Sayfalar

18 Kasım 2014 Salı

bizim zamanımızda..

bir bilgisayara sahip olduğumda 6, hadi bilemedin 7 yaşındaydım.. (annem kesin biliyodur kesin!) benim neslim için oldukça erken bi yaş..mahallede bizden başka kimsede bilgisayar yoktu..komşu çocukları falan oyun oynamaya gelirlerdi..biz de oynardık..ama yine de sokak daha cazip gelirdi..

ben kendimi bildim bileli evimizde televizyon var..çok fazla kapalı da görmedim televizyonu :) bizim evimiz televizyon izlenen bir evdi yani..ama ben lise sondayken bile akşamları bir dizi izleme hakkım vardı ve o zaman diziler şimdiki gibi gece yarıları bitmezdi, saat dokuz civarı biterdi..sonra yatak..kurallar böyle..hala parlament gece sineması nası bişeydi bilmem..o konu çok gizemli, o müzikten sonra ne çıkıyodu acaba?! :)

telefon da vardı hep..neyse..telefon konusunda pek konuşmayalım bence, zira aile bütçemizi az yerle bir etmedim.. O_o

kendime ait bi cep telefonum üniversiteye başladığımda oldu..ondan önce babamınkini az sömürmedim..cep telefonuyla da 11 -12 yaşında tanışmışımdır sanırım (piyasaya çıktığı ilk yıl)

ilk laptop bilgisayarla da 10 yaşlarında falan tanıştım..çok havalı geliyordu bana o zamanlar..

sonra teknoloji ilerledi tabletler, akıllı telefonlar, lcdler falanlar filanlar..

akıllı telefonumu bana evlendiğim yaz doğum günü hediyesi olarak kocca almıştı..valla hala hakim diilim akıllı telefon özelliklerine..işime yarayan herşey ana ekranda duruyo..arada hafıza doluyo falan diyo onu da kocca hallediyo..

bacak kadarken bilgisayarım oldu ama bilgisayar konusunda hala mal gibiyim! işe yarar temel şeyleri biliyorum..geri kalanları da başım sıkışınca öğrenmeye çalışıyorum..he evet word de yazı mazı yazabiliyorum, excel de basit tablolar falan yapıyorum ama o kadar..fazlasını bilmiyorum..aslında cv'mde yazan "office programlarını biliyorum" ifadesi tamamen yalan!

televizyonu ilk ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum, o kadar uzun süredir hayatımda ama mesela hala kanal kurulumu yapmak için bile bin tane yeri kurcalamam gerekiyor..hele yeni televizyonların kumandaları bana adeta uzay mekiği paneli gibi geliyo..

laptop'ı çok güzel açarım kaparım ve düşürürüm! notebook ile aralarında bi fark var mı bilmem!

tablet'i kullanmayı beceremiyorum..klavye insanıyım ben..

benim ailem beni bilinçli bi şekilde teknolojiden uzak tutmadı..ben meraklı diildim..ve dolasıyla bi türlü hakkıyla öğrenemedim bu aletleri kullanmayı..günümüzde geldiğimiz noktaya bakarsak bu aletler olmadan hiç bi bok yapamıyoruz aslında ve ben bi çok şeyi el yordamıyla yapmak/bulmak zorunda kalabiliyorum..

çocuklarına hiç cep telefonu, tablet vermeyen, televizyon izlemeyen hatta evine televizyon almayan aileler biliyorum..ben 31 yaşındayım..yukarıda anlattıklarım, doğumumdan itibaren düşünürsek, teknolojinin 31 senede geldiği nokta aslında..yani 31 senede elimiz kolumuz bağlandı bu aletlere..benim 3,5 sene önce evlenirken aldığım son model televizyon eskidi bile! telefonum yakında akıllı telefonların atası sayılacak! laptoplar ya da notebooklar artık demode..tabletler bile eskisi kadar kullanılmıyo..akıllı telefonlar yetiyo..sağım solum aplikasyon..diyete mi girdin? hoop bin tane aplikasyondan seç istediğini..hamile misin? hafta hafta gebelik aplikasyonları gırla..seç al..

teknoloji bu kadar hayatımızdayken ben çocuğumu ondan mahrum büyütmeyi göze alamıyorum..evet zihinsel gelişimi için zararlı olabiliyorlar biliyorum ama burada bahsettiğim 1 yaşındaki çocuğumun eline telefon vermek önüne televizyon koymak diil..ama "asla vermem/açmam" gibi keskin yargılar yerine benim kontrolüm altında izleyebilir, oynayabilir..çünkü çocukken bizim gerçeğimiz nasıl sokakta oyunsa onların gerçeği de bu..biz beğensek de beğenmesek de bu çocuklar bi kaç seneye bu aletler olmadan hiçbir şey yapamayacaklar..elleri ayakları olacak onların teknoloji ve bizden çok daha çok çok daha iç içe olacaklar..

bilmiyorum bu konuyu bi uzmanla konuşmak falan çok daha sağlıklı olacaktır elbette..ama dediğim gibi bence dünyanın şimdiki düzenini göz önünde bulundurursak gelecek için az çok tutarlı tahminlerde bulunabiliriz..ve teknolojinin hızı o kadar ileri ki..sanki bizim neslimiz gibi kıyısında köşesinden azıcık ondan azıcık bundan diye diye ilgilenirse çok geride kalacakmış gibi geliyor..

aslında çok da tartışmaya da gerek yok..bu sıpalar teknolojinin içine doğuyolar..annem benim cinsiyetimi dahi iplerle yüzüklerle anlamaya çalışırken ben arin'in doğum kilosunu, boyunu, kaşını gözünü burnunu daha doğurmadan biliyodum..ne kadar engellesek de öğrenecekler..öğrenmek zorundalar..onların neslinin gerçeği de bu..biz istediğimiz kadar "bizim zamanımızda" diyelim!

4 Kasım 2014 Salı

düdük 1 yaşında!

arin 11.10.2014 tarihinde bir yaşına bastı bilogcan!

evde aile arasında bi kutlama yaptık..herşeyden önce arin mutlu ve keyifliydi, gerisi mühim diil! :)

tabii ki her modern, şehirli, herşeyi pek bir bilen bir anne olarak (!) temalı bi doğumgünü yaptım..ama seçtiğim tema en hafif tabiriyle canıma okudu! çünkü bu temada hazır hiçbir şey bulunamıyor! kafayı yedim ve yedirttim! tema canavardı..açıkçası bi organizasyon şirketine binlerce lira bayılmak da işime gelmedi..netice bu bi bebek doğumgünü, sanki düğün yapıyomuşcasına koşturmak bana saçma geliyor..elimden geldiğince kendim hazırladım süsleri püsleri..dur şimdi resimlerin altına yazarım neler yapmışım :)


tabii ki internette gördüm..evde ne kadar sürahi varsa topladım, oynak gözleri yapıştırdım..ancak çok sağlam bi yapıştırıcı kullanmışım sürahiler hala "gözlü"!


sandviçler canavara benzemiş ama dimi? :) sarı turuncu canavar gözleri süsünü ben yaptım mesela :) arkadaki çikolatalı şeyler de aslında mozaik pasta! top top yapıp dondurdum sonra da herkesten çok yedim! o_O


kurabiyeler anane elinden :)


arin pastasının kremasının tadına bakıyor :) pek sevmedi! ama çok lezzetliydi :) pastanın içi ananeden dışındaki figürler benden! yakın halini çekmemişiz yahu! o_O


şu canavar ağzı şeysini de ben yaptım :) arkadaki eti pufları da ben süsledim :) pek de yeteneksiz diilmişim aslında ;)


bu da aile fotomuz :) arkadaki flama ve poster amca & baba ortak yapımı :)

iyi ki doğmuş benim sıpam! iyi ki doğurmuşum! :) ne kadar nefis bi yıldı bu ilk yıl! bin yıl olsun inşallah! <3

çok seviyorum seni arin'im bebeğim çok! <3

14 Ekim 2014 Salı

bende gariplik!

şimdi ben anne oldum ya bilogcan artık daha fazla anne ile temas halindeyim..ve dolayısıyla daha fazla kadınla..

bakıyorum da bende bi gariplik var herhalde..

mesela bu kadınların hepsi english home'a bayılıyo..bense beğenemiyorum bi türlü..çok beyaz çok renksiz çok hanım hanımcık..

sonra hepsi çok güzel yemekler yapıyolar..tamam benim de var yapabildiğim bazı yemekler ama bunlarınki bi başka azizim..bi de bi güzel sunuyolar onları..ya ben tabağın neresine koyarsam koyayım bi boka benzemiyo benim sunumlar.. o_O

çok da güzel sofra kuruyolar..süslü püslü..ay yok bi iki kere denedim olmadı valla! böle saçma sapan bi sofra oldu..beceremedim..özellikle de kahvaltı sofraları..amaaan zaten kahvaltı dışarda yenilmesi gereken bi öğündür boşver! gerçi akşam yemeği de öle..öğle yemeği de..biz en iyisi evde sadece atıştıralım.....

evlerine değişik "huzur köşesi" adını verdikleri köşeler yapıyolar..böle iki üç objeyle gayet güzel bişiler çıkabiliyo ortaya..onu da beceremiyom ben..zaten evimde düne kadar mum yoktu ayol! ikea'da renkli mumluklar görünce mum da aldık da öle mumumuz oldu..ha bi de arinço'nun doğumgünü mumları var..yani benden bi "huzur köşesi" çıkmaz!

hepsi süper çiçek yetiştiriyolar..ay bana sabahtan bi kaktüs ver daha akşamı bulmadan çürütmezsem nolayım! o kadar beceremem çiçek bakmayı!

ellerinden bi çok iş geliyo..biçki dikiş resim karalama vs. bende onlar da yok..en son oğlanın doğumgünü süslerini yaptım fena olmadı he bi de pasta üzerindeki figürleri yaptım..onlar da bişiye benzediyse benim yetenekli oluşumdan diil yumurtanın fena halde kapıya sıkışmış olmasından! öyle keçeye falan bulaşsam bi bok beceremem!

bi de kırtasiye malzemeleri alıyolar şekilli makaslar renkli selobantlar falan..harikalar yaratıyolar..valla ben geçenlerde bi yerde karşılaştım o malzemelerle, tchibo idi sanırım, böle bön bön baktım..niyetlendim almaya ama kafamda bişi şekillenmedi ki..

sonra hepsi çiçekli böcekli bi tabak çanak takımı var, ingiliz markasıydı sanırım, ona bayılıyo..parası olan orjinalini olmayan ya da orjinalini bulamayan çakmasını alıyo..ay zaten bizim bimilyoncuya bile gelmiş benzerleri her yerde var! ya vallahi güzel diiller..böle çiçekli böcekli anaokulu yemek takımı gibi..zaten bizim türk kadınında bi ingliş hausvayf olma merakı var sanırım..bkz. english home ^.^ valla benim tabaklar siyah gayet de güzeller!

çok hanım hanımcık giyiniyolar mesela..kıyafetler hep jilet gibi..güzel muhafaza edilmiş belli..kot bile giyseler bi havalı..mesela uzun süredir takip ettiğim bi arkadaşın benimle yaşıt olduğunu duyunca şok geçirmiştim! çünkü o saç rengi o kıyafetler daha başka bi yaşın kıyafetleri saçı, daha geç bi yaşın..onlara bakınca kendimi çocuk gibi hissediyorum..gerçi bence bu konuda doğrusunu onlar yapıyolar..

ya bi de hamaratlar..aynı gün içinde hem temizlik, hem yemek, hem iş, hem çocuk bakımı hem de gezme yapabiliyolar gördüğüm kadarıyla! ben mi? ben sakız çiğnerken merdiven inemem!!

keyifleri var..kahve keyfi, kitap keyfi..valla arin uyur uyumaz kendimi bulduğum ilk koltuğa atıyorum ve tv keyfi yapıyorum! kesinlikle rafine zevklere sahip diilim! ama bak burada da doğrusunu onlar yapıyolar..kendilerine küçük de olsa zaman ayırıyolar..ben anca iki seksen yatış!

alışveriş seviyolar..hangi kadın sevmez ki deme bilogcan! ben pek sevmem! yani dönem dönem çok düşkün olurum ama sıkılırım yahu dolanırken!

ev kıyafetleri de paçoz diil..saç baş hep düzgün..tabii eğer fotoğraf çekicem diye bi çabuk façayı düzeltiyolarsa bilemem..valla benim ev halimi görsen kaçarsın!

sağlıklı beslenmeye özen gösteriyolar..diyetteler sürekli..ben de diyetteyim..sabah uyanınca başlıyorum öğlen acıkınca bitiriyorum..ekspres diyet! tabii ki onların yaptığı doğru ben beslenme konusunda çok ama çok kötü bi örneğim maalesef!

daha vardır başka şeyler de benim aklıma gelmiyo bilogcan..var bende bi gariplik var..bazen erkekten farkım kalmıyo..

8 Ekim 2014 Çarşamba

tez - antitez

bi önceki yazıda emzirme şöle güzel böle iyi falan demiştim ya, kazın ayağı hep öle diil işte bilogcan!

gerçek dünyada, romantizmi bıraktığında emzirme aslında çok boktan bişi olabiliyo..

bi kere memeler artık senin değil! onlar kamu malı! hani hamileyken göbeğin kamu malıydı ya, heh aynen öle işte memeler kamu malı! bi kere sen emzirirken senden başka çekinen yok..odanın birine kapansan illa ki meraklı bi melahat gelir dalar odaya.."oh oh emzir emzir!" der ve dibine kadar girer "bi bakim maşallah cork cork emiyo!"

ya da bebeyi emzirmen gerekir hemen atlar biri "aa emzir işte kadın kadına oturuyoruz!" hele de gidecek bi oda falan yoksa el mahkum açacan..herkesin gözü memende..büyümüş mü? e o zaman süt var! ille görecekler o memeyi ille!!!!

bebek bakım odalarında bile herkesin gözü birbirinin memesinde!

mahremiyet sıfırlanıyo emzirirken..çok sinir bozucu..

ben hala hastanedeyken arin'i zar zor emzirmemin bu mahremiyetin sıfırlanması nedeniyle olduğunu düşünüyorum..arin'i odaya getirdiler ve hemen emzirmemi istediler..oda kalabalıktı, herkes bebenin fotoğrafını çekmekle meşguldü ve benim o an mememi açmamı bekleyen bi adet bebe, bi adet hemşire ve bu tarihi ana tanık olmak isteyen bi çok insan vardı! annesinin yanında dahi soyunamayan ben için oldukça travmatikti!

sonra..istediğini giyme özgürlüğün yok..ben mesela hala elbise giyemiyorum..dışarı çıkarken hala düşünüyorum ne giycem diye..istediğin sutyeni takma özgürlüğün bile yok!

istediğini yeme içme özgürlüğün de yok! hep bi hesap kitap..o kadar özledim ki şöle güzel bi sofrada yiyip içmeyi..rakıyı özledim birayı özledim..özledim işte..keyif yapmayı özledim..

bir de pompalar var..epey bi süre pompayla yaşamak zorundasınız..hele ki çalışan anneyseniz..çantamın demirbaşı..bak zaten istediğimi giyemiyodum bi de istediğim çantayı takamıyorum! çanta manyaklığımı bilenler ne demek istediğimi, bunun benim için gerçekten sinir bozucu olduğunu anlarlar! :)

bi de işin psikolojik boyutunun derinlerine inersek..elinizde ufacık bi insan yavrusu var..zaten size muhtaç..emzirseniz de emzirmeseniz de muhtaç..ama emzirirken, ek gıda da başlamamışsa, doymak için de size muhtaç..bu psikoloji beni çok zorluyodu en başlarda..hatırlarsan bilogcan ben arin karnımdayken de tek başıma sorumluluk alma psikolojisinde zorlanıyodum..

hep diyorum süt olduğu sürece arin emecek..ama ben şimdiden yiyeceğim rakı balıkların, giyeceğim elbiselerin ve çöpe atacağım o pompanın hayalini kuruyorum!!!! ha bi de içeceğim zayıflama çaylarının! ^.^



1 Ekim 2014 Çarşamba

gel oğlum bi emzireyim ben seni..

sanırım 11.5 aydır en çok kullandığım cümle budur..

arin mızırdanır ben emzireyim derim..

arin'in uykusu gelir ben emzireyim derim..

arin acıkır ay dur iki dakika emzireyim yemeği ısınırken derim..

arin uykudan uyanır emzireyim hemen derim..

arin'in canı yanar aman oğlum gel emzireyim derim..

arin'i özlerim gel bebeğim emzireyim seni derim..

arin yediğim tatlıya çok özenerek bakar gel oğlum emzireyim tadı gelsin sana derim..

arin huysuzlaşır gel len sıpa emzireyim seni de fabrika ayarlarına dön derim..

bana bahane çok emzirmek için yani.. ^.^

ama başlarda bilogcana da itiraf ettiğim gibi ben emzirmeyi hiç sevmemiştim..

nası sevebilirdim ki?!

önce herkesin başına gelen yaralar bereler benim de başıma geldi..ağlaya ağlaya emzirdim..

sonra süt sıtması oldum..gece kırk kusur derece ateşle hastaneye gittik..ben hayatım boyunca böyle bişi yaşamamıştım..ölüyorum sandım..canım deli gibi yanarken emzirdim, sağdım..

en vurucu darbe ise egzama oldu! Allah düşmanımın başına vermesin! çıldıracaktım! arin'i emziriyodum güle oynaya ne bir sancı ne bir acı..yaralar da yok ya artık emzirmek kolay tabii..ama emme bitince beş dakika içinde olan oluyodu! sırttan gelen bi ağrı göğse doğru! ama anlatabileceğim bi ağrı diil bu sancı..nefes kesen cinsinden..geceleri inlemekten uyuyamaz hale gelmiştim artık..hemen cilt doktoruna gittim..meme egzamasıymış..kremlerle falan geçti..ama yok Allah düşmanıma vermesin!

resmen ek gıdaya gün sayar olmuştum..hani ek gıdaya geçince daha az emecekti ya..

sonra bana noldu bilmiyorum..bi aydınlanma falan geldi herhalde..bi anda emzirmeyi sevmeye hatta çok çok sevmeye başladım..

ağrı yok sancı yok sızı yok acı yok! arin var! kucağımda boncuk boncuk bana bakıyo, belimi tutuyo, yüzümü okşamaya çalışıyo, memeden çıkıp gülüyo sonra tekrar cork cork emiyo, uyuyakalıyo, oynuyo..nası sevmem ben emzirmeyi nası! mucize gibi bişi emzirmek! ve şu aralar arin hareketlendiği için kucağımda doya doya sevebildiğim tek an emzirme anları ^.^

anne sütünün faydaları hakikaten var mı bilmiyorum..ama mesela ufak bi nezle atlattı arin ve çok hafif atlattı..gerçi ben pek emmemişim ama bünyem çok sağlamdır, belki de bana çekti bilemiyorum..beni tek ilgilendiren arin ile kendimize özel bi anımızın olması ve itiraf ediyorum bazı işlerden kaçma bahanesi! ^.^

valla öle böle derken bi seneyi tamamlıyoruz Allah'ın izniyle..iki yaşına kadar devam eder mi bilemiyorum..sütüm azalmaya başladı..gerçi anka kuşu gibi ben ne zaman bitti diye feryat etsem hop geri geliyo :) süt geldiği sürece arin emecek!

bu yazıyı okuyan ve emziremeyen bi anne varsa üzülmesin..yani ben kimseyi üzmek için yazmadım..üzülecek bi durum yok arkadaşım dünyanın en muhteşem şeyine sahipsin tadını çıkar..ben de hayatım boyunca doğum sancısını ve normal doğumu merak edicem mesela, boşver herşey kısmet :)

bi de anne milleti şu ben emzirdim sen emzirmedin sidik yarışını bırakın lütfen..süt varsa emzir arkadaşım reklam yapma, doğal bişi bu..dünyada tek sen yaşamıyosun bunu! ve süt yoksa kendini harap etme, bu da doğal..bunu da dünyada tek yaşayan sen diilsin! mühim olan bebelerin doyması mutluluğu huzuru, gerisini salla gitsin!

emzirme haftamız kutlu mutlu olsun! ^.^

şimdi haberler!

aman da aman benim bilogcanım ihmal mi edilmiş?!

ya bilogcan şirket blogspot'a erişimi kapattı..valla ne yazabiliyorum (tam len bi açık var sistemde yazabiliyorum aslında şu an olduğu gibi!) ama okuyamıyorum ya..akşam da eve gidince ancak ye - iç - yedir - içir - oyna - uyut döngüsünü tamamlayıp uyuyakalıyorum..

amaaan zaten pek de kaydadeğer gelişmeler olmadı günlerdir..

arinço dün kelime dağarcığına bi kelime daha ekledi.. "bumblebee" dedi ^.^ şimdi olay şöle oldu..babası transformers oyuncaklarıyla oynarken (evet biz seviyoz oyuncaklarla oynamayı nabalım?!) ben de arin'e "hadi bumblebee de evladım" dedim..arin de "bambılbi" dedi! ^.^ e şok olduk tabii..dünya üzerinde kaç çocukun ilk kelimesidir ki?! neyse optimus prime ve decepticon diyene kadar devam! O_o

sonraa..kilo vermeye çalışıyorum..yani vermem lazım..yeni bir ortama girmeye, yeni insanlarla tanışmaya çekinir oldum..hatta derinlerde bi yerde utanıyorum da..neyse bu konu benim için oldukça depresif, pek konuşmak ve tartışmak istemiyorum..

arinovski'nin doğumgününe 10 gün kaldı..tema canavar..ayarlamaya çalışıyorum..güzel olacak umarım..bu arada türkiye sınırlarında bu temaya uygun bi bok yok ona göre!

bir de adamın uykuları düzensizleşti..geceleri 1-2 kere kalkıyor ve gündüz uykusu uyumuyo! yani ben varsam emzirerek falan uyutuyorum ama ben yokken uyumuyo! napcaz bilmem?!

ben arin'e hamileyken hep dünyanın 8. harikasını doğurcam diyodum ya, ajda teyzemiz böle  bi şarkı çıkarmış hep aklıma arin geliyo dinledikçe! ^.^

valla kafamdakileri toparlayabilirsem yine bi dedikodu-gözlem yazısı patlatacam annelik sayko delilikleri hakkında! ama dur toparlamam lazım..

işte bizden haberler böle..rutin rutin takılıyoruz..ne kadar sıkıcı dimi?!

10 Eylül 2014 Çarşamba

10. ay

arin yarın 11 aylık oluyor aslında..10 ay yazısı epey geç kaldı bilogcan..

kilo: 10115 gr
boy: 74.5 cm

10. ayında çok gelişti sıpa..

bildiğimiz emekliyor..

bugün sıralamaya başladı..

tutunarak ayağa kalkabiliyor..

yattığı yerden kalkarak oturmaya başlıyordu şimdi ayağa da kalkıyor :)

alkııııış yapıyor ^.^

kahvaltısına ceviz eklendi..

bi çok şeyi yiyebiliyor..

anne sütü hala devam şükürler olsun :)

2 tane alt diş var henüz üst dişler gelmedi..

ANNE diyor!!!!!!! ANNEEEEE ^.^

dede - meme - mama - baba - anane - hadi - gel diyor :)

Bodrum'da tatil yaptı..denize bayılıyor..sahile gidince denizi gördüğü anda "hadi hadi hadi" diyor, denize girmek için çıldırıyor :)

üzerinin ve bezinin değiştirilmesinden nefret ediyor..giyinikse çıplak, çıplaksa giyinik olmak istemiyor :)

uykuları geç saatlere kaymaya başladı..gece ortalama 7.5 - 8 saat uyuyor gündüz de toplam 3 saat falan..az uyuyor bence..doktor bey amcaya soraciiz..

kedi ve köpek görünce çıldırıyor :) bi de Bodrum'da ananesi ve dedesinin evinin bahçesinde horozlar ve tavuklar vardı onlarla epey bi sohbet etti..son gün "üüürüürüüü" diye horoz taklidi yapıyodu! ^.^

çok şapşik çok tatlı çok güzel..bal..

çok çabuk büyüyo bi de..bişi kaçıracam diye ödüm kopuyo!

çok sevyom çooook!!!!! <3