Sayfalar

27 Şubat 2013 Çarşamba

moda

bilogcan sana daha önce de sölemiştim ben zibilyon tane bilog takip ediyorum diye..o zaman dekorasyon biloglarının dedikodusunu yapmıştık şimdi sıra moda biloglarında!

abicim vallaha da billaha da anlamıyorum her daim nası bu kadar bakımlı olabiliyolar?! benim yüzüne bakmayacağım mintanları geçiriyolar üstlerine hatunların bi çoğunda on numero oluyo..bi de üstüne üstlük hepsi zayıf bunların, çocukları olsa bile zayıflar!

mesela pazar kahvaltı keyfi demiş ablam..bakıyom giysilere topuklu ayakkabılar, şık kıyafetler, saçlar fönlü, makyaj yapılmış, barış manço gibi yüzbinmilyon adet takı takılmış..ne o kahvaltı..pazar rahatlığı, rehaveti falan diyo bi de! yahu beni de koccam çıkarıyo kahvaltıya ama biz gariban normal vatandaş olduğumuz için kot+spor ayakkabı+sadece çapakları temizlenmiş göz+gelişigüzel toplanmış saçlar olarak iştirak ediyoruz..

sonra bunlar çeşitli "event"lere katılıyorlar..etkinlik diyeni vuruyolarmış diye duydum ama doğru mu bilmem bilogcancım..allahım sanki "event"e diil de cumhurbaşkanının resepsiyonuna katılıyolar! hayır katıldıkları da ya bi butik açılışı ya da kıytırık bi makyaj malzemesi tanıtımı..

sonra canım benim (yazar burada ayaklarını da kıçının altına almak suretiyle en rahat dedikodu pozisyonunu aldı)..ne diyoduk..sonra canım benim bunların yedikleri içtikleri de bi garip..mesela cupcake yiyolar..ama öle senin benim yediğimiz gibi diil üzeri süslü müslü..bi de makaron..makaron yemeyeni de vuruyolarmış! mesela bu "event"lerde masa hazırlıyolar..üstüne bi tabak kapkeyk, bi tabak makaron, bi de çubuklu çikolata koyuyolar bizim bu ablalar da hemen yorumu yapıştırıyolar "ikramlar süperdi, hele ki lezzetleri.." ulan adamlar sizi üç beş süslü kek, renkli badem ezmesi ve kıçına çubuk takılmış çikilopla kandırmış siz hala süper diyosunuz!

bi de bunların kullandığı kalıp cümleler kelimeler falan var.."aşk yaşıyorum/yaşadım/yaşayaydım iyiydi" , "sonuçtan memnun kaldım" , "outfit postu" , "arm party'me yeni bileklikler ekledim" , "ıvır zıvır bla bla beni çok mutlu etti" , "cart curt mutluluğu" vs. vs. içim darlandı yazarken vallahi!

bi de bu ablalar bişiyi bi anda pek bi övmeye başlarlar..ama öle böle diil sanki dünyanın en muhteşem bilmemkaçıncı harikasını keşfetmişler gibi! hoop bi bakarsın o övdükleri zımbırtı onlara hediye olarak gelir! (evet bunu kıskanıyo olabilirim!)

ay bilogcan vallahi darlandım şekerim..zaten önünde sigara kahve olmadan dedikodunun da zevki olmuyo..

26 Şubat 2013 Salı

düdük!!!!!!!!!!

sen nası geldin nerden geldin de beni buldun bilmiyorum?! biz her türlü önlemi aldığımızı sanıyorduk oysa ki..iki adet pembe çizgi olarak belirttin gelişini..şaşırttın bizi..napcağımızı bilemedik..hala korkudan üç buçuk atıyorum..10 gündür biliyorum seni..minicik bi keseydin sonra biraz daha büyük bi kese oldun..haftasonu ise kesenin içinde oluşmaya başladığını görmeyi umuyorum..ödüm kopuyo..ama içim kıpır kıpır..kelebekler falan..hayaller hayalleer..haftasonu ailemizle paylaştık senin geleceğini..şimdi herkes senden bahsediyo..ne diyeyim ki ben şimdi........

hoşgeldin düdük!

22 Şubat 2013 Cuma

kompüter!

"seneee 1950....." diye lafa başlayan ihtiyarlara hastayım bilogcan..ne çok şey öğrenilir onlardan..annemin ananesi son 1 yılını bizimle geçirdi..kendisine mayka derdik..mayka, kardeşim ve ben bi odada kalırdık..tam uyumadan önce masal anlatırcasına "hey gidi günler hey" diye bi başlardı anlatmaya.....biz iki çocuk tarihin canlı tanığı olduk sayesinde..kitaplarda yazanların yaşanmış olduğunu ufacıkken idrak ettik..cidden bak mayka öldüğünde 103 yaşındaydı, daha bile fazla olabilir!

şimdi ben de sana bi hikaye anlatcam..

seneeee....kaç hatırlamıyorum..anneme sormam lazım ama seksenlerin sonu herhal..annem kardeşim ve ben bi yerden evimize dönüyoruz..hava kararmış ama geç bi saat diil, kış vakti işte..kardeşle benim tek düşüncemiz bilgisayar..babam artık söz mü vermişti yoksa bi bilgisayar şirketinde çalıştığı için bu bizim beklentimiz miydi bilmem ama bilgisayar istiyoduk..minibüsteydik..annem dedi ki uslu olun şimdi dua edin belki bu akşam getirir babanız dedi..akşam eve bi vardık, bilgisayar!

lan hikayeyi bi yere bağlicam ama nereye unuttum yeminle!

neyse..o zamanların en meşhur oyunları da tabii ki yüklü..pacman, prince of persia, zeliard..o diil de şu zeliard'ı benden başka bilen hatırlayan yok sanırım ya?! bi de böle paratonerli bi oyun vardı, paraşütle adamlar atlıyodu o da iyiydi..aa bi de mario! on numero beş yıldız bi oyundu..

neyse..diyeceğim o ki kardeşim bacak kadar boyum varken benim de bilgisayarım vardı..daha 7 yaşında falandım en fazla..ama biz hiç bilgisayar manyağı olmadık bu yeni nesil gibi..dışarı çıkıp koşmak daha cazipti..komşuların çocukları gelirdi oynarlardı saatlerce, bi kere bile ben oynicam kavgası yaşadığımızı hatırlamıyorum..biz mi saftık şimdi ki çocuklar mı herşeyin ortasına doğuyor anlamıyorum..çok mu zor çocuğu teknolojiden tamamen olmasa bile biraz uzak tutmak?

nerdeeen nereye geldim bilogcan..halbuki ben sadece mario oynamayı özlediğimi fark etmiştim..

bu arada bilogcan biliyo musun? annem sonradan söledi..bilgisayarın geleceğini o da bilmiyormuş..biz hem uslu çocuklardık hem de dualarımız kabul oluyodu!

21 Şubat 2013 Perşembe

bi of çeksem karşıki dağlara bi bok olmaz!

off be bilogcan fena darlandım..çok uykum var..böle mal mal bakıyorum etrafa..

dün tavuk gibi erkenden uyumuşum yine koltukta..muhteşem yüzyılı da izleyemedim :( haticemin halini hiç iyi görmüyorum, ne oldu ki acaba?!

şöle sağlam bi tatile çıksak..yesek yatsak, içsek yatsak..evet hep yatsak..

canım mısır istiyo hem de o dışarda soslu satılanlardan..ulan ben ondan nefret ederim halbuki!

annemleri özledim..bi haftadır falan görmüyorum..

bilogcan biliyo musun koccam bana evlenme teklifi etmedi..yani askerdeyken tuvalette benimle gizli gizli konuşurken "dönünce annenlere söyle de yapalım bu yaz bişiler" dedi..onu da evlenme teklifi sanıyor! amaan napalım dert mi bu da?! içses: dert tabii ya lan!

karnım çok acıktı!

bu hafta sanki çabuk geçti..baksana perşembe oldu bile..

havalar düzelse ya artık..

ama dün farkettim ki ben işten çıktığımda artık zifiri karanlık olmuyo..saat 6dan sonra hava kararıyo! yeay!

of valla fena darlandım! hade bye!

20 Şubat 2013 Çarşamba

daracık daracık sokaklaarrrr!

bilogcan fark ettim ki ben sana hiç düğün dernek anılarımı anlatmamışım..oysa pelinin gerçek yüzünü ancak böle görebilirsin! nihahahaha....

bi kere baştan sölim bende kapris falan sıfırdı..olduysa oldu olmadıysa amaan dedim geçti..gelinliğimi bile bi seferde seçtim! giydim ve budur dedim akşama da koccaya gösterdim aldık çıktık!

şapşallıklar isteme günü başladı bende..herkes iki dirhem bi çekirdek, kimsede duygusallıktan eser yok çünkü rakı sofrasındayız! 3 temmuzda istemeye geldikler 4 temmuzda babamlar beni anca verdi bilogcan! nası mı oldu? anlatayım....once upon a time in acıbadem....diil tabii..rakılar içildi yemekler yendi terasta dünya kupası maçı bile izlendi! o_O kayınpederim tam lafa başlıyo hooop annem konuşmaya başlıyo..bi oldu iki oldu üçüncüde tak! çektim vurdum! vurmadım..anne bi dur ya dedim herkesin önünde..kayınpederime de döndüm siz devam edin lütfen dedim! bundan bi yarım saat önce de kimseye nası içtiğini sormadan kahveleri burunlarına dayamıştım bu da mühim bi ayrıntı! neyse duygu yüklü konuşmalardan sonra verildim gittim!

sonra sıra geldi nişana..benim nişanım evde oldu..ben 50 kişi falan oluruz diye beklerken biz 100 kişi falan olduk..nası sıcak nası sıcak anlatamam..nişanda büyük bi rezalet çıkarmadım..dur bi düşinim bilogcan..................hmmmm...düşündüm..yok çıkarmadım! ama bi ara çikolata tepsisini kucağıma almış hapır hupur bunlar benim laayynn dokunmayın diyerek yiyodum. merak etme erkek tarafı gitmişti!

sonra kına olacak..anam bana almışlar bindallıyı..oldum ben sana hint prensesi! allahım nası geyik döndürüyoz içerde bi görmeliydin..hint dansları mı dersin, nerde benim udum kuzum geyikleri mi dersin..ne dersen de banane! beni oturttu bu hatunlar ortalarına..başladılar yüksek yüksek tepelere ev kurmayalım diye söylenmeye..yahu herkes ağladı..o kadar çok etrafımda döndüler ki artık dönmekten yoruldukları için ağlamaya başladılar! ben de tık yok! türküye tempo tutuyorum! remix yaptım ya la türküye! ama ne kudurduk ne eğlendik! sendeki kaşlar bende de olaydı yar çalınca hala herkesin aklına benim kına geliyo..haa bi de kimselere çaktırmadan bi parça da kıçıma kına yaktım! ahdım vardı! :)

sonra nikah..bizim nikah gün içinde düğün akşam oldu bilogcan..nikaha kadar soğukkanlılığını koruyan gelin hanım masaya oturunca bi değişti! evet diyemedim ben! kelime çıkmadı ağzımdan! kimse duymadı! memur dedi ki duyamadık tekrarlayalım isterseniz? peki ben ne yaptım? nerde olduğumu unuttum! memura döndüm ve başladım saymaya "evet dedim ya hem demesem burda ne işim var ben kaç senedir bekliyorum bu anı siz biliyo musunuz yani tabii ki de kabul ediyorum" kocca durdurdu da sustum!

düğünde pek bişi yapmadım..hiç oturmadım..hopladım zıpladım..çoook sarhoş oldum..ahanda bu benim koccam diye sarıldım sarıldım öptüm öptüm!

unutmim!

bilogcan fark ettim ki 1.5 senedir evliyiz ve bizim şeker maşamız yok! yuuh! ulan her gelene de aynı martavalı okuyorum "valla kusura bakmayın elle alacaanız artık" hehehe bu gidişle de almam zaten..

sonra bilogcancım bana dediler ki evlenirken borcam alma boşuna hediye gelecek zaten..abi evlendik misafir ağırlıcam bi gün borcam yok! kimse getirmemiş! neyse kocca gitti de evin yakınındaki migrosdan aldı..sonra annem de bi set aldı falan derken allaha şükür bi kaç borcamım oldu..ama en değerlisi migrostan alınan ;)

günler günleri kovaladı yeni evli çift olarak mutluluk içinde yaşarken fark ettik ki maşamız da yok! la maşasız ev mi olur?! aldık onu ama sonra..

peki pattis kızartırken neyin olmadığını fark ettik sence bilogcan? delikli kaşık mıdır nedir işte o zamazingonun! o da yokmuş ya la bizde! onu çok sonra denk geldim de aldım ama pek bi boka yaramıyo aldığım sanırım geleneksel olanlarından almam lazım..amaan alırız yahu bi ara..

hala mandalımız da yok..

bunları neden mi anlattım? ben evlenirken çeyizimde kestane çizeceği bile vardı!  ironinin kralı!

hem canım istedi anlattım..ilk günleri unutmim istiyorum ben! ilk misafiriz gelmeden yarım saat önce "yoruldum ben yetişmicek banane olanları yesinler" diye mutfağın ortasına çöküp koccama dert yandığımı unutmim istiyorum..koltuğu açarak film izlemelerimizi unutmim istiyorum..tv izlerken yiyip içtiklerimiz için mutfaktaki plastik sandalyeyi getirince sehpamızın olmadığını anlamamızı unutmim istiyorum..evde ne nerdeydi yahu diye arandığımız günleri unutmim istiyorum..koccamı her an pat diye karşımda görünce hem şaşırdığım hem de boş bulununca korktuğum günleri unutmim ama hiç unutmim istiyorum!

18 Şubat 2013 Pazartesi

aylaaar geçse de yıllarrr geçse de.......

düşünüyorum düşünüyorum düşünüyorum 90lı yılların o slow pop şarkılarında ben neye hüzünleniyodum bulamıyorum..sanırım o dönemler gördüğüne aşık görmediğine bulaşık dönemlerdi ama yine de ağlak sesle söylenen bu müzikleri nesi beni bu kadar etkilemiş olabilir ki?!

bi de şu yaşıma geldim hala "gelin çiçek derelim yollarına serelim sevgi dolu türkülerle annemize verelim" şarkısı beni neden ağlatıyor bilmem..

bi de "beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar" şarkısı çok ağlatıyo hala..

vakti zamanında sağlam bi piskologa görünseymişim keşke.....

şimdi durum ne? son zamanlarda beni hiçbi şarkı ağlatmadı..

90larda şarkıların duyguları farklıydı beee!