büyüdün be oğlum..çok şükür sağlıkla mutlulukla büyüyosun ama büyüyosun..zamana yetişememek ne fena bişimiş..
biliyor musun arin'cim küçülen bir sürüüüü kıyafetin var..bir kısmını senden sonra gelen bebeklere verdik..bir kısmını ise saklıyorum..kimselere vermeye kıyamıyorum..bende kalsın onlar istiyorum..hala bebek kokun var sanki o giysilerde..kimbilir belki ileride bi çocuğun olur o giyer..belki ona bile veremem, kıyamam..
ilk zamanlar seni emzirirken kollarımda tutamazdım..salondaki kırlentlerden destek alırdım..sonra emzirme yastığı kullanmaya başladım..çok uzun bir süre o yastıkla emzirdim seni..sonra da ortasına oturtmaya başladım seni ilk oturma alıştırmalarında düşmeyesin diye..o yastığı da verdik mesela..
kırmızı bir anakucağın vardı..içine ek bir aparat koymamıza rağmen kayboluyordun içinde..ayakların taşana kadar kullandık..şimdi o da başka bir bebekte..
bir de ev tipi anakucağın vardı..krem rengi..onun üzerinde yemek yedin, uyudun, bizi izledin, sesler çıkardın, bizimle konuştun, kahkahalar attın..o da başka bir bebekte artık..
doğduktan sonra üç ay kadar sepet beşikte uyudun bizim odamızda..o beşik de gitti annem..
sonra park yatağa geçtin..şimdi o yatak ananende..belki seyahatlerimizde kullanırız diyorduk ama o kadar hızlı büyüyosun ki artık sığmayacaksın ona..
ellerin hep ağzında diye sana bi sürü diş kaşıyıcısı almıştık..hepsi duruyo, kıyamıyorum kimselere vermeye..
emziklerin vardı..hiç bir zaman emzik düşkünü olmadın..onlar da duruyo oğlum..
hele ilk çorapların! eline bile geçmiyorlar artık biliyor musun? minyatür çoraplar..veremiyorum onları kimseye..
geçen gün dışarı çıkarken geçen yaz taktığın şapkaları denedim bebeğim..küçük geldiler..o güzel kafana geçmediler..hem biliyor musun annem, sen artık şapka takmayı da sevmiyorsun! oysa o kadar çok yakışıyor ki sana....
çok diil daha geçen sene meyve filen vardı..içine doldururduk meyveleri sömürerek yerdin..cam renden vardı, rendelerdik..artık adam gibi dilimlenmiş meyve yiyosun..
rengarenk oyun halın vardı..maymununu öttürürdün..o da başka bir bebekte..
bir sürü biberon, suluk aldık sana..ama sen hala ilk biberonlarından vazgeçemiyorsun..hala suyunu, sütünü onlarla içiyorsun..bak değişmeyen birşey var işte!
zaman geçiyor, sen büyüyorsun..bazı eşyaların evden bir bir çıkıyor..başka bebeklere gidiyor..ne mutlu!
zaman geçiyor ve birçok şey değişiyor oğlum..bir tek benim sana olan bu deli aşkım, sevgim, tutkum değişmiyor....
içime sokmak istiyorum çocuk seni! çok seviyorum seni çok!
15 Nisan 2015 Çarşamba
eşyalar bir bir evden çıkıyor..sen büyüyosun..
3 Nisan 2015 Cuma
sistem eleştrisi!
ahahaha başlık çok havalı oldu ama konu aslında gıybet!
bildiğin dedikodu yapcam valla, tutmayın!
ben anne - bebek - çocuk bloglarını okumayı çok severim..ya da severdim diyelim..çünkü eskiden insanlar çocuklarıyla neler yaptıklarını veya çocuklarının sevimli, şapşal, yaramaz hallerini anlatırlardı..ve sonra bu işin de boku çıktı!
şimdi bu bloglara bakıyorum da ya didaktik, uzman görüşü yazıları ya da reklamlar!
ay vallahi sıkıldım!
mesela..
çocuğun yemek yemiyor..açıyorsun gugıla "çocuğum yemek yemiyor" yazıyorsun..sonsuz bilgi kaynakları arasında çook fazla blog sayfası da karşına geliyor..
yazılar aynen şu:
"oğluşum/kızçem önceden yemek konusunda çok sorun çıkarıyordu..neyse ki atlattık. :) bakın uzmanlar bu konuda neler diyor: bıdıdbıdıdıdbıdıdıbıdıdı.....neticede zorlamayın, nasılsa yerler. sevgiler! :))))))"
ya arkadaşım..anlamadığım şey şu: sen çocuğun yemek yemiyorken hiç mi deli olmadın? aç bu çocuk diye hiç mi söylenmedin? direkt uzmanların dediklerini yaptın da mı yedi? yahu çocuğun yemek yesin diye neler yaptın onları anlatsana! mum ışığında sofra mı kurdun? çorbasından zeytinyağlısına eksiksiz mi hazırladın? "aaa garaja kuş girmiş" mi yaptın? "oooo hadi uçak geliyo" mu yaptın? ay naaptın anlatasana ya!? ben o uzman görüşünü bir çok forumda, portalda zaten bulurum..bana "gerçek" görüş lazım!
sonra..
bir de etkinlik zımbırtıları var..ay geçen hafta bütün ig ve bloglar vialand ile dolmuştu yahu! uzuuun bi süre vialand fotosu göresim yok, adını duyasın yok! ondan evvel de sinema etkinliği vardı..ya bi de hiç dikkat etmiyolar mı bu etkinlik bizim velede uygun mu diil mi diye? bütün olay görmek ve dahası görülmek mi?? yahu kırkı yeni çıkmış bebeğini o galaya götürmüş insan vardı ayol! bi de evde tv açmıyormuş da bu daha büyük ekranmış diye pek de zararı olmayacağını düşünmüş de getirmiş, zaten mızırdanır mızırdanmaz ussssuuuulca çıkmışlar! ya bu nası bir sosyalleşme hırsıdır arkadaş ya?! yahu ben 32 yaşımda halimde sinemaya gittiğimde keşke biraz sesi kıssalar diyorum, gözlerim, kulaklarım yoruluyor henüz bir kaç aylık bebek ne ızdırap çekmiştir?! akıl fikir biraz yahu!
ay bi de şu bardabas kutularına hastayım..sanırım göndermedikleri sosyal medya selebritisi kalmadı! kutulardaki aktiviteler iki yaştan başlıyor..ama daha yaşına gelmemiş bebeye bile gönderdiler! şahane marka stratejisi! "küçük bebenizi bi anda iki yaşına getirmeniz için bizi seçin!" saçmalık!
bu anne milleti çok hırslı..en bakımlı benim, en iyi anne benim, kocası tarafından en çok sevilen benim, en çok benim takipçim var, firmalar en çok benim peşimden koşuyor, benbenbenbeeen!!!!!
bi durun! yavaş olun ya!
hem hiç düşündünüz mü poz poz fotoğraflarını 128390218492189 kişiyle paylaştığınız bebeleriniz bundan memnun olacak mı ilerde?!
acaba ilerde şu diyaloglar mı olacak:
"üfff berkesuuuuu bi kere ben bebeyken benim 12930284923 takipçim varmış!"
"asıl sen sus hüllocan! benim de 12314364375673489 takipçim varmış!"
bildiğin dedikodu yapcam valla, tutmayın!
ben anne - bebek - çocuk bloglarını okumayı çok severim..ya da severdim diyelim..çünkü eskiden insanlar çocuklarıyla neler yaptıklarını veya çocuklarının sevimli, şapşal, yaramaz hallerini anlatırlardı..ve sonra bu işin de boku çıktı!
şimdi bu bloglara bakıyorum da ya didaktik, uzman görüşü yazıları ya da reklamlar!
ay vallahi sıkıldım!
mesela..
çocuğun yemek yemiyor..açıyorsun gugıla "çocuğum yemek yemiyor" yazıyorsun..sonsuz bilgi kaynakları arasında çook fazla blog sayfası da karşına geliyor..
yazılar aynen şu:
"oğluşum/kızçem önceden yemek konusunda çok sorun çıkarıyordu..neyse ki atlattık. :) bakın uzmanlar bu konuda neler diyor: bıdıdbıdıdıdbıdıdıbıdıdı.....neticede zorlamayın, nasılsa yerler. sevgiler! :))))))"
ya arkadaşım..anlamadığım şey şu: sen çocuğun yemek yemiyorken hiç mi deli olmadın? aç bu çocuk diye hiç mi söylenmedin? direkt uzmanların dediklerini yaptın da mı yedi? yahu çocuğun yemek yesin diye neler yaptın onları anlatsana! mum ışığında sofra mı kurdun? çorbasından zeytinyağlısına eksiksiz mi hazırladın? "aaa garaja kuş girmiş" mi yaptın? "oooo hadi uçak geliyo" mu yaptın? ay naaptın anlatasana ya!? ben o uzman görüşünü bir çok forumda, portalda zaten bulurum..bana "gerçek" görüş lazım!
sonra..
bir de etkinlik zımbırtıları var..ay geçen hafta bütün ig ve bloglar vialand ile dolmuştu yahu! uzuuun bi süre vialand fotosu göresim yok, adını duyasın yok! ondan evvel de sinema etkinliği vardı..ya bi de hiç dikkat etmiyolar mı bu etkinlik bizim velede uygun mu diil mi diye? bütün olay görmek ve dahası görülmek mi?? yahu kırkı yeni çıkmış bebeğini o galaya götürmüş insan vardı ayol! bi de evde tv açmıyormuş da bu daha büyük ekranmış diye pek de zararı olmayacağını düşünmüş de getirmiş, zaten mızırdanır mızırdanmaz ussssuuuulca çıkmışlar! ya bu nası bir sosyalleşme hırsıdır arkadaş ya?! yahu ben 32 yaşımda halimde sinemaya gittiğimde keşke biraz sesi kıssalar diyorum, gözlerim, kulaklarım yoruluyor henüz bir kaç aylık bebek ne ızdırap çekmiştir?! akıl fikir biraz yahu!
ay bi de şu bardabas kutularına hastayım..sanırım göndermedikleri sosyal medya selebritisi kalmadı! kutulardaki aktiviteler iki yaştan başlıyor..ama daha yaşına gelmemiş bebeye bile gönderdiler! şahane marka stratejisi! "küçük bebenizi bi anda iki yaşına getirmeniz için bizi seçin!" saçmalık!
bu anne milleti çok hırslı..en bakımlı benim, en iyi anne benim, kocası tarafından en çok sevilen benim, en çok benim takipçim var, firmalar en çok benim peşimden koşuyor, benbenbenbeeen!!!!!
bi durun! yavaş olun ya!
hem hiç düşündünüz mü poz poz fotoğraflarını 128390218492189 kişiyle paylaştığınız bebeleriniz bundan memnun olacak mı ilerde?!
acaba ilerde şu diyaloglar mı olacak:
"üfff berkesuuuuu bi kere ben bebeyken benim 12930284923 takipçim varmış!"
"asıl sen sus hüllocan! benim de 12314364375673489 takipçim varmış!"
24 Mart 2015 Salı
madem kadınsın..
bir işte çalış, kariyer yap!
evin işlerini aksatma!
çamaşırları yıka!
ütüleri yetiştir!
evin temiz olsun!
çocuğunla ilgilen!
konu komşuyla, akrabalarınla iyi geçin!
misafir ağırla, misafirliğe git!
sosyalleş!
modayı takip et!
bakımlı ol!
dip boyan çıkmasın mesela!
fit ol!
çocuk yaptın diye götü göbeği salma!
diyet yap!
yemek yap!
çocuğuna ayrı yemekler yap!
çocuğunun ödevlerine yardım et!
eşine vakit ayır!
anne - baba saatiniz olsun!
anne - çocuk saatiniz olsun!
ayda iki kitap bitir!
gündemi takip et!
her konuda edecek iki çift lafın olsun ama saçmalama sakın!
tutumlu ol!
kanaatkar ol!
küfretme!
daima sevecen ol, alttan al!
herşeyi programla!
dünyanın en iyi organizatörü ol!
arabulucu ol!
şikayet etme!
evin işlerini aksatma!
çamaşırları yıka!
ütüleri yetiştir!
evin temiz olsun!
çocuğunla ilgilen!
konu komşuyla, akrabalarınla iyi geçin!
misafir ağırla, misafirliğe git!
sosyalleş!
modayı takip et!
bakımlı ol!
dip boyan çıkmasın mesela!
fit ol!
çocuk yaptın diye götü göbeği salma!
diyet yap!
yemek yap!
çocuğuna ayrı yemekler yap!
çocuğunun ödevlerine yardım et!
eşine vakit ayır!
anne - baba saatiniz olsun!
anne - çocuk saatiniz olsun!
ayda iki kitap bitir!
gündemi takip et!
her konuda edecek iki çift lafın olsun ama saçmalama sakın!
tutumlu ol!
kanaatkar ol!
küfretme!
daima sevecen ol, alttan al!
herşeyi programla!
dünyanın en iyi organizatörü ol!
arabulucu ol!
şikayet etme!
16 Mart 2015 Pazartesi
iç döküş..
dün dışardayken bir aile gördüm..orta yaşlarda bir anne-baba ve çocuk..alışveriş yapıyorlardı..çocukları özürlüydü..fiziksel değil zihinsel..ağrıma gitti ya, gözlerim doldu..çocuk (aslında nerdeyse delikanlı olmuş) arada bağırıyordu ama onlar yine de hayatın içindeydiler..biliyorum bilogcan doğrusu bu, çok iyi biliyorum ve ne mutlu ki o çocuğa doğrusunu bilen anne-babası var..
nasıl şükrettim o an sahip olduklarıma, anne olanlar anlar..
arin doğduğundan beri, yok hayır, arin'in varlığını öğrendiğimden beri benim manevi yönüm daha da kuvvetlendi..sürekli dilimde dua ve şükür..
bazen aklıma evlerden ırak denilecek şeyler geliyor, kafayı yiyeceğimi hissediyorum..o düşünceleri kovana kadar ömrümden ömür gidiyor..hatta epey sorguladım kendimi bu konuda, acaba psikiyatrik bir desteğe ihtiyacım var mı diye..bazen başedemiyorum çünkü..
ikinci çocuk diyorlar ya..ben istemiyorum..mesele sadece para-pul, bir tanesini ancak layıkıyla büyütürüm, okuturum meselesi diil..
ben bu endişeleri, bu korkuları, kafamda kurduğum bütün kötü senaryoları iki kere yaşamak istemiyorum! bu nedenle ikinci çocuk bana delilikmiş gibi geliyor ve iki ve daha fazla çocuk sahibi olanlar resmen süper kahraman benim gözümde!
Allah arin'ime, yavruma uzun, sağlıklı, mutlu bir ömür versin, başka da bir şey istemem ben..
nasıl şükrettim o an sahip olduklarıma, anne olanlar anlar..
arin doğduğundan beri, yok hayır, arin'in varlığını öğrendiğimden beri benim manevi yönüm daha da kuvvetlendi..sürekli dilimde dua ve şükür..
bazen aklıma evlerden ırak denilecek şeyler geliyor, kafayı yiyeceğimi hissediyorum..o düşünceleri kovana kadar ömrümden ömür gidiyor..hatta epey sorguladım kendimi bu konuda, acaba psikiyatrik bir desteğe ihtiyacım var mı diye..bazen başedemiyorum çünkü..
ikinci çocuk diyorlar ya..ben istemiyorum..mesele sadece para-pul, bir tanesini ancak layıkıyla büyütürüm, okuturum meselesi diil..
ben bu endişeleri, bu korkuları, kafamda kurduğum bütün kötü senaryoları iki kere yaşamak istemiyorum! bu nedenle ikinci çocuk bana delilikmiş gibi geliyor ve iki ve daha fazla çocuk sahibi olanlar resmen süper kahraman benim gözümde!
Allah arin'ime, yavruma uzun, sağlıklı, mutlu bir ömür versin, başka da bir şey istemem ben..
11 Mart 2015 Çarşamba
korktuğum başıma geldi!
bilogcan ben lohusayken salak gibiydim..dünya sadece arin'in etrafında dönüyordu..bunalıma falan girmedim ama etrafımdaki herkes, herşey önemsizleşmişti..sadece arin ve ben vardık sanki..ay bu romantizmin üzerine yakışmaycak ama bi de uykusuzluk vardı!
tek bir korkum vardı, arin'i düşürmek..kucağımdan, yatağından nerden olursa olsun düşürmek ve başkalarının da düşürmesi..o yüzden arin'i beşiğinden alıp kucağında taşıyınca insanlar yüreğim hop ederdi..geçmedi bu korku kaldı bende maalesef..
arin yürümeye başladı..yürürken takılıp düşer diye kendimi hazırlamaya başladım ben de..ama ummadığım birşey oldu!
arin dün sabah yataktan düştü!
ben yanındayken!
bizim yatağımızda beraberken!
uyanıkken!
güm diye ses çıkararak!!
ben hayatım boyunca hiçbir şeyden korkmamışım meğer bilogcan! benim hayatım boyunca elim ayağım titrememiş, nefesim daralmamış meğer!
neresini vurduğunu görmedim..yerden o kadar hızlı aldım ki çocuğu hangi pozisyonda yatıyodu onu bile hatırlamıyorum!
çok ağladı..emerek sakinleşti! memmelerime şükrettim resmen! ve çabucak sakinleşti..çok şükür!
hemen kafasını kontrol ettim..sıcağı sıcağına..şişlik yoktu..parmaklarımla küçük küçük kafasına ve sırtına bastırdım emerken, tepki vermedi, demek ki acı yoktu..gözleri dalıyo mu diye baktım, kusma var mıydı diye baktım..çok şükür yoktu!
morluk, kızarıklık, şişlik vs hiçbir şeyi yok çok şükür!
Allah beterini göstermesin! amin..
tek bir korkum vardı, arin'i düşürmek..kucağımdan, yatağından nerden olursa olsun düşürmek ve başkalarının da düşürmesi..o yüzden arin'i beşiğinden alıp kucağında taşıyınca insanlar yüreğim hop ederdi..geçmedi bu korku kaldı bende maalesef..
arin yürümeye başladı..yürürken takılıp düşer diye kendimi hazırlamaya başladım ben de..ama ummadığım birşey oldu!
arin dün sabah yataktan düştü!
ben yanındayken!
bizim yatağımızda beraberken!
uyanıkken!
güm diye ses çıkararak!!
ben hayatım boyunca hiçbir şeyden korkmamışım meğer bilogcan! benim hayatım boyunca elim ayağım titrememiş, nefesim daralmamış meğer!
neresini vurduğunu görmedim..yerden o kadar hızlı aldım ki çocuğu hangi pozisyonda yatıyodu onu bile hatırlamıyorum!
çok ağladı..emerek sakinleşti! memmelerime şükrettim resmen! ve çabucak sakinleşti..çok şükür!
hemen kafasını kontrol ettim..sıcağı sıcağına..şişlik yoktu..parmaklarımla küçük küçük kafasına ve sırtına bastırdım emerken, tepki vermedi, demek ki acı yoktu..gözleri dalıyo mu diye baktım, kusma var mıydı diye baktım..çok şükür yoktu!
morluk, kızarıklık, şişlik vs hiçbir şeyi yok çok şükür!
Allah beterini göstermesin! amin..
10 Mart 2015 Salı
the vicdan!
hayatta bazı duygular bize kodlanıyor..bişeyi sevmemiz, nefret etmemiz, korkmamız ya da nötr olmamız doğuştan gelmiyor, bunları toplum şekillendiriyor..
mesela henüz anaokuluna giden çocuğa hemen sorarız "okulu seviyo musun bakimmm?" sevmiyorum derse vay haline o veledin!" okul sevilmez mi" ile başlayan "ben hep takdir alırdım" ile biten uzuuuuun bir konuşma yaparız..ya okul sevmeyen çocuk mu olurmuş?! allalallla!
sonra mesela çocukla beraberken yanınıza bir köpek gelir.."dur çoğcuğum yaklaşma ısırır!" deriz.."köpek = ısırır o zaman yaklaşmamalıyım"ı kodladık mı çocuğa? aferin o zaman tebrikler! artık büyüyünce sokak değiştirir köpek görünce!
mesela çocuğunuzun yanında hiç birisinden kötü bahsettiniz mi? peki sonra çocuğunuz o kişiye nasıl davrandı? dikkat ettiniz mi? maalesef yanında pata küte konuşup sonra da "sen daha çocuksun karışma!" demek olmuyor! çocuk nefret etti bile o kişiden!
annelikte de böyle kodlanan duygularımız var..hele sosyal medya sayesinde bu kadar anne ve annelik tecrübesi ile içli dışlıyken daha da çok kodlanıyor bu duygular..özellikle de "vicdan azabı!"
mesela, çalışan anne çalıştığı için, o miniminiciiik, muhtaaaaç, savunmasıızzzz yavrusunu sabahları bırakıp çıktığı için kesinlikle vicdan azabı duymalıdır! "ay sanki işin daha önemli bıraksaydın doğurunca?" bunu duymayan kaldı mı çalışan anneler arasında merak ediyorum! şahsen ben vicdan azabı duymuyorum sabahları evden çıkarken..evet üzülüyorum evet içim buruluyor evet o dakikadan itibaren özlem başlıyor ama vicdan azabı duymuyorum!
sonraaaa..emziremeyen annelerden emzir(e)mediği için vicdan azabı duymasını bekliyorlar..yahu süt gelmemiş, emzirememiş ya da istememiş emzirmek snne be slk! anne sütü çok değerli olabilir ama yoksa napcan? ya da istemiyorsan emzirmek seni kim suçlayabilir? neden vicdan azabı duyasın ki? neticede çocuğunu en iyi şekilde bakmıyo musun? bakıyosun! e bırak bu eksik kalsın ya!
"en mükemmel anne ben olacam!" biberonların gücü adına hiiimeeen! nah olacan! ve olamadığın için vicdan azabı duyman beklenecek! ya niye? hayatın boyunca her şey de en mükemmel mi oldun? mesela mesleğinde en mükemmel sen misin? bak o meslek için 7 yaşından 22 yaşına kadar eğitim aldın ama yine de en mükemmel sen değilsin! en mükemmel eş sen misin? senelerce eşinle sevgili oldun, ciğerini öğrendin, emek verdin ama yine de en mükemmel değilsin! annelikte nası en mükemmel olmayı bekliyorsun ki?! eğitimini bile almadın! daha önce tecrüben yok! yepyeni bi insan! daha yeni tanıştın, tanımıyosun! ve bunun için vicdan azabı duymana hiiiç gerek yok!
çocuksuz tatile mi gittin ya da dışarı mı çıktın? hemen demelisin ki "ayyy çok özledim çoğcumu!" çünkü özlemek zorundasın! "aklım hep çoğcumdaydı!" çünkü olmak zorunda diil mi? aaa yoksa çok güzel vakit mi geçirdin? ev ile 1-2 kez konuştun bebenin de keyfi yerinde miymiş? senin aklına da binbir türlü "vay çoğcum bensiz napıyodur?" soruları gelmedi mi? e o zaman çek şekerim vicdan azabının en alasını!
ben çok sıkıldım benim vicdan muhasebemi benim yerime yapanlardan! çok!
mesela henüz anaokuluna giden çocuğa hemen sorarız "okulu seviyo musun bakimmm?" sevmiyorum derse vay haline o veledin!" okul sevilmez mi" ile başlayan "ben hep takdir alırdım" ile biten uzuuuuun bir konuşma yaparız..ya okul sevmeyen çocuk mu olurmuş?! allalallla!
sonra mesela çocukla beraberken yanınıza bir köpek gelir.."dur çoğcuğum yaklaşma ısırır!" deriz.."köpek = ısırır o zaman yaklaşmamalıyım"ı kodladık mı çocuğa? aferin o zaman tebrikler! artık büyüyünce sokak değiştirir köpek görünce!
mesela çocuğunuzun yanında hiç birisinden kötü bahsettiniz mi? peki sonra çocuğunuz o kişiye nasıl davrandı? dikkat ettiniz mi? maalesef yanında pata küte konuşup sonra da "sen daha çocuksun karışma!" demek olmuyor! çocuk nefret etti bile o kişiden!
annelikte de böyle kodlanan duygularımız var..hele sosyal medya sayesinde bu kadar anne ve annelik tecrübesi ile içli dışlıyken daha da çok kodlanıyor bu duygular..özellikle de "vicdan azabı!"
mesela, çalışan anne çalıştığı için, o miniminiciiik, muhtaaaaç, savunmasıızzzz yavrusunu sabahları bırakıp çıktığı için kesinlikle vicdan azabı duymalıdır! "ay sanki işin daha önemli bıraksaydın doğurunca?" bunu duymayan kaldı mı çalışan anneler arasında merak ediyorum! şahsen ben vicdan azabı duymuyorum sabahları evden çıkarken..evet üzülüyorum evet içim buruluyor evet o dakikadan itibaren özlem başlıyor ama vicdan azabı duymuyorum!
sonraaaa..emziremeyen annelerden emzir(e)mediği için vicdan azabı duymasını bekliyorlar..yahu süt gelmemiş, emzirememiş ya da istememiş emzirmek snne be slk! anne sütü çok değerli olabilir ama yoksa napcan? ya da istemiyorsan emzirmek seni kim suçlayabilir? neden vicdan azabı duyasın ki? neticede çocuğunu en iyi şekilde bakmıyo musun? bakıyosun! e bırak bu eksik kalsın ya!
"en mükemmel anne ben olacam!" biberonların gücü adına hiiimeeen! nah olacan! ve olamadığın için vicdan azabı duyman beklenecek! ya niye? hayatın boyunca her şey de en mükemmel mi oldun? mesela mesleğinde en mükemmel sen misin? bak o meslek için 7 yaşından 22 yaşına kadar eğitim aldın ama yine de en mükemmel sen değilsin! en mükemmel eş sen misin? senelerce eşinle sevgili oldun, ciğerini öğrendin, emek verdin ama yine de en mükemmel değilsin! annelikte nası en mükemmel olmayı bekliyorsun ki?! eğitimini bile almadın! daha önce tecrüben yok! yepyeni bi insan! daha yeni tanıştın, tanımıyosun! ve bunun için vicdan azabı duymana hiiiç gerek yok!
çocuksuz tatile mi gittin ya da dışarı mı çıktın? hemen demelisin ki "ayyy çok özledim çoğcumu!" çünkü özlemek zorundasın! "aklım hep çoğcumdaydı!" çünkü olmak zorunda diil mi? aaa yoksa çok güzel vakit mi geçirdin? ev ile 1-2 kez konuştun bebenin de keyfi yerinde miymiş? senin aklına da binbir türlü "vay çoğcum bensiz napıyodur?" soruları gelmedi mi? e o zaman çek şekerim vicdan azabının en alasını!
ben çok sıkıldım benim vicdan muhasebemi benim yerime yapanlardan! çok!
16 Şubat 2015 Pazartesi
......
ne yazacağımı bilemediğim bir yazıya başlıyorum..
lanet okusam az..küfretsem az..üzülsem az..kahrolsam az..insana dair bütün duygular az..
oğlum,
gencecik 20 yaşında bir kıza tecavüz ettiler, sonra da yaktılar..bu maalesef ilk değildi..son da olmayacak..son olsun istiyoruz ama kötüler çok fazla bu coğrafyada..
sana bakınca hep böyle masum kalmanı diliyorum..annen olarak iki yol var önümde: ya yüzünün o masumiyetini kalbine yerleştirip seni "insan" olarak yetiştireceğim ya da herşeyi bombok edip senden bir şeytan yaratacağım..dilerim Allah ikimizin de yanında olur, ikimizin de yardımcısı olur da ilk yoldan sapmadan seni insan olarak yetiştiririm!
bu ülkenin ne kadar boktan olduğunu sana hep yazıyorum..sen büyüyünceye kadar değişmesi en büyük dileğim..
canım oğlum..bu ülkede kadın olmak çok zor..bir de çocuk olmak zordur bu ülkede..ben seni hep koruyacağım, gücüm yettiğince sana kötülüklerin değmesine izin vermeyeceğim..
iyi, vicdanlı, sağduyulu bir insan ol..ilk sözün "ben erkeğim!" olmasın, önce "ben insanım!" de!
insan olduğunu unutma..bir de senin annen de bu ülkede bir kadın, bunu sakın unutma! vicdanın terazin olsun, yolun olsun, ışığın olsun oğlum!
lanet okusam az..küfretsem az..üzülsem az..kahrolsam az..insana dair bütün duygular az..
oğlum,
gencecik 20 yaşında bir kıza tecavüz ettiler, sonra da yaktılar..bu maalesef ilk değildi..son da olmayacak..son olsun istiyoruz ama kötüler çok fazla bu coğrafyada..
sana bakınca hep böyle masum kalmanı diliyorum..annen olarak iki yol var önümde: ya yüzünün o masumiyetini kalbine yerleştirip seni "insan" olarak yetiştireceğim ya da herşeyi bombok edip senden bir şeytan yaratacağım..dilerim Allah ikimizin de yanında olur, ikimizin de yardımcısı olur da ilk yoldan sapmadan seni insan olarak yetiştiririm!
bu ülkenin ne kadar boktan olduğunu sana hep yazıyorum..sen büyüyünceye kadar değişmesi en büyük dileğim..
canım oğlum..bu ülkede kadın olmak çok zor..bir de çocuk olmak zordur bu ülkede..ben seni hep koruyacağım, gücüm yettiğince sana kötülüklerin değmesine izin vermeyeceğim..
iyi, vicdanlı, sağduyulu bir insan ol..ilk sözün "ben erkeğim!" olmasın, önce "ben insanım!" de!
insan olduğunu unutma..bir de senin annen de bu ülkede bir kadın, bunu sakın unutma! vicdanın terazin olsun, yolun olsun, ışığın olsun oğlum!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
