
kinayeli bir biçimde içki içerdi diyecekler. içerdi oğlum, insandı, keyifleri vardı..o sofralardan, o müziklerden, o yemeklerden keyif alırdı, kimbilir o sofralarda neler konuşuldu, ne kararlar alındı. ben sana 29 ekim cumhuriyet bayramında bir duble rakı, bir avuç beyaz leblebi, fonda vardar ovası ile anlatacağım o sofraları. beraber cumhuriyetimizi kutlayacağız..
başarısını küçümseyecekler, "ordu yaptı, o savaşmadı" diyecekler. 30 ağustos zafer bayramında o müthiş zaferi, başkomutanlık meydan muhaberisini anlatacağım sana. onun ne kadar iyi bir asker, ne kadar müthiş bir kumandan olduğunu anlatacağım.
belki de dedikleri tek doğru şey, gençliğini yaşayamadığı olacak. 19 mayıs atatürk'ü anma ve gençlik bayramında bir deniz kenarında onun bandırma vapuru ile samsun'a çıkarak kurtuluş savaşını başlattığını anlatacağım sana. bu ülkenin çocukları gençliklerini yaşasın diye savaş verdiğini anlatacağım, ve bu tarihi gençlere bayram olarak armağan etmesinin gençlere ne kadar çok güvendiğini gösterdiğini anlatacağım.
ağızlarından ateşler çıkarak "dinsizdi!" diyecekler. her 10 kasımda onun ruhuna dua ederken sana onun, "din Allah ile kul arasındaki bağlılıktır" dediğini söyleyeceğim. ezanı türkçe okuttuğunu anlatacağım, Kuran'ı türkçe tercüme ettirdiğini ve ücretsiz dağıttığını anlatacağım, hutbelerin türkçe verilmesini sağladığını anlatacağım ve en mühimi belki de, laiklik ilkesini anlatacağım, din ve devlet işlerinin neden birbirinden ayrı olması gerektiğini anlatacağım.
sana atatürk'ün devrimlerini, ilkelerini anlatacağım.
şu an ülkemiz bu devrimlerden uzaklaşıyor gibi görünüyor oğlum. ileride muhtemelen soracaksın "neden bir şey yapmadınız?" diye. insan olarak yapabileceğim birçok şey var ve yapmak için çabalıyorum inan. ama bir anne olarak yapabileceğim tek bir şey var oğlum, seni yetiştirmek. bu ülkenin düşünen, sorgulayan, sağduyulu, vicdanlı insanlara ihtiyacı var ve benim şu an elimden gelen seni bu değerlere sahip olarak yetiştirebilmek. umarım babanla beraber başarırız bunu.
bayramın kutlu olsun yavrum! bu bayramı kendi çocuğunla kutlayacağın günleri de gör..
seni seviyorum, çok....
hani adını yeni yeni söylemeye başladığın atatürk var ya, bu bayramı o sizlere armağan etti.
büyüdükçe gerek okulda, gerek hayatın içinde adını çok duyacaksın. kim sana onu nasıl anlatacak bilmiyorum ama becerebildiğim kadar ben biraz nasıl anlatacağımı anlatayım istiyorum...
sana sığ bir şekilde çocukken tarlada kargaları kovaladığını söyleyecekler belki de..bense sana bu güzel çocukluk hikayesini 23 nisan çocuk bayramında, çocuk olmanın muhteşemliği eşliğinde anlatacağım. tarlada karga kovalayan çocuğun büyüyünce çocuklara bayram armağan eden tek devlet büyüğü olduğunu anlatacağım, bir yanının hep çocuk kaldığını anlatacağım..
kinayeli bir biçimde içki içerdi diyecekler. içerdi oğlum, insandı, keyifleri vardı..o sofralardan, o müziklerden, o yemeklerden keyif alırdı, kimbilir o sofralarda neler konuşuldu, ne kararlar alındı. ben sana 29 ekim cumhuriyet bayramında bir duble rakı, bir avuç beyaz leblebi, fonda vardar ovası ile anlatacağım o sofraları. beraber cumhuriyetimizi kutlayacağız..
başarısını küçümseyecekler, "ordu yaptı, o savaşmadı" diyecekler. 30 ağustos zafer bayramında o müthiş zaferi, başkomutanlık meydan muhaberisini anlatacağım sana. onun ne kadar iyi bir asker, ne kadar müthiş bir kumandan olduğunu anlatacağım.
belki de dedikleri tek doğru şey, gençliğini yaşayamadığı olacak. 19 mayıs atatürk'ü anma ve gençlik bayramında bir deniz kenarında onun bandırma vapuru ile samsun'a çıkarak kurtuluş savaşını başlattığını anlatacağım sana. bu ülkenin çocukları gençliklerini yaşasın diye savaş verdiğini anlatacağım, ve bu tarihi gençlere bayram olarak armağan etmesinin gençlere ne kadar çok güvendiğini gösterdiğini anlatacağım.
ağızlarından ateşler çıkarak "dinsizdi!" diyecekler. her 10 kasımda onun ruhuna dua ederken sana onun, "din Allah ile kul arasındaki bağlılıktır" dediğini söyleyeceğim. ezanı türkçe okuttuğunu anlatacağım, Kuran'ı türkçe tercüme ettirdiğini ve ücretsiz dağıttığını anlatacağım, hutbelerin türkçe verilmesini sağladığını anlatacağım ve en mühimi belki de, laiklik ilkesini anlatacağım, din ve devlet işlerinin neden birbirinden ayrı olması gerektiğini anlatacağım.
sana atatürk'ün devrimlerini, ilkelerini anlatacağım.
şu an ülkemiz bu devrimlerden uzaklaşıyor gibi görünüyor oğlum. ileride muhtemelen soracaksın "neden bir şey yapmadınız?" diye. insan olarak yapabileceğim birçok şey var ve yapmak için çabalıyorum inan. ama bir anne olarak yapabileceğim tek bir şey var oğlum, seni yetiştirmek. bu ülkenin düşünen, sorgulayan, sağduyulu, vicdanlı insanlara ihtiyacı var ve benim şu an elimden gelen seni bu değerlere sahip olarak yetiştirebilmek. umarım babanla beraber başarırız bunu.
bayramın kutlu olsun yavrum! bu bayramı kendi çocuğunla kutlayacağın günleri de gör..
seni seviyorum, çok....
16 Mart 2016 Çarşamba
güç..
mart ayındayız arincim..martın yarısı kış yarısı yaz derler. şu an hava buz gibi, kış olan yarısını tamamlamaya çalışıyoruz.
şimdi sana yolda gelirken gördüğüm çiçek açmış ağaçları anlatmak isterdim, kedilerin nasıl miyavladığını, en saçma yerlerde dahi açabilen papatyaları, sabahları artık kuş sesleriyle uyandığımızı, sahil günlerine ne kadar az kaldığını anlatmak isterdim...
ama dedim ya martın kış bölümündeyiz...
ankara..bizim başkentimiz. ben bir kaç kere gittim. biraz aklın ermeye başlayınca seni de götürmek istiyoruz babanla, hani yeni yeni adını söylemeye başladığın Atatürk var ya, onun kabrine götürmek istiyoruz seni, ilk meclise de götürmek istiyoruz. bunları bilmeni, öğrenmeni, gerçekten özümsemeni çok istiyor ve önemsiyoruz.
ankara'yı herkes sevmez. deniz yok ya içinde, biraz hor görürler. gri şehir derler. bozkırın ortasıdır, sakin bir memur şehridir, öyle anlatılır en azından. ben severim, belki de hep güzel bir arkadaşımı ziyaret etmek için gittiğimden sevdim ben ankara'yı..
ülkenin tam ortasında olduğu için, diğer şehirlere bağlantısı kolay olduğu için ve ülkenin ortasında olmasından dolayı güvenli olduğu için ankara başkent olarak seçilmiş.
güvenli olduğu için...
1923 yılında başkent seçilmiş ankara. güvenli olduğu için..
ve şimdi..son 6 ayda, tam olarak 6 ay bile değil, ankara'da 3. terör saldırısı oldu oğlum. 3! 3 kere içimiz yandı, 3 kere öldü insanlar..
zor bir coğrafyada büyüyorsun..özür dilerim ve ben, beni senden özür dilemek zorunda bırakanlardan nefret ediyorum.
büyü oğlum. sağlıkla mutlulukla büyü..ömrün boyunca tüm güzellikler yoldaşın olsun..büyü ve iyi bir insan ol..büyü ve dünya değişsin, güzelleşsin..
hepimizin içinde dünyayı değiştirebilme, güzelleştirebilme gücü var..ben bu yaşıma kadar ortaya çıkarmayı başaramadım..ama sen çıkar o gücü ortaya..kimbilir belki ben o gücü "sen" olarak çıkardım aslında!
seni seviyorum..seni aklının alamayacağı kadar çok seviyorum!
şimdi sana yolda gelirken gördüğüm çiçek açmış ağaçları anlatmak isterdim, kedilerin nasıl miyavladığını, en saçma yerlerde dahi açabilen papatyaları, sabahları artık kuş sesleriyle uyandığımızı, sahil günlerine ne kadar az kaldığını anlatmak isterdim...
ama dedim ya martın kış bölümündeyiz...
ankara..bizim başkentimiz. ben bir kaç kere gittim. biraz aklın ermeye başlayınca seni de götürmek istiyoruz babanla, hani yeni yeni adını söylemeye başladığın Atatürk var ya, onun kabrine götürmek istiyoruz seni, ilk meclise de götürmek istiyoruz. bunları bilmeni, öğrenmeni, gerçekten özümsemeni çok istiyor ve önemsiyoruz.
ankara'yı herkes sevmez. deniz yok ya içinde, biraz hor görürler. gri şehir derler. bozkırın ortasıdır, sakin bir memur şehridir, öyle anlatılır en azından. ben severim, belki de hep güzel bir arkadaşımı ziyaret etmek için gittiğimden sevdim ben ankara'yı..
ülkenin tam ortasında olduğu için, diğer şehirlere bağlantısı kolay olduğu için ve ülkenin ortasında olmasından dolayı güvenli olduğu için ankara başkent olarak seçilmiş.
güvenli olduğu için...
1923 yılında başkent seçilmiş ankara. güvenli olduğu için..
ve şimdi..son 6 ayda, tam olarak 6 ay bile değil, ankara'da 3. terör saldırısı oldu oğlum. 3! 3 kere içimiz yandı, 3 kere öldü insanlar..
zor bir coğrafyada büyüyorsun..özür dilerim ve ben, beni senden özür dilemek zorunda bırakanlardan nefret ediyorum.
büyü oğlum. sağlıkla mutlulukla büyü..ömrün boyunca tüm güzellikler yoldaşın olsun..büyü ve iyi bir insan ol..büyü ve dünya değişsin, güzelleşsin..
hepimizin içinde dünyayı değiştirebilme, güzelleştirebilme gücü var..ben bu yaşıma kadar ortaya çıkarmayı başaramadım..ama sen çıkar o gücü ortaya..kimbilir belki ben o gücü "sen" olarak çıkardım aslında!
seni seviyorum..seni aklının alamayacağı kadar çok seviyorum!
11 Şubat 2016 Perşembe
birdenbire
arincim canım..
bu aralar neden bu kadar koşturmaca halinde olduğumuzu ve neden bazı günler uzun süre ayrı kaldığımızı merak ediyorsundur. açıklayayım bebeğim..
geçen cuma günü birdenbire sadık dedeni kaybettik. aniden..sen daha çok küçüksün anlatsak anlar mısın bilmiyorum ama sanırım anlatmamamız en doğrusu şu an..ya da bilmiyorum..yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun farkındasın ama aslında..
büyüyünce ölüm ile ilgili sorular sormaya başlayacaksın her çocuk gibi. ölenlere ne olur diye merak edeceksin. bir yerde sanırım bir blogda okumuştum; ölenler güzel anılara dönüşüyorlar oğlum..deden de bizlere güzel anılar bıraktı ve gitti..
çok fazla hatırlamayacağına üzülüyorum..onlara gittiğimize beraber tur atmaya çıkardınız bazen, bir de birlikte resim yapardınız, sen boyardın o yanında otururdu..bizim geleceğimiz zaman balık tutmaya giderdi, sen taze boğaz balıklarını deden sayesinde yedin oğlum..
hatırlamayacaksın, biz anlatacağız, öğreneceksin..
seni çok severdi, sana çok düşkündü, sen de onu çok severdin..bil oğlum..
Allah sana uzun, sağlıklı ve mutlu bir ömür versin kuzumm..
bu aralar neden bu kadar koşturmaca halinde olduğumuzu ve neden bazı günler uzun süre ayrı kaldığımızı merak ediyorsundur. açıklayayım bebeğim..
geçen cuma günü birdenbire sadık dedeni kaybettik. aniden..sen daha çok küçüksün anlatsak anlar mısın bilmiyorum ama sanırım anlatmamamız en doğrusu şu an..ya da bilmiyorum..yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun farkındasın ama aslında..
büyüyünce ölüm ile ilgili sorular sormaya başlayacaksın her çocuk gibi. ölenlere ne olur diye merak edeceksin. bir yerde sanırım bir blogda okumuştum; ölenler güzel anılara dönüşüyorlar oğlum..deden de bizlere güzel anılar bıraktı ve gitti..
çok fazla hatırlamayacağına üzülüyorum..onlara gittiğimize beraber tur atmaya çıkardınız bazen, bir de birlikte resim yapardınız, sen boyardın o yanında otururdu..bizim geleceğimiz zaman balık tutmaya giderdi, sen taze boğaz balıklarını deden sayesinde yedin oğlum..
hatırlamayacaksın, biz anlatacağız, öğreneceksin..
seni çok severdi, sana çok düşkündü, sen de onu çok severdin..bil oğlum..
Allah sana uzun, sağlıklı ve mutlu bir ömür versin kuzumm..
26 Ekim 2015 Pazartesi
düdük 2 yaşında!
Allah'ım daha ben elimde test şaşkın şaşkın baktığım sabahı hatırlıyorum, ne ara iki oldu bu çocuk?!
çok şükür sağlıkla büyüyor benim küçük adamım..
konuşma yok hala, taklit etmeye çalışıyor ama doğaçlama yaptığında pek anlamıyoruz ne dediğini :) boyu 93 cm olmuş, kilosu 15.300..kocaman bir çocuk oldu sanki..çok şükür bin şükür..
doğumgününü dışarda yaptık arinço'nun..ama adam kafenin kapısından girmedi, bütüüün gün dışarda dolaştı! o yüzden yine düzgün fotoğraflar yok..kısmet napalım..
çok kalabalıktı, ne çok seveni varmış yer cücesinin meğer..çok şükür :)
anlatacak pek bir şey yok..büyüyor..büyüdükçe ballanıyor..biz de büyüyoruz onunla..bakın iki olduk bile!
Allah uzun, sağlıklı, mutlu bir ömür versin oğluma..hayatta herşey gönlünce olsun..
arin, çok seviyorum seni balböceğim! güzel yavrum, dünyammmmm!!!!!!!! iyi ki doğdun! iyi benim oğlum olarak doğdun! sen varsın ya, bu dünya o yüzden çook güzel, bu dünya o yüzden cennet! ömrüm benim, küçük sevgilim! beraber uzun yıllarımız olsun ve ben hep sana olan aşkımdan, sevgimden kafayı yiyeyim yıllarca! :) canımsın benim, canımın taaa içisin, canımın ta kendisisin! çok çok çooook seviyorum seni!!!!
çok şükür sağlıkla büyüyor benim küçük adamım..
konuşma yok hala, taklit etmeye çalışıyor ama doğaçlama yaptığında pek anlamıyoruz ne dediğini :) boyu 93 cm olmuş, kilosu 15.300..kocaman bir çocuk oldu sanki..çok şükür bin şükür..
doğumgününü dışarda yaptık arinço'nun..ama adam kafenin kapısından girmedi, bütüüün gün dışarda dolaştı! o yüzden yine düzgün fotoğraflar yok..kısmet napalım..
çok kalabalıktı, ne çok seveni varmış yer cücesinin meğer..çok şükür :)
anlatacak pek bir şey yok..büyüyor..büyüdükçe ballanıyor..biz de büyüyoruz onunla..bakın iki olduk bile!
Allah uzun, sağlıklı, mutlu bir ömür versin oğluma..hayatta herşey gönlünce olsun..
arin, çok seviyorum seni balböceğim! güzel yavrum, dünyammmmm!!!!!!!! iyi ki doğdun! iyi benim oğlum olarak doğdun! sen varsın ya, bu dünya o yüzden çook güzel, bu dünya o yüzden cennet! ömrüm benim, küçük sevgilim! beraber uzun yıllarımız olsun ve ben hep sana olan aşkımdan, sevgimden kafayı yiyeyim yıllarca! :) canımsın benim, canımın taaa içisin, canımın ta kendisisin! çok çok çooook seviyorum seni!!!!
8 Haziran 2015 Pazartesi
değişim başladı mı gerçekten?
ilkokulda yaşlarında falandım..artık o zamanki adı refah partisi miydi neydi işte malum zihniyet güzel bir oy oranı yakalamıştı seçimlerde..anneme ne zaman çarşaf giyeceğimizi sormuştum..o işler o kadar kolay değil demişti..takribi bir 20-25 senedir aynı korkuyla yaşıyoruz aslında biz bu ülkenin kadınları olarak, yediden yetmişe..haklarımızın hiç olacağı korkusu..bunu başka bir ülkenin kadınlarına anlatabilir miyiz bilmiyorum..
dün bir seçim oldu oğlum..sen doğduğundan beri üçüncü kez oy kullanmaya gittik..20 ayda üç seçim..ileri demokrasi bu mu, hani hep anlattıkları?
bu sefer sonuçlara çok da küfretmedim..dikta yıkıldı diyorlar ama ben daha da güçlenerek gelmesinden korkmuyor diilim..diktanın yıkılması için meclise girmesi olmazsa olmaz olarak diretilen parti de içime sinmiyor..
neyse siyasi analizler yapmayacağım..zaten herkes yapıyor bu aralar..sen daha bilmiyorsun arincim ama bu ülkede herkes siyaset bilimci, herkes ekonomist, herkes komplo teorisyeni! ben eksik kalayım boşver!
dün sadece düşündüm ki sorun lider değil bu ülkede sorun halk..biz kendi küçük dünyamızda yaşarken, şehrin nispeten medeni semtlerinde otururken, gezerken ve sosyal hesaplarımızda kendi istediklerimizi takip ederken herkesi biz gibi sanıyoruz..ama öyle değil oğlum..inan bana öyle değil..seni doğduğundan beri en güzel yerlere götürüyoruz, gittiğimiz doktorun bile medeni bir hastanede olmasına dikkat ediyoruz..sen daha halkı görmedin aslında, dilencileri görmedin, menfaat uğruna eğilip bükülenlerle tanışmadın, onlardan olmadığın için kimse seni ötekileştirmedi..daha bilmiyorsun oğlum hiçbir şey..ve seni kendi mutlu medeni dünyamızda tuttuğumuz sürece sen yeni türkiyeyi de pek fazla bilmeden büyüyeceksin! iyilik mi yapıyoruz kötülük mü inan ben de bilmiyorum! ama seni her türlü kötülükten, en çok da insanlardan gelecek kötülüklerden korumak istiyorum!
neyse konu dağılıyor bebeğim..dikta sona erdi gibi görünüyor..yani bir yanımız sevinç..ama yine de ölümü gördük sıtmaya razı olduk demekten kendimi alamıyorum..
peki umut var mı?
sen varken umut olmaz mı oğlum! bizim umudumuz siyasetçiler değil yavrum, bizim umudumuz sizsiniz! her annenin umudu çocuğudur!
seni çok seviyorum güzel oğlum benim, umudum, dünyam, geleceğim..
dün bir seçim oldu oğlum..sen doğduğundan beri üçüncü kez oy kullanmaya gittik..20 ayda üç seçim..ileri demokrasi bu mu, hani hep anlattıkları?
bu sefer sonuçlara çok da küfretmedim..dikta yıkıldı diyorlar ama ben daha da güçlenerek gelmesinden korkmuyor diilim..diktanın yıkılması için meclise girmesi olmazsa olmaz olarak diretilen parti de içime sinmiyor..
neyse siyasi analizler yapmayacağım..zaten herkes yapıyor bu aralar..sen daha bilmiyorsun arincim ama bu ülkede herkes siyaset bilimci, herkes ekonomist, herkes komplo teorisyeni! ben eksik kalayım boşver!
dün sadece düşündüm ki sorun lider değil bu ülkede sorun halk..biz kendi küçük dünyamızda yaşarken, şehrin nispeten medeni semtlerinde otururken, gezerken ve sosyal hesaplarımızda kendi istediklerimizi takip ederken herkesi biz gibi sanıyoruz..ama öyle değil oğlum..inan bana öyle değil..seni doğduğundan beri en güzel yerlere götürüyoruz, gittiğimiz doktorun bile medeni bir hastanede olmasına dikkat ediyoruz..sen daha halkı görmedin aslında, dilencileri görmedin, menfaat uğruna eğilip bükülenlerle tanışmadın, onlardan olmadığın için kimse seni ötekileştirmedi..daha bilmiyorsun oğlum hiçbir şey..ve seni kendi mutlu medeni dünyamızda tuttuğumuz sürece sen yeni türkiyeyi de pek fazla bilmeden büyüyeceksin! iyilik mi yapıyoruz kötülük mü inan ben de bilmiyorum! ama seni her türlü kötülükten, en çok da insanlardan gelecek kötülüklerden korumak istiyorum!
neyse konu dağılıyor bebeğim..dikta sona erdi gibi görünüyor..yani bir yanımız sevinç..ama yine de ölümü gördük sıtmaya razı olduk demekten kendimi alamıyorum..
peki umut var mı?
sen varken umut olmaz mı oğlum! bizim umudumuz siyasetçiler değil yavrum, bizim umudumuz sizsiniz! her annenin umudu çocuğudur!
seni çok seviyorum güzel oğlum benim, umudum, dünyam, geleceğim..
15 Nisan 2015 Çarşamba
eşyalar bir bir evden çıkıyor..sen büyüyosun..
büyüdün be oğlum..çok şükür sağlıkla mutlulukla büyüyosun ama büyüyosun..zamana yetişememek ne fena bişimiş..
biliyor musun arin'cim küçülen bir sürüüüü kıyafetin var..bir kısmını senden sonra gelen bebeklere verdik..bir kısmını ise saklıyorum..kimselere vermeye kıyamıyorum..bende kalsın onlar istiyorum..hala bebek kokun var sanki o giysilerde..kimbilir belki ileride bi çocuğun olur o giyer..belki ona bile veremem, kıyamam..
ilk zamanlar seni emzirirken kollarımda tutamazdım..salondaki kırlentlerden destek alırdım..sonra emzirme yastığı kullanmaya başladım..çok uzun bir süre o yastıkla emzirdim seni..sonra da ortasına oturtmaya başladım seni ilk oturma alıştırmalarında düşmeyesin diye..o yastığı da verdik mesela..
kırmızı bir anakucağın vardı..içine ek bir aparat koymamıza rağmen kayboluyordun içinde..ayakların taşana kadar kullandık..şimdi o da başka bir bebekte..
bir de ev tipi anakucağın vardı..krem rengi..onun üzerinde yemek yedin, uyudun, bizi izledin, sesler çıkardın, bizimle konuştun, kahkahalar attın..o da başka bir bebekte artık..
doğduktan sonra üç ay kadar sepet beşikte uyudun bizim odamızda..o beşik de gitti annem..
sonra park yatağa geçtin..şimdi o yatak ananende..belki seyahatlerimizde kullanırız diyorduk ama o kadar hızlı büyüyosun ki artık sığmayacaksın ona..
ellerin hep ağzında diye sana bi sürü diş kaşıyıcısı almıştık..hepsi duruyo, kıyamıyorum kimselere vermeye..
emziklerin vardı..hiç bir zaman emzik düşkünü olmadın..onlar da duruyo oğlum..
hele ilk çorapların! eline bile geçmiyorlar artık biliyor musun? minyatür çoraplar..veremiyorum onları kimseye..
geçen gün dışarı çıkarken geçen yaz taktığın şapkaları denedim bebeğim..küçük geldiler..o güzel kafana geçmediler..hem biliyor musun annem, sen artık şapka takmayı da sevmiyorsun! oysa o kadar çok yakışıyor ki sana....
çok diil daha geçen sene meyve filen vardı..içine doldururduk meyveleri sömürerek yerdin..cam renden vardı, rendelerdik..artık adam gibi dilimlenmiş meyve yiyosun..
rengarenk oyun halın vardı..maymununu öttürürdün..o da başka bir bebekte..
bir sürü biberon, suluk aldık sana..ama sen hala ilk biberonlarından vazgeçemiyorsun..hala suyunu, sütünü onlarla içiyorsun..bak değişmeyen birşey var işte!
zaman geçiyor, sen büyüyorsun..bazı eşyaların evden bir bir çıkıyor..başka bebeklere gidiyor..ne mutlu!
zaman geçiyor ve birçok şey değişiyor oğlum..bir tek benim sana olan bu deli aşkım, sevgim, tutkum değişmiyor....
içime sokmak istiyorum çocuk seni! çok seviyorum seni çok!
biliyor musun arin'cim küçülen bir sürüüüü kıyafetin var..bir kısmını senden sonra gelen bebeklere verdik..bir kısmını ise saklıyorum..kimselere vermeye kıyamıyorum..bende kalsın onlar istiyorum..hala bebek kokun var sanki o giysilerde..kimbilir belki ileride bi çocuğun olur o giyer..belki ona bile veremem, kıyamam..
ilk zamanlar seni emzirirken kollarımda tutamazdım..salondaki kırlentlerden destek alırdım..sonra emzirme yastığı kullanmaya başladım..çok uzun bir süre o yastıkla emzirdim seni..sonra da ortasına oturtmaya başladım seni ilk oturma alıştırmalarında düşmeyesin diye..o yastığı da verdik mesela..
kırmızı bir anakucağın vardı..içine ek bir aparat koymamıza rağmen kayboluyordun içinde..ayakların taşana kadar kullandık..şimdi o da başka bir bebekte..
bir de ev tipi anakucağın vardı..krem rengi..onun üzerinde yemek yedin, uyudun, bizi izledin, sesler çıkardın, bizimle konuştun, kahkahalar attın..o da başka bir bebekte artık..
doğduktan sonra üç ay kadar sepet beşikte uyudun bizim odamızda..o beşik de gitti annem..
sonra park yatağa geçtin..şimdi o yatak ananende..belki seyahatlerimizde kullanırız diyorduk ama o kadar hızlı büyüyosun ki artık sığmayacaksın ona..
ellerin hep ağzında diye sana bi sürü diş kaşıyıcısı almıştık..hepsi duruyo, kıyamıyorum kimselere vermeye..
emziklerin vardı..hiç bir zaman emzik düşkünü olmadın..onlar da duruyo oğlum..
hele ilk çorapların! eline bile geçmiyorlar artık biliyor musun? minyatür çoraplar..veremiyorum onları kimseye..
geçen gün dışarı çıkarken geçen yaz taktığın şapkaları denedim bebeğim..küçük geldiler..o güzel kafana geçmediler..hem biliyor musun annem, sen artık şapka takmayı da sevmiyorsun! oysa o kadar çok yakışıyor ki sana....
çok diil daha geçen sene meyve filen vardı..içine doldururduk meyveleri sömürerek yerdin..cam renden vardı, rendelerdik..artık adam gibi dilimlenmiş meyve yiyosun..
rengarenk oyun halın vardı..maymununu öttürürdün..o da başka bir bebekte..
bir sürü biberon, suluk aldık sana..ama sen hala ilk biberonlarından vazgeçemiyorsun..hala suyunu, sütünü onlarla içiyorsun..bak değişmeyen birşey var işte!
zaman geçiyor, sen büyüyorsun..bazı eşyaların evden bir bir çıkıyor..başka bebeklere gidiyor..ne mutlu!
zaman geçiyor ve birçok şey değişiyor oğlum..bir tek benim sana olan bu deli aşkım, sevgim, tutkum değişmiyor....
içime sokmak istiyorum çocuk seni! çok seviyorum seni çok!
16 Şubat 2015 Pazartesi
......
ne yazacağımı bilemediğim bir yazıya başlıyorum..
lanet okusam az..küfretsem az..üzülsem az..kahrolsam az..insana dair bütün duygular az..
oğlum,
gencecik 20 yaşında bir kıza tecavüz ettiler, sonra da yaktılar..bu maalesef ilk değildi..son da olmayacak..son olsun istiyoruz ama kötüler çok fazla bu coğrafyada..
sana bakınca hep böyle masum kalmanı diliyorum..annen olarak iki yol var önümde: ya yüzünün o masumiyetini kalbine yerleştirip seni "insan" olarak yetiştireceğim ya da herşeyi bombok edip senden bir şeytan yaratacağım..dilerim Allah ikimizin de yanında olur, ikimizin de yardımcısı olur da ilk yoldan sapmadan seni insan olarak yetiştiririm!
bu ülkenin ne kadar boktan olduğunu sana hep yazıyorum..sen büyüyünceye kadar değişmesi en büyük dileğim..
canım oğlum..bu ülkede kadın olmak çok zor..bir de çocuk olmak zordur bu ülkede..ben seni hep koruyacağım, gücüm yettiğince sana kötülüklerin değmesine izin vermeyeceğim..
iyi, vicdanlı, sağduyulu bir insan ol..ilk sözün "ben erkeğim!" olmasın, önce "ben insanım!" de!
insan olduğunu unutma..bir de senin annen de bu ülkede bir kadın, bunu sakın unutma! vicdanın terazin olsun, yolun olsun, ışığın olsun oğlum!
lanet okusam az..küfretsem az..üzülsem az..kahrolsam az..insana dair bütün duygular az..
oğlum,
gencecik 20 yaşında bir kıza tecavüz ettiler, sonra da yaktılar..bu maalesef ilk değildi..son da olmayacak..son olsun istiyoruz ama kötüler çok fazla bu coğrafyada..
sana bakınca hep böyle masum kalmanı diliyorum..annen olarak iki yol var önümde: ya yüzünün o masumiyetini kalbine yerleştirip seni "insan" olarak yetiştireceğim ya da herşeyi bombok edip senden bir şeytan yaratacağım..dilerim Allah ikimizin de yanında olur, ikimizin de yardımcısı olur da ilk yoldan sapmadan seni insan olarak yetiştiririm!
bu ülkenin ne kadar boktan olduğunu sana hep yazıyorum..sen büyüyünceye kadar değişmesi en büyük dileğim..
canım oğlum..bu ülkede kadın olmak çok zor..bir de çocuk olmak zordur bu ülkede..ben seni hep koruyacağım, gücüm yettiğince sana kötülüklerin değmesine izin vermeyeceğim..
iyi, vicdanlı, sağduyulu bir insan ol..ilk sözün "ben erkeğim!" olmasın, önce "ben insanım!" de!
insan olduğunu unutma..bir de senin annen de bu ülkede bir kadın, bunu sakın unutma! vicdanın terazin olsun, yolun olsun, ışığın olsun oğlum!
10 Şubat 2015 Salı
öyle delice bir aşk..
arin'im canım..canparem..güzel çocuğum..
sana sayfalarca yazılar yazasım var..anlatmak istediğim milyonlarca duygu var sana dair hissettiğim..insanın evladına olan sevgisi yazıya nasıl dökülür ki?!
bazen sana bakıyorum "acaba yeterince hissettirebiliyor muyum onu ne çok sevdiğimi ona?" diye soruyorum kendime..umarım hissedebiliyorsundur..
oyun oynarken bir anda bana dönüp bakıyorsun bi de gülüyorsun..acaba hissediyo musun o anlarda seni ne kadar çok sevdiğimi?
kucağıma almamı istiyorsun ve bi anda sarılıyorsun..o kadar çok seviyorum ki o hissi, sen de fark ediyor musun?
sen kucağımdayken, ayaktaysak göğsünü öpüyorum, seni biraz yukarıda tutup başımı göğsüne koyuyorum..öyle bir huzur ki o, sen de hissedebiliyor musun o huzuru?
seni yatağa, yere veya koltuğa yatırıp çılgınlar gibi mıncıklayıp öpüyorum ve sen en çok bunu ben yaptığım zaman kahkaha atıyorsun..o kadar eğlenceli ki, sence de öyle mi acaba?
gece uyandığında seni yanıma aldığımda biraz emiyorsun sonra da bana sırtını yaslıyorsun, sarmaş dolaş uyuyoruz..en güzel rüyaları ben bu anlarda görüyorum, sen de görüyor musun?
durmadan seni çok sevdiğimi söylüyorum..bildiğim bütün dillerde söylüyorum..sadece sana diil herkese "ben çocuğumu çok seviyorum" diyorum..farkındasın diil mi oğlum?
işteyken seni çok özlüyorum..hem de çok..ben evdeyken telefon çaldığında elini kulağına götürüp "alo" diyorsun ama ben yokken "anne" diyormuşsun..sen de özlüyorsun demek ki..
ama eve gelince beni kocaman bir gülümsemeyle karşılıyorsun ya..o karşılama nasıl anlatılır bilemiyorum..
öyle güzel öyle masum öyle içten bakıyorsun ki bana..bambaşka biri oluyorum..süper kahramanmışım gibi sanki..dünyanın en iyi insanıymışım gibi..hatam günahım yokmuş gibi sanki hiç..
ben sana baktıkça içimde havai fişekler patlıyor oğlum..kalbim daha hızlı atıyor, aklım uçup gidiyor..
çok kocaman çok seviyorum seni..dünyalar kadar..okyanuslar kadar..yıldızlar kadar..evren kadar..kimsenin kimseyi sevmediği kadar..
canımsın benim canımın en içisin..senden gelen herşey kabulüm oğlum..ben senin hep arkandayım, yanındayım, canındayım..sen benim hep minicik, ufacık, kocaman gülümseyen oğlumsun..sen geldiğinden beri, beni anne yaptığından beri, ben sana her baktığımda en sevdiğim sayı onbir, en sevdiğim ay ekim, en sevdiğim harf "A"..
güzel yavrum benim..arin'im..küçük adamım büyük aşkım..herşeyim..ruhum..dünyam..ömrüm..annen seni çok seviyor o kadar çok ki her gün aklını kaybediyor!
sana sayfalarca yazılar yazasım var..anlatmak istediğim milyonlarca duygu var sana dair hissettiğim..insanın evladına olan sevgisi yazıya nasıl dökülür ki?!
bazen sana bakıyorum "acaba yeterince hissettirebiliyor muyum onu ne çok sevdiğimi ona?" diye soruyorum kendime..umarım hissedebiliyorsundur..
oyun oynarken bir anda bana dönüp bakıyorsun bi de gülüyorsun..acaba hissediyo musun o anlarda seni ne kadar çok sevdiğimi?
kucağıma almamı istiyorsun ve bi anda sarılıyorsun..o kadar çok seviyorum ki o hissi, sen de fark ediyor musun?
sen kucağımdayken, ayaktaysak göğsünü öpüyorum, seni biraz yukarıda tutup başımı göğsüne koyuyorum..öyle bir huzur ki o, sen de hissedebiliyor musun o huzuru?
seni yatağa, yere veya koltuğa yatırıp çılgınlar gibi mıncıklayıp öpüyorum ve sen en çok bunu ben yaptığım zaman kahkaha atıyorsun..o kadar eğlenceli ki, sence de öyle mi acaba?
gece uyandığında seni yanıma aldığımda biraz emiyorsun sonra da bana sırtını yaslıyorsun, sarmaş dolaş uyuyoruz..en güzel rüyaları ben bu anlarda görüyorum, sen de görüyor musun?
durmadan seni çok sevdiğimi söylüyorum..bildiğim bütün dillerde söylüyorum..sadece sana diil herkese "ben çocuğumu çok seviyorum" diyorum..farkındasın diil mi oğlum?
işteyken seni çok özlüyorum..hem de çok..ben evdeyken telefon çaldığında elini kulağına götürüp "alo" diyorsun ama ben yokken "anne" diyormuşsun..sen de özlüyorsun demek ki..
ama eve gelince beni kocaman bir gülümsemeyle karşılıyorsun ya..o karşılama nasıl anlatılır bilemiyorum..
öyle güzel öyle masum öyle içten bakıyorsun ki bana..bambaşka biri oluyorum..süper kahramanmışım gibi sanki..dünyanın en iyi insanıymışım gibi..hatam günahım yokmuş gibi sanki hiç..
ben sana baktıkça içimde havai fişekler patlıyor oğlum..kalbim daha hızlı atıyor, aklım uçup gidiyor..
çok kocaman çok seviyorum seni..dünyalar kadar..okyanuslar kadar..yıldızlar kadar..evren kadar..kimsenin kimseyi sevmediği kadar..
canımsın benim canımın en içisin..senden gelen herşey kabulüm oğlum..ben senin hep arkandayım, yanındayım, canındayım..sen benim hep minicik, ufacık, kocaman gülümseyen oğlumsun..sen geldiğinden beri, beni anne yaptığından beri, ben sana her baktığımda en sevdiğim sayı onbir, en sevdiğim ay ekim, en sevdiğim harf "A"..
güzel yavrum benim..arin'im..küçük adamım büyük aşkım..herşeyim..ruhum..dünyam..ömrüm..annen seni çok seviyor o kadar çok ki her gün aklını kaybediyor!
13 Ağustos 2014 Çarşamba
ya isterse.......
bilogcan biz burada işimize gücümüze bakarken, seçimlere söverken, ev-iş arası git gel yaparken, arin büyürken, ben şaşırırken, sen okunurken genç bir türk adam dünyayı bisikletiyle dolaşıyor! inanılmaz dimi? bisikletle dünya turu! tam bi çılgınlık!
ben bisikletimle bostancıdan modaya gittiğimde "of be ne sürdüm ama?!" diyorum adam dünyayı geziyo..bak öle uçağa falan binmiyo..ankara'dan çıktı yola şu an afrika kıtasında bi yerlerde! uçak yok araba yok tren yok! sadece bisikletle!
blogunu her okuduğumda aklıma bin türlü şey geliyo..ya arin de bi gün karşıma benzer ya da aynı çılgınlıkla çıkarsa?!
düşünsene bilogcan..arin büyüyecek ve gelecek bana "anne ben bisikletle dünya turuna çıkıcam! çölleri aşacam! bütün kıtaları gezecem! ve 6-7 yıl buralarda olmicam!" dicek! aklımı yitiririm...amaaa....gurur duyarım be bilogcan! ona verdiğim dünya görüşünün bu denli ileri olması göğsümü kabartır!
benim en çılgın isteğim motorsiklet kullanmak oldu..hala da isterim ama olmadı tabii..tehlikeli vs. peki bi gün arin'in kullanmasını ister miyim? bilmem..ben kullanayım o da arkamda otursun en iyisi! :)
mesela paraşütle atlamayı da çok istedim ben..o da olmadı..tehlikeliydi çünkü! peki arin atlamak istese? bilmem..korkarım sanırım çok fazla..
bungee jumping yapmayı da istedim..bunu istediğim zamanlar nerede yapılabiliyor türkiyede bilmiyordum..yapamadım..arin yapmak isterse? bilmem..o halata güvensem mi ki?
hızlı giden arabaları çok severdim..ralli falan aklımı başımdan alırdı..ralli de yapmadım..arin ya hızlı bi sürücü olursa? bilmem..kaza falan allah korusun!
yükseklere çıkmaya bayılırdım..çıktım da fırsatını buldukça..peki arin dağcı olmak isterse? bilmem..çığ falan tehlikeli olmaz mı?!
arin'cim..bu yapmak istediklerim varya artık beni acayip korkutuyo oğlum! mesela paraşütle atlamayı bırak, atlayan arkadaşların fotoğraflarına bile bakamıyorum! yükseklere çıkmak mı? eyfel'e nası çıktığıma şu an şaşırıyorum! uçağa falan nası binilir hatırlamıyorum! bungee jumping yapacağımı düşündükçe elim ayağım titriyor! baban arabada 100'ü azıcık geçsin tırnaklarım koltuğa geçiyo! motorsiklet sürmeyi hala istiyorum ama vespa falan daha güvenli be sanki! ^.^ ama sen yapmak istediğinde seni engellemek istemiyorum..gençken, cesaretin varken yap isterim..bi kısmını yaptıktan sonra bana anlatırsan hiç kızmam bebeğim! en azından olası bi kalp krizini engellemiş olursun! :)
yazının başında bahsettiğim "demir atlı adam" kim mi? gürkan genç..ya onun annesi sadece kendi korkuları nedeniyle onu engelleseydi? çıkamasaydı dünya turuna? biz de muhteşem yol hikayelerini okuyamasaydık?
arin'im..ben dünyayı gezmeyi de çok istedim ama gezemedim pek..neyse belki büyüyünce seninle gezeriz..alırız motorumuzu, dağları tepeleri aşarız belki de..
belki de senin gittiğin, gördüğün, gezdiğin yerlerden attığın kartlarla hayal kurarak gezerim dünyayı!
ufkun hep açık olsun oğlum!
gürkan genç'in blogunu okumak isteyen olursa ki okuyun bence: www.gurkangenc.com
ben bisikletimle bostancıdan modaya gittiğimde "of be ne sürdüm ama?!" diyorum adam dünyayı geziyo..bak öle uçağa falan binmiyo..ankara'dan çıktı yola şu an afrika kıtasında bi yerlerde! uçak yok araba yok tren yok! sadece bisikletle!
blogunu her okuduğumda aklıma bin türlü şey geliyo..ya arin de bi gün karşıma benzer ya da aynı çılgınlıkla çıkarsa?!
düşünsene bilogcan..arin büyüyecek ve gelecek bana "anne ben bisikletle dünya turuna çıkıcam! çölleri aşacam! bütün kıtaları gezecem! ve 6-7 yıl buralarda olmicam!" dicek! aklımı yitiririm...amaaa....gurur duyarım be bilogcan! ona verdiğim dünya görüşünün bu denli ileri olması göğsümü kabartır!
benim en çılgın isteğim motorsiklet kullanmak oldu..hala da isterim ama olmadı tabii..tehlikeli vs. peki bi gün arin'in kullanmasını ister miyim? bilmem..ben kullanayım o da arkamda otursun en iyisi! :)
mesela paraşütle atlamayı da çok istedim ben..o da olmadı..tehlikeliydi çünkü! peki arin atlamak istese? bilmem..korkarım sanırım çok fazla..
bungee jumping yapmayı da istedim..bunu istediğim zamanlar nerede yapılabiliyor türkiyede bilmiyordum..yapamadım..arin yapmak isterse? bilmem..o halata güvensem mi ki?
hızlı giden arabaları çok severdim..ralli falan aklımı başımdan alırdı..ralli de yapmadım..arin ya hızlı bi sürücü olursa? bilmem..kaza falan allah korusun!
yükseklere çıkmaya bayılırdım..çıktım da fırsatını buldukça..peki arin dağcı olmak isterse? bilmem..çığ falan tehlikeli olmaz mı?!
arin'cim..bu yapmak istediklerim varya artık beni acayip korkutuyo oğlum! mesela paraşütle atlamayı bırak, atlayan arkadaşların fotoğraflarına bile bakamıyorum! yükseklere çıkmak mı? eyfel'e nası çıktığıma şu an şaşırıyorum! uçağa falan nası binilir hatırlamıyorum! bungee jumping yapacağımı düşündükçe elim ayağım titriyor! baban arabada 100'ü azıcık geçsin tırnaklarım koltuğa geçiyo! motorsiklet sürmeyi hala istiyorum ama vespa falan daha güvenli be sanki! ^.^ ama sen yapmak istediğinde seni engellemek istemiyorum..gençken, cesaretin varken yap isterim..bi kısmını yaptıktan sonra bana anlatırsan hiç kızmam bebeğim! en azından olası bi kalp krizini engellemiş olursun! :)
yazının başında bahsettiğim "demir atlı adam" kim mi? gürkan genç..ya onun annesi sadece kendi korkuları nedeniyle onu engelleseydi? çıkamasaydı dünya turuna? biz de muhteşem yol hikayelerini okuyamasaydık?
arin'im..ben dünyayı gezmeyi de çok istedim ama gezemedim pek..neyse belki büyüyünce seninle gezeriz..alırız motorumuzu, dağları tepeleri aşarız belki de..
belki de senin gittiğin, gördüğün, gezdiğin yerlerden attığın kartlarla hayal kurarak gezerim dünyayı!
ufkun hep açık olsun oğlum!
gürkan genç'in blogunu okumak isteyen olursa ki okuyun bence: www.gurkangenc.com
Etiketler:
arin'e sesleniş,
bisikletle dünya turu,
gürkan genç
2 Temmuz 2014 Çarşamba
sinmiyor içime oğlum..
ah oğlum..canım oğlum..
hep neşeli şeyler yazasım var aslında buraya..hani bir gün okursun diye..ama yine aynı sebepten kötü şeyleri de yazasım var..
ama karar veremiyorum..benim iyim ve kötüm ileride senin de iyin ve kötün olur mu ki? seni biz yetiştireceğiz, düşüncelerimizin birbirinden çok da uzağa düşmeyeceğini sanıyorum..
cumhurbaşkanlığı seçimleri var oğlum bu yaz..ilk defa halk seçecek..biz seçeceğiz mi demeliydim? ben kendimi halk gibi hissetmiyorum ki uzun süredir..zira benim isteklerimi ipleyen yok! ya da şöyle diyeyim; biz "halk"ız ama bir de "ümmet" var..ve asıl seçimi onlar yapıyorlar!
kafan karıştı dimi? büyüyünce böyle bir fark kalmaz umarım oğlum..
sinmiyor içime oğlum..ne oy vermem için bana dayatılan aday içime siniyor ne de kazanacağından emin olduğum adayın o koltuğa, atatürk'ün oturduğu o koltuğa oturacak olması içime siniyor!
ben bu ülke boka battıkça hep niye burada doğduğumu sorgular oldum..oysa ben "halk"a inanırdım..görmüş geçirmiş bir milletin torunları olduğumuzu düşünürdüm..ama sorgular oldum işte..ödüm kopuyor sen de sorgulayacaksın diye..
bugün 2 temmuz oğlum..yine bir katliamın yıl dönümü..içim yanıyor..
oğlum, o katliamı gerçekleştirenler yapıyor asıl seçimi..o katliamı gerçekleştirenler seçilecek yine..
vicdanlı, sağduyulu ve en önemlisi iyi kalpli bir insan ol oğlum!
"halk"a güvenimi, inancımı kaybettim ama çocuklarımıza güvenmek, inanmak istiyorum..
allah'ım seni daima korusun..
#unutmadımaklimda
hep neşeli şeyler yazasım var aslında buraya..hani bir gün okursun diye..ama yine aynı sebepten kötü şeyleri de yazasım var..
ama karar veremiyorum..benim iyim ve kötüm ileride senin de iyin ve kötün olur mu ki? seni biz yetiştireceğiz, düşüncelerimizin birbirinden çok da uzağa düşmeyeceğini sanıyorum..
cumhurbaşkanlığı seçimleri var oğlum bu yaz..ilk defa halk seçecek..biz seçeceğiz mi demeliydim? ben kendimi halk gibi hissetmiyorum ki uzun süredir..zira benim isteklerimi ipleyen yok! ya da şöyle diyeyim; biz "halk"ız ama bir de "ümmet" var..ve asıl seçimi onlar yapıyorlar!
kafan karıştı dimi? büyüyünce böyle bir fark kalmaz umarım oğlum..
sinmiyor içime oğlum..ne oy vermem için bana dayatılan aday içime siniyor ne de kazanacağından emin olduğum adayın o koltuğa, atatürk'ün oturduğu o koltuğa oturacak olması içime siniyor!
ben bu ülke boka battıkça hep niye burada doğduğumu sorgular oldum..oysa ben "halk"a inanırdım..görmüş geçirmiş bir milletin torunları olduğumuzu düşünürdüm..ama sorgular oldum işte..ödüm kopuyor sen de sorgulayacaksın diye..
bugün 2 temmuz oğlum..yine bir katliamın yıl dönümü..içim yanıyor..
oğlum, o katliamı gerçekleştirenler yapıyor asıl seçimi..o katliamı gerçekleştirenler seçilecek yine..
vicdanlı, sağduyulu ve en önemlisi iyi kalpli bir insan ol oğlum!
"halk"a güvenimi, inancımı kaybettim ama çocuklarımıza güvenmek, inanmak istiyorum..
allah'ım seni daima korusun..
#unutmadımaklimda
13 Mayıs 2014 Salı
oğlum..
arin'im..canım oğlum..ballı lokma tatlım..kaymaklı ekmek kadayıfım..cevizli baklavam..şerbetli şekerparem..evet annen diyette yavrucum! :)
her gün her saat her dakika her an seninle ilgili hayaller kuruyorum..
mesela.....
iyi bi müzisyen olmuşsun..konserine gelmişim..herkes çılgınca alkışlıyo seni..ve ben gururdan bitiyorum!
ya da..
doktor olmuşsun..hastalıklara çareler buluyosun..
ya da..
karne almışsın..notların hiçbir önemi yok..o çok istediğin şeyi sana karne hediyesi olarak almışız..kahkahalarımız birbirine karışıyo..
ya da..
mühendis olmuşsun..şahane şeyler yapıyosun..mühendisliğini senin yaptığın uçaklara falan biniyoruz..
ya da..
başarılı bi sporcu olmuşsun..madalyalar kazanıyosun..
ya da..
mezun olmuşsun..o çok isteyerek girdiğin okulu bitirmişsin..kepini havalara atıyosun..benim de sevinçten aklım havalara uçuyo!
ya da..
bilimadamı olmuşsun..son icadınla nobel kazanıyosun..
ya da..
aşık olmuşsun..çok tatlı çok güzel bi kıza..ben biraz kıskanıyorum ama aynı zamanda mutluluktan havalara uçuyorum! ^.^
ya da..
iyi bi insan olmuşsun oğlum..duyarlı, vefakar, sağduyulu, vicdanlı, özgür, adaletli..en büyük hayalim de bu..iyi erdemlere sahip bi insan olman......
hayatta ne istersen onu ol bebeğim..kendin ol..kendi isteklerinin hayallerinin peşinden git..kendini sev..ben nasılsa seni her halinle severim! ama sen kendi değerini bil..sen çok değerlisin çünkü!
seni çok seviyorum minik aşkım çoook! ^.^
her gün her saat her dakika her an seninle ilgili hayaller kuruyorum..
mesela.....
iyi bi müzisyen olmuşsun..konserine gelmişim..herkes çılgınca alkışlıyo seni..ve ben gururdan bitiyorum!
ya da..
doktor olmuşsun..hastalıklara çareler buluyosun..
ya da..
karne almışsın..notların hiçbir önemi yok..o çok istediğin şeyi sana karne hediyesi olarak almışız..kahkahalarımız birbirine karışıyo..
ya da..
mühendis olmuşsun..şahane şeyler yapıyosun..mühendisliğini senin yaptığın uçaklara falan biniyoruz..
ya da..
başarılı bi sporcu olmuşsun..madalyalar kazanıyosun..
ya da..
mezun olmuşsun..o çok isteyerek girdiğin okulu bitirmişsin..kepini havalara atıyosun..benim de sevinçten aklım havalara uçuyo!
ya da..
bilimadamı olmuşsun..son icadınla nobel kazanıyosun..
ya da..
aşık olmuşsun..çok tatlı çok güzel bi kıza..ben biraz kıskanıyorum ama aynı zamanda mutluluktan havalara uçuyorum! ^.^
ya da..
iyi bi insan olmuşsun oğlum..duyarlı, vefakar, sağduyulu, vicdanlı, özgür, adaletli..en büyük hayalim de bu..iyi erdemlere sahip bi insan olman......
hayatta ne istersen onu ol bebeğim..kendin ol..kendi isteklerinin hayallerinin peşinden git..kendini sev..ben nasılsa seni her halinle severim! ama sen kendi değerini bil..sen çok değerlisin çünkü!
seni çok seviyorum minik aşkım çoook! ^.^
11 Mayıs 2014 Pazar
7 ay önce bugün..
7 ay önce bugün anne oldum ben..dünyanın en büyük manyaklığı ile o gün tanıştım.."anne olunca anlarsın"ları o gün anladım..annemi anladım..daha empatik oldum..daha hoşgörülü, sabırlı oldum..başkasının mutluluğuna sevinmenin, bi gülücüğe dünyaları vermenin ne olduğunu o gün öğrendim..küçücük bi bedeni bedenimle besleyebileceğimi o gün öğrendim..birinin bana yüzde yüz muhtaç olması ne demek o gün öğrendim..benim de birine yüzde yüz muhtaç olduğumu o gün öğrendim..birisine hissettiklerini adlandıramamayı o gün öğrendim..aşk desen diil, sevgi desen diil..daha yüce daha altı dolu daha başka bi his bu.."kıyamamak" nası bişimiş o gün öğrendim..sevinçten gerçekten ağlamak, gerçekten sevinmek ne demekmiş o gün anladım..
hayatta yaptığım en güzel şeysin sen oğlum..allah beni senden ayırmasın, beni seninle sınamasın..her anneler gününde 11.10.2013 tarihini hatırlayacağımı biliyorum..allah unutturmasın..seni çok ama çok seviyorum bebeğim! en güzel hediyem!
ve annem..bi cok konuda benden daha iyi olabilirsin annem..ne bilim, benden daha guzel yemek yapiyosun ya da benden daha iyi misafir agirliyosun, pilavin dibini tutturmuyosun mesela ya da tatlilarin daha bi tatli oluyolar ama bi konuda sana fark atarim! benim cocugum seninkinden daha guzel iste! seni cok seviyorum cook! anneler gunun kutlu olsun canimm!
hayatta yaptığım en güzel şeysin sen oğlum..allah beni senden ayırmasın, beni seninle sınamasın..her anneler gününde 11.10.2013 tarihini hatırlayacağımı biliyorum..allah unutturmasın..seni çok ama çok seviyorum bebeğim! en güzel hediyem!
ve annem..bi cok konuda benden daha iyi olabilirsin annem..ne bilim, benden daha guzel yemek yapiyosun ya da benden daha iyi misafir agirliyosun, pilavin dibini tutturmuyosun mesela ya da tatlilarin daha bi tatli oluyolar ama bi konuda sana fark atarim! benim cocugum seninkinden daha guzel iste! seni cok seviyorum cook! anneler gunun kutlu olsun canimm!
Etiketler:
7. ay,
anne,
anneler günü,
annelik,
annem,
arin,
arin'e sesleniş,
aşk
7 Mayıs 2014 Çarşamba
daldan dala..
arin 3 mayıs 2014 cumartesi günü ilk defa çıplak ayakla çime ve toprağa değdi..ilk defa ayakları denize değdi..çok keyif aldı ^.^
deniz demişken..
dün bu ülkenin utanç günlerinden birinin yıldönümüydü oğlum..akşam sana "sen denizleri biliyo musun bakim?" diye sordum, sense bana kocaman gülümsedin..umarım sen büyürken bi daha böle utanç günlerimiz olmaz ve sen bunları sadece benden ve babandan dinlediğin için bilirsin..
hıdrellezi kutladın mı bilogcan? benim dilekler aynı..gömdüm gül dibine..sahile indiğim bi vakit denize atıcam..umarım kabul olur ^.^
2.5 kilo verdim..akşamları yemek yemiyorum ve işe yarıyo ^.^
arin pazar günü 7 aylık oluyo..7 ay..ne çabuk büyüyo!!!!!
resmi bi türlü düz ekleyemedim yahu?!
deniz demişken..
dün bu ülkenin utanç günlerinden birinin yıldönümüydü oğlum..akşam sana "sen denizleri biliyo musun bakim?" diye sordum, sense bana kocaman gülümsedin..umarım sen büyürken bi daha böle utanç günlerimiz olmaz ve sen bunları sadece benden ve babandan dinlediğin için bilirsin..
hıdrellezi kutladın mı bilogcan? benim dilekler aynı..gömdüm gül dibine..sahile indiğim bi vakit denize atıcam..umarım kabul olur ^.^
2.5 kilo verdim..akşamları yemek yemiyorum ve işe yarıyo ^.^
arin pazar günü 7 aylık oluyo..7 ay..ne çabuk büyüyo!!!!!
resmi bi türlü düz ekleyemedim yahu?!
Etiketler:
arin,
arin'e sesleniş,
caddebostan sahil,
denizler,
hıdrellez,
ilk,
sahil
13 Mart 2014 Perşembe
düzelir mi?
arin'im baldan tatlı canım oğlum..
dün bu ülke evladını gömdü..15 yaşında..15 yaşına girdiğini bilmeden gitti berkin..
devlet faili mechul bir ölümmüş gibi yapıyor..faili var yavrum failini, katilini hepimiz tanıyoruz biliyoruz..ve o çıkıp da bir özür, bir başsağlığı bile dilemiyor..
dün bu ülke vicdanını da gömdü arincim..
ben çok korkuyorum arin'im..seni koruyamamaktan, seni bu ortamda büyütmek zorunda kalmaktan korkuyorum..acaba düzelir mi herşey? çocuklarımızın hatrına daha iyi insanlar olabilir miyiz?
dün berkin'in babasını izledim..anlattı oğlunu..yaşadıklarını anlattı..katili söyledi..sakindi çok sakin..böyle adamların yetiştireceği çocuklar ölmemeli öldürülmemeli..dünyada hiçbir çocuk ölmemeli, öldürülmemeli arincim..
karanlık günler yaşıyoruz oğlum..bu başımızdakiler daha öncekiler gibi değiller..bunlar kana susamış..farklılar..şeytanla işbirliği yapmışlar..bunlarla nasıl başedeceğimizi bulmaya çalışıyoruz hep beraber..
ali ismail'in, abdocan'ın, medeni'nin, ethem'in, berkin'in ismi parklara verilse..ve ben senin elinden tutup o parklara gitsem keşke..anlatsam sana olanları ve onların kim olduklarını..ve sen şaşırsan..çok şaşırsan..çünkü sen büyürken türkiye çok güzel bir yer olsa, sen bizim yaşadıklarımızı hiç yaşamamış olsan..ve kıymetini bilsen o parkların, o insanların..
ben bu ülkede yaşayan normal bir anne olmak istiyorum..tek derdim çocuğuma ne yemek yapsam olsa..tek derdim çocuğumu nereye götürsem olsa..en büyük kavgam çocuğuma cips yedirmemek olsa mesela..sonra arada bir hayaller kursam çocuğumla ilgili..okula başladığını hayal etsem, mezuniyetini hayal etsem, mürüvvetini hayal etsem..korkmadan..normal sıradan bir anne olsam keşke..
bu ülkedeki bütün annelerin içine acı ve korku yerleştirdiler..sadece bu yüzden bile yatacak yerleri yok bunların!
canım oğlum..
ben 11 mart sabahı saat yedide seni sıcacık yatağından alıp emzirdim..sen bana gülücükler attın..kafanı elini ağzını yüzünü her yerini öptüm kokladım seni emzirirken.."bugün tam 5 aylık oldu benim bebeğim" dedim..sevindim..sağlıklısın diye, büyüyorsun diye sevindim..
meğer aynı sabah saat yedide bir anne yanmış kavrulmuş..bilmiyordum..
Allah'ım seni korusun oğlum..beni seninle sınamasın..beni sensiz bırakmasın..Allah'ım bütün çocukları korusun, hiçbirini annelerinden ayırmasın......
seni o kadar çok seviyorum ki..
dün bu ülke evladını gömdü..15 yaşında..15 yaşına girdiğini bilmeden gitti berkin..
devlet faili mechul bir ölümmüş gibi yapıyor..faili var yavrum failini, katilini hepimiz tanıyoruz biliyoruz..ve o çıkıp da bir özür, bir başsağlığı bile dilemiyor..
dün bu ülke vicdanını da gömdü arincim..
ben çok korkuyorum arin'im..seni koruyamamaktan, seni bu ortamda büyütmek zorunda kalmaktan korkuyorum..acaba düzelir mi herşey? çocuklarımızın hatrına daha iyi insanlar olabilir miyiz?
dün berkin'in babasını izledim..anlattı oğlunu..yaşadıklarını anlattı..katili söyledi..sakindi çok sakin..böyle adamların yetiştireceği çocuklar ölmemeli öldürülmemeli..dünyada hiçbir çocuk ölmemeli, öldürülmemeli arincim..
karanlık günler yaşıyoruz oğlum..bu başımızdakiler daha öncekiler gibi değiller..bunlar kana susamış..farklılar..şeytanla işbirliği yapmışlar..bunlarla nasıl başedeceğimizi bulmaya çalışıyoruz hep beraber..
ali ismail'in, abdocan'ın, medeni'nin, ethem'in, berkin'in ismi parklara verilse..ve ben senin elinden tutup o parklara gitsem keşke..anlatsam sana olanları ve onların kim olduklarını..ve sen şaşırsan..çok şaşırsan..çünkü sen büyürken türkiye çok güzel bir yer olsa, sen bizim yaşadıklarımızı hiç yaşamamış olsan..ve kıymetini bilsen o parkların, o insanların..
ben bu ülkede yaşayan normal bir anne olmak istiyorum..tek derdim çocuğuma ne yemek yapsam olsa..tek derdim çocuğumu nereye götürsem olsa..en büyük kavgam çocuğuma cips yedirmemek olsa mesela..sonra arada bir hayaller kursam çocuğumla ilgili..okula başladığını hayal etsem, mezuniyetini hayal etsem, mürüvvetini hayal etsem..korkmadan..normal sıradan bir anne olsam keşke..
bu ülkedeki bütün annelerin içine acı ve korku yerleştirdiler..sadece bu yüzden bile yatacak yerleri yok bunların!
canım oğlum..
ben 11 mart sabahı saat yedide seni sıcacık yatağından alıp emzirdim..sen bana gülücükler attın..kafanı elini ağzını yüzünü her yerini öptüm kokladım seni emzirirken.."bugün tam 5 aylık oldu benim bebeğim" dedim..sevindim..sağlıklısın diye, büyüyorsun diye sevindim..
meğer aynı sabah saat yedide bir anne yanmış kavrulmuş..bilmiyordum..
Allah'ım seni korusun oğlum..beni seninle sınamasın..beni sensiz bırakmasın..Allah'ım bütün çocukları korusun, hiçbirini annelerinden ayırmasın......
seni o kadar çok seviyorum ki..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



