Sayfalar

24 Kasım 2017 Cuma

öğretmenler günü

arin'i büyütürken kendi çocukluğumu fazlasıyla hatırlıyorum. bazen gerçekten fazlasıyla...


travmalarımı da hatırlıyorum dolayısıyla. gerçi çocuk sahibi olana kadar bunların çoğunun travma olduğunun farkında bile değildim..belki de hala değillerdir ve ben abartıyorumdur.


bir ilkokul öğretmenim vardı. hayatınızda karşılaşabileceğiniz en kötü öğretmen. sınıfı fakirler ve zenginlere göre düzenleyen, zenginlere daima iltimas geçen, iki öğrenciyi gözdesi bellemiş saçma bir öğretmen. ve yeni mezun falan değil, senelerin öğretmeni...


bir keresinde köy ne demek onu öğreniyorduk. köye gidenlerin anlatmasını istedi. benim de babannemin akrabalarının yaşadığı bir köy vardı heh dedim onu anlatayım. anlattırmadı. köy bizim köyümüz değilmiş dıdımın dıdısınınmış. sonra gözdelerinden birini tahtaya kaldırdı, kız piknik için gittikleri köyü anlattı. köyü satın aldılarsa demek...


sonra beden dersinde tutturdu parende at diye. atamıyorum. hala da atamam. amuda da kalkamam mesela, kafamın daima yukarıda olması mühim benim için. at, atamam at, atamam derken ben bu kadına tokat attım. bak üzerinden 25 sene falan geçti hala pişman değilim.


biz çocukken öyle herkes takdir teşekkür almazdı, zordu yani. şimdi sınıfın kapısının önünden geçene veriyorlar. takdir aldım bi sene. zaten karneleri verirken takdir ve teşekkür alanları düğündeki takı çığırıcıları gibi tanıtıyordu. işte bunun gözdeleri yine almışlar takdirleri bu saydırıyor "x takdir, y takdir" sonra bir anda "pelin takdir" dedi. karneyi uzattı tam alacağım o kadar insanın arasında "dur ben bi daha bakim senin karnene emin misin" dedi. aldım takdiri. rezil olarak. takdir alamayacak kadar salak olduğum cümle aleme gösterilerek...


veli toplantısı yapardı. boşanan aileler için ayrı yapardı. daha el kadar çocukken kimin anası babası boşanmış bilirdik, kimin babası kapıcıymış, kiminki yöneticiymiş bildiğimiz gibi...


öğretmenler gününde çiçek getirirsen beğenmezdi. maddi değeri olmalıydı hediyenin.


okulu hiç sevmedim hayatım boyunca, hep nefret ettim. bu kadından da hep nefretle bahsettim. annemler bu nefretin farkında olmalılardı ama beş sene boyunca benim bu kadar nefret ettiğim bir kadına maruz kalmama engel olmadılar. çünkü öğretmen haklıydı hep, çünkü etim o kadının kemiği onlarındı, çünkü çocuk abartırdı, çünkü civardaki en iyi öğretmen oydu ve beni onun sınıfına yazdırmak için çok uğraşmışlardı, çünkü ben çocukken "travma" henüz keşfedilmemişti, çünkü çünkü çünkü...


sonraki senelerde bir sürü öğretmen tanıdım. hiç birini sevmedim. sevgiyle bahsettiğim tek bir öğretmenim bile yok. okul yıllarımın tek bir gününü bile özlemiyorum. bazen kabuslarımda tekrar okuduğumu falan görüyorum. sosyal medyada tanıdıklarım dışında tek bir öğretmen arkadaşım bile yok.


arin yukarıda saydıklarımın bırak onda birini, binde birini bana anlatsa, cümle içinde geçirse, ima etse hemen müdahale ederim. umarım karşısına hep iyi öğretmenler çıkar...


biliyorum bir yerlerde iyi öğretmenler de var. sosyal medyada arkadaş olduklarım var, nuriye ve semih var, haksız yere mesleğinden olan ama yüreği mesleğinin aşkıyla atan öğretmenler var. onların günü kutlu olsun ve mesleğinden ayrı düşenler bir an önce mesleklerine, öğrencilerine kavuşsun.


ancak benim ilkokul öğretmenim gibi olanlar umarım mesleği bırakmışlardır..

3 yorum:

Ogrenen Anne dedi ki...

İlkokul öğretmenleri çok önemli, anne gibi duygularla yaklaşıyorsun.. Malesef ilk deneyimlerin tüm hayattaki bakış açını değiştirmiş.. Çok üzüldüm gerçekten. benim de ilkokul öğretmenlerimden biri (neyse ki tek değillerdi bizde branş gibiydi ve her sene hepsi değişirdi) aynen anlattığın gibiydi ve hala düşündükçe sinirlenirim ama neyse ki diğreleri onun etkisini sildi..

Kalem Nasırı dedi ki...

Kötü bir öğretmene sahip olmak, kötü bir ebeveyne denk gelmek ile çok benziyor bence. En büyük korkularımdan biri,öğretmen olarak birilerinin hayatında travma nedeni olmak, bu şekilde anılmak. Umarım, çocuğunuz sizden daha şanslı olur okul hayatında.Sevgiler.

Sevda Şahin dedi ki...

Ben çok şanslıydım ya da çok inek olduğum için fazla maruz kalmadım ama ablam ve kız kardeşim bu konuda çok yaralılar. Çocuklarım bunları yaşamasın diye o kadar dikkat ettim, zavallı oğlum başka bir sınıfın öğretmeninin şiddetine maruz kaldı, koridorda kadına çarpmış diye. Ve ben aylar sonra öğrendiğimde başımdan aşağı kaynar sular boşandı, yaz tatiliydi, okulların açılmasını zor bekledim. Gittim konuştum, ilgilenmedi bile. Sonra müdür ve oğlumun kendi öğretmeni ile konuştum ve o cadı kadın oğlumdan özğr diledi, bir süre sonra da emekli oldu zaten. Bu yaratıklardan yığınla var ne yazık ki, onlar öğretmen değiller, hasbelkader o diplomayı elde etmiş yaratıklar. Aman ablam, gözünü ayırma Arın’ın üzerinden, her şeyi anlatmayı öğret kuzucuğa, ben atmaca gibiyim sanıyordum ama yaşadım işte. Tek bildiğim çocuğun senin çok güçlü olduğuna inanırsa o kadar güçlü oluyor ve seninle her şeyi paylaşıyor. ❤️